Sarı Zarflar” filminde Özgü Namal (Derya) ve Tansu Biçer (Aziz) başrolleri paylaşıyor. Film, bir gecede işlerini ve evlerini kaybeden bir çiftin, 13 yaşındaki kızları Ezgi ile birlikte idealleri ve hayatta kalma arzusu arasında sıkışan yolculuğunu beyazperdeye taşıyor.

ÖZGÜ NAMAL’IN SÖZLERİ DAMGA VURMUŞTU
Çekimleri Berlin ve Hamburg'ta yapılan Sarı Zarflar filmindeki performansıyla "en iyi oyuncu performansı" dalında Gümüş Ayı ödülüne aday gösterilen Namal, festival kapsamında gerçekleşen söyleşiye damga vurmuştu.
Berlin'deki söyleşide kendisine yöneltilen "Türkiye’de bu öyküyü anlatabilseydiniz eğer, performansınız değişir miydi?" sorusuna yanıt veren ünlü oyuncu ilk olarak soruyu düzeltti.
"Bu Türkiye’de sergilenemeyen ya da çekilemeyen bir performans değil" diyen Namal, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz bunu Türkiye’de çekemediğimiz için burada çekmiş değiliz. Hikâye öyle başlamıyor zaten. Eğer dikkat ettiyseniz filmde Hamburg ve Berlin de birer karakter. Bu Türkiye’de çekilemeyen bir film değil, burada çekilmesi tercih edilmiş bir iş. Tabii ki prodüksiyon olarak kolaylığı mutlaktır ama bu demek değildir ki yapılamayan bir şeyden”
"OLMASI GEREKTİĞİ GİBİ..."
Özgü Namal'ın bu yanıtı, sosyal medyada gündem oldu. Birçok kişiden övgüler toplayan ünlü oyuncu, Türkiye'ye döndü. İstanbul'a iner inmez havaalanında görüntülenen Namal, festivaldeki açıklamasının sorulması üzerine şu sözleri söyledi:
“Gerçekten neler olmuş öyle! Ben orada değildim sanki, gazetelerden öğrendim ben de. Çok nazik bir şekilde, olması gerektiği gibi cevap verdim. Herkesin yapması gerekeni yaptım”

Çok tebrik aldığını ve şaşırdığını belirten ünlü isim, "Abartılacak bir yanı yoktu. Henüz yarışıyoruz, tebrik etmek için çok erken. Filmi izlediklerinde tebrik edebilirler" ifadelerini kullandı.
İLKER ÇATAK KİMDİR?
İlker Çatak 1984 yılında Berlin’de dünyaya geldi, İstanbul’da lise öğrenimini tamamladıktan sonra Berlin ve Hamburg’da sinema ve televizyon yönetmenliği okudu. Sadakat başlıklı tez filmi çok sayıda uluslararası ödüle layık görüldü, 2015’te Altın Öğrenci Oscarı’nı aldı.
2016 yılında çektiği ilk sinema filminde Çatak, Es war einmal Indianerland adlı ödüllü gençlik romanını aynı isimle beyaz perdeye uyarladı. 2019’da izleyiciyle buluşan ikinci filmi Es gilt das gesprochene Wort Münih Film Festivali’nde En İyi Senaryo Ödülü, Alman Film Ödülleri’nde ise en iyi film kategorisinde Bronz Ödül aldı. Sanatçının üçüncü filmi Räuberhände 2021 yılında hem Almanya’da hem Türkiye’de sinemaseverlerle buluşacak.
Yine 2021’de Tatort– Borowski und der gute Mensch kapsamında ilk kez bir televizyon filminin yönetmenliğini üstlendi. Senaristlik ve yönetmenlik çalışmalarının yanı sıra Çatak, ABD, Almanya, Türkiye, Japonya, İtalya ve Yunanistan’ın farklı üniversitelerinde sinema dersleri veriyor.
EMİN ALPER KİMDİR
Ağustos 1974 Karaman doğumlu yönetmen ve senarist Emin Alper, 1999’da Boğaziçi Üniversitesi İktisat Bölümü'nden mezun oldu. Sonrasında Boğaziçi Üniversitesi, Atatürk Enstitüsü Modern Türkiye Tarihi Bölümü'nde doktora yaptı. Sinema merakı Boğaziçi çatısı altında başlayan Alper ilk kısa filmi Mektup’u 2005 yılında çekti.
Bu filmi pek çok kısa film festivalinde gösterilen ve ödül toplayan Rıfat (2006) adlı kısa film izledi. Prömiyerini yaptığı 31. İstanbul Uluslararası Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü’ne layık görülen ilk uzun metraj yapımı Tepenin Ardı ile oldukça ses getiren Emin Alper, takip eden yıllarda Abluka (2015) ve Kız Kardeşler (2019) filmlerine imza attı.
İkinci filmi Abluka ile 72. Venedik Film Festivali'nin ana yarışmasında Jüri Özel Ödülü’ne uzanan Emin Alper, 2019'da da Kız Kardeşler filmi ile Berlin Film Festivali'nin ana yarışmasına seçildi.
Uluslararası camiada adını duyuran Emin Alper 2022'de çektiği dördüncü uzun metraj filmi Kurak Günler ile Cannes Film Festivali'nin en önemli yan gösterim bölümü olarak da bilinen Belirli Bir Bakış bölümüne dahil oldu. 59. Antalya Film Festivali’nde Türkiye prömiyerini yapan Kurak Günler başta En İyi Yönetmen, En İyi Erkek Oyuncu ve SİYAD ödülü de dahil olmak üzere festivalde 9 ödüle layık görüldü. Emin Alper, sinema kariyerinin yanı sıra yeni kurulan Sinematek'in artistik direktörlük görevini de üstlendi.





