Dünya genelinde günlük 100 milyon varili aşan petrol talebinin karşılanmasında hayati rol oynayan stratejik deniz yolları, tarihinin en zorlu sınavlarından birini veriyor. Uluslararası enerji piyasalarının can damarı olarak nitelendirilen Malakka ve Hürmüz Boğazı başta olmak üzere, küresel petrol ticaretinin yüzde 90'ından fazlası "dar geçitler" olarak adlandırılan kritik noktalardan geçiyor.

Ancak son dönemde Orta Doğu’da tırmanan askeri gerilim, bu hassas dengeleri temelinden sarstı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonlar sonrası, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemileri hedef alması bölgedeki trafiği durma noktasına getirirken, enerji arz güvenliği küresel bir krizle karşı karşıya kaldı.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA TRAFİK DURDU ENERJİ PİYASALARI ALARMDA

Basra Körfezi'ni dünya pazarlarına bağlayan ve dünyanın en stratejik su yolu kabul edilen Hürmüz Boğazı, son bir haftadır derin bir sessizliğe gömüldü. 28 Şubat'ta başlayan askeri hareketlilik ve ardından İran Devrim Muhafızları’nın bölgedeki müdahaleleri, günlük ortalama 138 olan ticari gemi geçiş sayısını dramatik şekilde düşürdü.

İngiltere Deniz Ticaret Örgütü verilerine göre, 7 Mart itibarıyla boğazdan sadece bir ticari gemi geçebilirken, petrol tankeri geçişi ise tamamen durdu. Geçen yılın ilk yarısında dünya petrol tüketiminin yüzde 20’sini sırtlayan bu rotadaki kesinti, özellikle Japonya, Güney Kore, Çin ve Hindistan gibi Asya devlerini doğrudan etkiliyor. Hürmüz’den geçen petrolün yüzde 80’inin Asya’ya gitmesi ve alternatifinin kısıtlı olması, uluslararası piyasalarda fiyatların kontrolsüz yükselmesine ve navlun maliyetlerinin katlanmasına neden oluyor.

Boğazlar Kriz

PETROL TRANSİTİNİN ZİRVESİ MALAKKA BOĞAZI VE ÇİN BAĞIMLILIĞI

Hürmüz’deki kriz derinleşirken, dünyanın hacim bakımından en büyük dar geçidi olan Malakka Boğazı’ndaki yoğunluk dikkat çekiyor. 2025 yılının ilk yarısında günlük 23,2 milyon varil petrol akışının gerçekleştiği bu rota, küresel petrol talebinin yaklaşık yüzde 22’sini karşılıyor.

Hint ve Pasifik okyanuslarını birleştiren bu kritik hat, özellikle Orta Doğu petrolünün Uzak Doğu’ya ulaşmasındaki en kısa yol olma özelliğini koruyor. Veriler, Malakka Boğazı’ndan geçen petrolün yaklaşık yarısının tek başına Çin tarafından ithal edildiğini gösterirken, ABD’nin de bu rota üzerinden günlük 1 milyon varillik bir ticaret hacmine sahip olduğu görülüyor. Ancak Hürmüz'deki tıkanıklık, Malakka'ya akacak kaynağın da kesilmesi anlamına geldiği için zincirleme bir risk oluşturuyor.

Kızıldeniz Ümitburnu Harita

KIZILDENİZ’DEN ÜMİT BURNU’NA ZORUNLU GÖÇ

Küresel ticaretin bir diğer önemli aksı olan Babu'l Mendeb ve Süveyş Kanalı hattı da uzun süredir istikrarsızlıkla boğuşuyor. Yemen'deki Husilerin 2023 sonundan bu yana sürdürdüğü saldırılar, Kızıldeniz üzerinden Avrupa'ya giden petrol akışını neredeyse yarı yarıya azalttı. Bu durum, deniz taşımacılığında en büyük alternatif rota olan Ümit Burnu’na olan talebi patlattı.

2025'in ilk yarısında Ümit Burnu'ndan geçen petrol hacmi yüzde 45’ten fazla artarak günlük 9,1 milyon varile ulaştı. Her ne kadar bu rota güvenli bir liman olarak görülse de, Güney Afrika’nın güney ucunu dolanmak gemiler için hem seyahat sürelerini uzatıyor hem de operasyonel maliyetleri ciddi oranda artırarak nihai tüketiciye zam olarak yansıyor.

DÜNYANIN ENERJİ KARNESİ: HANGİ BOĞAZDAN NE KADAR PETROL GEÇİYOR?

Geçit Adı Günlük Hacim (Milyon Varil) Küresel Talebe Oranı Kritik Not
Malakka 23,2 %22 En büyük hacimli geçit
Hürmüz 20,9 %20 TRAFİK DURDU!
Ümit Burnu 9,1 %9 %45 artış gösteren alternatif
Danimarka 4,9 %4.7 Rusya'nın ana çıkış kapısı
Süveyş 4,9 %4.7 Avrupa'nın enerji köprüsü
Türk Boğazları 3,7 %3.5 En zorlu su yollarından biri
Panama 2,3 %2.2 Rafine ürün merkezi

TÜRK BOĞAZLARI VE DİĞER KRİTİK HATLIKLARDAKİ SON DURUM

Dünya deniz ticaretinin diğer önemli noktalarında da hareketlilik sürüyor. Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan ve dünyanın en zorlu su yollarından biri olarak kabul edilen İstanbul ve Çanakkale Boğazları, küresel petrol ticaretinin yüzde 5’ine ev sahipliği yapıyor. Geçen yılın ilk yarısında Türk boğazlarından günlük 3,7 milyon varil petrol taşınırken, yıllık bazda yaklaşık 50 bin gemi bu kritik eşiği aştı. Kuzeyde ise Danimarka boğazları, Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası değişen ticaret rotalarına rağmen günlük 4,9 milyon varillik hacmini koruyor.

Batı Yarımküre’de ise Panama Kanalı, özellikle rafine petrol ürünleri ve LNG taşımacılığında dar yapısına uygun küçük tankerlerle günlük 2,3 milyon varillik bir geçiş trafiği yönetiyor. Ancak Hürmüz ve Malakka gibi ana arterlerdeki her sarsıntı, bu yerel kanalların üzerindeki baskıyı artırarak küresel enerji haritasını yeniden şekillendiriyor.

HAFTALARCA SÜREBİLECEK YAKIT ŞOKU: FİYATLAR GERİLEMEYECEK Mİ?

Uzmanlara göre askeri gerilim kısa sürede sona erse bile, petrol ve yakıt fiyatlarındaki yüksek seviyeler haftalar, hatta aylar boyunca devam edebilir. Hasar gören enerji tesisleri, aksayan lojistik ağları ve artan güvenlik riskleri küresel tedarik zincirini zorlamaya devam ediyor.

ANZ Kıdemli Emtia Stratejisti Daniel Hynes, krizin derinleşebileceğine dikkat çekerek şu uyarıda bulunuyor:

"Bazı üreticilerin petrol kuyularını kapatmak zorunda kalması halinde, arz kaybı kalıcı hale gelebilir ve fiyatlar tahmin edilenden çok daha uzun süre yüksek seviyelerde kalabilir."

Bu durum, sadece ham petrol fiyatlarını değil; rafine ürünlerden navlun maliyetlerine kadar tüm kalemleri etkileyerek küresel bir ekonomik durgunluk riskini de beraberinde getiriyor.

Kaynak: Kanal 6 Haber/Derleme