Politico’nun haberine göre; Trump yönetimi, İran’a yönelik askeri baskıyı bir kenara bırakarak Tahran ile müzakere masasına oturmanın yollarını arıyor. Beyaz Saray’ın gizli planlarında, İran Meclis Başkanı Muhammed Bağher Ghalibaf’ın "gelecekteki lider" ve "uygulanabilir bir ortak" olarak değerlendirildiği iddia ediliyor.
VENEZUELA MODELİ İRAN İÇİN MASADA
ABD’li üst düzey yetkililerden sızan bilgilere göre Trump, Venezuela’da uygulanan stratejiyi İran’a uyarlamak istiyor. Nicolas Maduro’nun gidişi sonrası Delcy Rodriguez ile yapılan anlaşmanın bir benzerini hedefleyen Washington, sistemin içinden gelen ancak pragmatik bir isimle el sıkışmayı planlıyor. Bir yönetim yetkilisi, Ghalibaf için "En üst sıralardaki isimlerden biri ancak onu test etmemiz gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.

RIZA PEHLEVİ SEÇENEĞİ TAMAMEN ELENDİ
Yönetim yetkilileri, sürgündeki muhalif figür Rıza Pehlevi’nin gündemde olmadığını net bir dille ifade etti. Pehlevi’nin İran içinde meşruiyet kazanamayacağını düşünen Beyaz Saray, dışarıdan bir isim getirmek yerine "İranlı Chavistalar" olarak adlandırılan, sistemin içindeki mevcut güç sahiplerine odaklanmış durumda. Yetkililer, dışarıdan bir müdahalenin sadece "kaos" getireceği görüşünde birleşiyor.

PETROL VE PİYASALAR İÇİN 5 GÜNLÜK MOLA
Trump’ın stratejisinin merkezinde ise küresel ekonomiyi sarsan petrol fiyatları yer alıyor. İran’ın en büyük petrol merkezi olan Harg Adası’nı yerle bir etmek istemeyen Trump, bir sonraki liderle "petrol konusunda öncelikli bir anlaşma" yapmayı umuyor. Pazartesi günü açıklanan 5 günlük saldırı erteleme kararının da, Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak ve piyasaları istikrara kavuşturmak için kazanılmış bir zaman olduğu belirtiliyor.
TAHRAN CEPHESİNDE DERİN GÜVENSİZLİK HAKİM
Her ne kadar Beyaz Saray Ghalibaf ismine odaklanmış olsa da, analistler bu planın "safça" olabileceği konusunda uyarıyor. Uluslararası Kriz Grubu’ndan Ali Vaez, Ghalibaf’ın özünde sisteme bağlı bir isim olduğunu ve Washington’a kolay kolay taviz vermeyeceğini vurguluyor. Tahran’daki hava, esneklikten ziyade Trump ve İsrail’in anlaşma şartlarına uyacağına dair derin bir güvensizlik olarak tanımlanıyor.





