Günümüzde okullardaki şiddet kavramı artık sadece fiziksel kavgalardan ibaret değil. Psikolojik baskı ve akran zorbalığı, öğrencilerin eğitim hayatını kabusa çeviren temel sorunların başında geliyor. Uzmanlara göre bu durumun en büyük tetikleyicilerinden biri dijital dünyadaki şiddet içerikli oyunlara kontrolsüz erişim. Ancak sorunun çözümündeki en büyük engel, ebeveynlerin çocuklarına toz konduramayan korumacı tavırları.

"BENİM ÇOCUĞUM YAPMAZ" DİYEREK ŞİDDETİ MEŞRULAŞTIRMAYIN"

Çocukların evdeki ve okuldaki davranış kalıplarının birbirinden tamamen farklı olabileceğine dikkat çeken Psikolog Meryem İlhan, ailelerin öğretmenlerden gelen şikayetleri savuşturma yönteminin çok tehlikeli sonuçlar doğurduğunu belirtiyor.

Ailelerin çocuklarına hiçbir olumsuzluğu yakıştıramamasını insani bir refleks olarak anladıklarını belirten İlhan, asıl sorunun bu noktada başladığını ifade ederek şunları söylüyor:
"Çocuklarımızın bir problemi varsa, önce bunu kabullenip bir farkındalık geliştirmek, ardından da çözüm yolları aramak en sağlıklı adımdır. 'Benim çocuğum öyle biri değil ki' ya da 'Benim çocuğum yapmaz' mantığıyla hareket edip öğretmen gözlemlerini yok saymak, durumu çözmez. Aksine, bu savunma mekanizması çocuğun yaptığı zorbalığı veya hatalı davranışı meşrulaştırır ve bu zararlı davranışların daha da pekişmesine, kemikleşmesine neden olur."

Benim Çocuğum Öyle Biri Değil Yanılgısı En Büyük Tehlike!

DİJİTAL İÇERİKLER ZORBALIĞI NORMALLEŞTİRİYOR

Şiddetin sadece fiziksel boyutunun değil, psikolojik boyutunun da okullarda normalleşmeye başladığını belirten İlhan, çocukların sürekli şiddet içeriklerine ve oyunlara maruz kalmasının bu algıyı yarattığını vurguluyor. Çocukların bu oyunlar aracılığıyla zarar verme planlarını nasıl yapacaklarını keşfettiklerini söyleyen uzmanlar, dijital erişimin aileler tarafından mutlaka kısıtlanması ve denetlenmesi gerektiğinin altını çiziyor.

BU BELİRTİLERE DİKKAT!

Psikolog İlhan, şiddet eğiliminin bir anda ortaya çıkmadığını, öncesinde mutlaka sinyaller verdiğini belirterek ebeveynlerin şu davranış değişikliklerine karşı tetikte olması gerektiğini belirtiyor:

  • Silah, kesici alet veya saldırı araçlarına duyulan yoğun ve aşırı ilgi
  • Defterlere veya kağıtlara çizilen şiddet temalı karanlık resimler ve yazılar
  • Sosyal medya hesaplarında saldırganlık içeren paylaşımlar
  • Mevcut arkadaş çevresinden aniden kopma ve içe kapanma
  • Sıklaşan öfke patlamaları ve ani duygu durum değişiklikleri
  • Sürekli intikam, ölüm veya birilerine zarar verme üzerine kurulan cümleler

Benim Çocuğum Öyle Biri Değil Yanılgısı En Büyük Tehlike! (2)

YARGILAMADAN DİNLEYİN VE ANLADIĞINIZI HİSSETİRİN

Peki aileler bu belirtileri fark ettiğinde ne yapmalı? Cezalandırmak ya da görmezden gelmek yerine iletişimin gücüne inanmak gerektiğini belirten İlhan, çözüm yolunu şu sözlerle özetliyor:

"Ebeveyn olarak atılacak en sağlıklı adım, çocuğumuzu karşımıza alıp, onu yargılamadan dinlemek ve anladığımızı ona hissettirmektir. Çocuklar en çok anlaşılmak isterler ve pek çok hırçın davranışın temelinde 'Beni görün, beni anlayın' çığlığı yatar. Ona güvende olduğunu hissettirmek ilk aşamadır. Eğer gösterilen bu anlayışa rağmen şiddet eğilimli davranışlar devam ediyorsa veya tablonun temeli ebeveyni endişelendiriyorsa, vakit kaybetmeden profesyonel bir psikolojik destek alınmalıdır."

Kaynak: İHA