Başbakan Keir Starmer, katıldığı televizyon programında eski Prens Andrew ile cinsel istismar suçlusu Jeffrey Epstein arasındaki kirli ağa dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Andrew’un polise ifade verip vermemesi konusundaki kararın tamamen emniyet birimlerine ait olduğunu belirten Starmer, "Sistemimizin temel ilkesi şudur: Hiç kimse hukukun üstünde değildir. Bu kural, bu durumda da tavizsiz uygulanmalıdır" dedi. Başbakan ayrıca, parlamentonun bu konuda bir oturum düzenlemek istemesi halinde buna asla engel olmayacağını vurgulayarak Andrew üzerindeki siyasi baskıyı artırdı.

Prenslik tarihe karışıyor: Artık sıradan Andrew
Prenslik tarihe karışıyor: Artık sıradan Andrew
İçeriği Görüntüle

DOKUZ POLİS TEŞKİLATI HAREKETE GEÇTİ

Birleşik Krallık genelinde 9 farklı polis teşkilatı, Epstein bağlantılı iddialar üzerine soruşturma açma hazırlığında. Metropolitan Polisi (MET), özellikle Kraliyet Koruma Birimi üyelerinin, Epstein’ın özel adasındaki ziyaretler sırasında yaşananları bilinçli olarak görmezden gelip gelmediğini mercek altına aldı.

Başlatılan ilk incelemeler, o dönem görev yapan korumaların suistimal yapıp yapmadığını ve gerçeklerin örtbas edilip edilmediğini ortaya çıkarmayı amaçlıyor.

Epstein krizi istifa getirdi: İngiltere başbakanının iletişim direktörü istifa etti!
Epstein krizi istifa getirdi: İngiltere başbakanının iletişim direktörü istifa etti!
İçeriği Görüntüle

GİZLİ BELGELER EPSTEİN'A MI SIZDIRILDI?

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan 3,5 milyon sayfalık dev döküman arşivi, eski prensin sadece özel hayatını değil, devlet sırlarını da tehlikeye attığını gösteriyor.

Belgelerde, Andrew’un Singapur, Hong Kong ve Vietnam ziyaretlerine dair gizli raporları ve Afganistan’daki yatırım fırsatlarını, belgeleri aldıktan sadece dakikalar sonra Epstein’a ilettiği görülüyor. Bu durum, skandalın sadece cinsel istismar boyutuyla sınırlı olmadığını, bir güvenlik açığına da dönüştüğünü kanıtlar nitelikte.

UNVANLARDAN SONRA EVİNDEN DE OLDU

Jeffrey Epstein ile olan ilişkisi nedeniyle York Dükü unvanından feragat etmek zorunda kalan Andrew, Kral III. Charles’ın kararıyla tüm prenslik unvanlarını ve askeri nişanlarını da kaybetti.

Son olarak Windsor Kalesi’ndeki konutundan da tahliye edilen eski prens, uygunsuz fotoğrafların ve Rus bir kadınla tanıştırılma tekliflerinin yer aldığı e-posta yazışmalarının gölgesinde, sivil bir vatandaş olarak hukuk karşısında hesap vereceği günü bekliyor.