Aracı kurumların katılımıyla gerçekleştirilen bilanço anketi, 2025 yılı dördüncü çeyrek finansal sonuçlarına ilişkin beklentileri ortaya koydu. Anket sonuçlarına göre bankacılık sektöründe yıllık bazda güçlü bir kâr artışı öngörülürken, çeyreksel bazda artışın daha sınırlı kalması bekleniyor.

22 aracı kurumun katıldığı çalışmada, bankacılık sektörünün net kârının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 47,4 artması, bir önceki çeyreğe kıyasla ise yaklaşık yüzde 5,8 oranında yükselmesi tahmin ediliyor.

FİNANS DIŞI ŞİRKETLERDE VERGİ ETKİSİYLE OYNAKLIK

Finans dışı şirketler tarafında ise vergi etkisiyle kâr kalemlerinde belirgin bir oynaklık öne çıkıyor. Ankete göre sektörün net kârında yıllık bazda yüzde 83,6 oranında artış beklenirken, bir önceki çeyreğe göre yüzde 49,2 oranında net kâr düşüşü öngörülüyor.

SİGORTACILIKTA YILLIK ARTIŞ, ÇEYREKLİK DENGELİ GÖRÜNÜM

Sigortacılık sektörüne ilişkin beklentilerde ise daha dengeli bir tablo dikkat çekiyor. Sektör şirketlerinin net kârlarında yıllık bazda yüzde 35,2 oranında artış beklenirken, çeyreklik bazda kârın büyük ölçüde paralel seyredeceği tahmin ediliyor.

SANAYİ KÂRA DÖNÜYOR, GAYRİMENKULDE YILLIK DARALMA

Sanayi şirketleri cephesinde, geçen yılın aynı döneminde görülen zarar tablosunun ardından bu çeyrekte pozitif kârlılığa geçilmesi bekleniyor. Gayrimenkul sektöründe ise yıllık bazda sert bir daralma öngörülürken, bir önceki çeyreğe kıyasla güçlü bir toparlanma yaşanacağı ve kârın önemli ölçüde artacağı tahmin ediliyor.

BİLANÇO TAKVİMİ BELİRLENDİ

Borsa İstanbul’da dördüncü çeyrek bilanço sezonu, 26 Ocak’ta Türkiye Sigorta ile başladı. Bankacılık sektöründen ilk bilanço ise 2 Şubat’ta Akbank tarafından açıklandı. Konsolide olmayan banka ve şirketler için Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) son gönderim tarihi 2 Mart 2026 olarak belirlenirken, konsolide finansal sonuçlar için son tarih 11 Mart 2026 oldu.

NET KÂR OKUNABİLİRLİĞİ ZAYIFLIYOR

Aracı kurumlar, net kâr kaleminde okunabilirliğin azaldığı ve oynaklığın arttığı görüşünde birleşiyor. Finans dışı şirketlerde yıllık bazda toparlanma beklentisi korunurken, çeyreklik bazda özellikle vergi ve enflasyon muhasebesi kaynaklı zayıflamaya dikkat çekiliyor.

Vergi ve enflasyon muhasebesi kaynaklı net kâr oynaklığına vurgu yapılan raporlarda, Vergi Usul Kanunu kapsamında enflasyon muhasebesinin kaldırılmasına karşın, UFRS altında devam eden düzeltmeler nedeniyle muhasebe kârı ile vergilendirilebilir kâr arasında geçici farklar oluştuğu ve bunun ertelenmiş vergi giderlerini artırdığı ifade ediliyor.

BANKACILIKTA KÂRLILIĞI ETKİLEYEN UNSURLAR

Net kâr kaleminin tek başına okunmasının zorlaştığına dikkat çeken aracı kurumlar, bankacılık sektöründe kârlılık üzerinde birden fazla unsurun etkili olduğuna işaret ediyor. TL kredi-mevduat makasında yaşanan iyileşme ve buna bağlı olarak net faiz marjındaki toparlanma sektörü destekleyen başlıca faktörler arasında yer alıyor. Buna karşın artan vergi karşılıkları, karşılık giderleri ve sorunlu kredi girişleri kârlılık üzerinde baskı yaratıyor.

Personel giderleri başta olmak üzere dönemsel faaliyet giderlerinde görülen artış da maliyet tarafını yukarı çeken unsurlar arasında sayılıyor. Ayrıca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 2025’in dördüncü çeyreğinde gerçekleştirdiği faiz indirimlerinin mevduat ve kredi faizlerine yansımasının, sektör kârlılığı açısından belirleyici olacağı değerlendiriliyor.

MAKRO GÖSTERGELER DESTEK SAĞLIYOR

Hane halkı tüketimi, kredi kartı harcamaları ve otomotiv satışları gibi göstergelerdeki canlılık ile PMI verilerinde çeyreklik bazda görülen hafif iyileşme, finansal görünümü destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.

FİNANS DIŞI ŞİRKETLERDE OPERASYONEL VE MUHASEBESEL AYRIŞMA

Finans dışı şirketlerde yıllık görünüm için toparlanma vurgusu yapılırken, net kârın operasyonel performansın yanı sıra muhasebe ve vergi kalemlerinden daha fazla etkileneceği belirtiliyor. Araştırma raporlarında, maliyet tarafını destekleyen unsurlar ile talep kaynaklı baskıların aynı dönemde etkili olduğu bir görünüm çiziliyor.

Düşük seyreden petrol fiyatları ve döviz paritesindeki gelişmelerin bazı sektörlerde girdi maliyetlerini sınırlayarak operasyonel kârlılığı desteklediği ifade edilirken, iç talepteki görece canlılığın da tüketime duyarlı sektörlerde satış hacimlerine katkı sağladığı belirtiliyor.

Kaynak: Kanal 6 Haber