Basketbol dünyasında taşları yerinden oynatacak "NBA Europe" projesinde sis perdesi aralanıyor. NBA ve FIBA ortaklığıyla hayata geçecek olan dev organizasyonun mali portresi ve yol haritası netleşirken, Türkiye’deki basketbolseverleri heyecanlandıracak "İstanbul" detayı ön plana çıktı.

DEV ORTAKLIKTA ASLAN PAYI NBA VE FİBA'NIN
Uluslararası finans dünyasının nabzını tutan Financial Times’ın haberine göre; yeni kurulacak ligin mülkiyet yapısı %52 NBA-FIBA ortaklığı, %48 ise katılımcı kulüpler şeklinde dizayn edildi. Ancak bu yapı sabit kalmayacak; ilerleyen yıllarda takım sayısının artmasıyla birlikte kulüplerin hisse oranının yükseltilmesi ve devlerin "azınlık hissedar" konumuna geçmesi hedefleniyor. Bu stratejik hamleyle, Avrupa kulüplerinin lig üzerindeki söz hakkının zamanla artırılması planlanıyor.

3 MİLYAR DOLARLIK DEVASA KAYNAK AYRILDI
NBA yönetimi, projenin temellerini sağlam atmak adına kesenin ağzını açtı. İlk etapta sisteme aktarılacak 3 milyar dolarlık dev bütçe; küresel pazarlama operasyonları, görkemli lansman süreçleri ve kulüplerin iştahını kabartacak ödül havuzu için kullanılacak. Bu finansal doping sayesinde, lige dahil olacak takımların ilk yıllarda ekonomik kaygı gütmeden yalnızca sahadaki rekabete odaklanması amaçlanıyor.

İSTANBUL "FRANCHISE" ŞEHRİ OLMAYA HAZIRLANIYOR
Projenin en dikkat çeken maddelerinden biri ise Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor. NBA Europe’un kalıcı duraklarından birinin İstanbul olması bekleniyor. NBA kurmaylarının İstanbul merkezli yatırımcılar ve kulüplerle dirsek temasında olduğu öğrenilirken, dev organizasyonun mevcut planlamaya göre Ekim 2027 tarihinde parkeye "merhaba" demesi bekleniyor.
DEV KULÜPLER VE YATIRIMCILAR SIRAYA GİRDİ
Avrupa basketbolunda yeni bir çağ açması beklenen projeye ilginin boyutu ise dudak uçuklatıyor. Dünyanın önde gelen yatırım gruplarının yanı sıra, Avrupa’nın dev markaları da pastadan pay almak için harekete geçti. Teklif verenler arasında kıtanın önde gelen 20’den fazla futbol ve basketbol kulübünün yer alması, NBA Europe’un yaratacağı ekonomik ve sportif rüzgarın ne denli güçlü olacağını şimdiden kanıtlıyor.





