Bir sanatçının, hele ki uluslararası bir yardım kuruluşunun kampanyasında yer alırken kullandığı her kelimenin bir anlamı ve ağırlığı vardır.
Hadise'nin videosunda Türkiye'yi, insani krizlerle boğuşan Gazze ve Sudan ile birlikte anması, pek çok izleyici tarafından "Türkiye'nin de benzer bir insani yardım krizinde olduğu" şeklinde yorumlandı.
Oysa Türkiye, yıllardır dünyanın dört bir yanına yardım eli uzatan, milyonlarca mülteciye ev sahipliği yapan bir ülke konumunda.
SANATÇININ SORUMLULUĞU
Sanatçılar, toplumun önünde olan, sözleri ve davranışlarıyla kitleleri etkileyen kişilerdir.
Bu nedenle, toplumsal hassasiyetleri gözetmek, kullanılan dilin nasıl yorumlanabileceğini öngörebilmek de sanatçının sorumlulukları arasında yer alır.
Hadise'nin okuduğu metnin UNICEF tarafından hazırlandığı ifade edilse de kamera karşısına geçen kişi olarak bu sözlerin muhatabı da odur.
Kampanyanın amacı elbette insani yardım toplamak ve ihtiyaç sahiplerine destek olmaktı.
Ancak mesajın veriliş biçimi, iyi niyetin gölgelenmesine neden oldu.
Bir sanatçının, içinde yaşadığı toplumun dinamiklerini, tarihsel ve kültürel hassasiyetlerini bilmesi, kariyeri açısından da hayati önem taşır.
Bu olay, ünlü isimlerin toplumsal konularda söz alırken ne denli dikkatli olmaları gerektiğini bir kez daha gösterdi.
YARIM ASRI AŞAN MİRAS: SES DERGİSİ YENİ YILDIZINI ARIYOR!
"Kapak Yıldızı Yarışması" ile Türk sanat dünyasına Ajda Pekkan ve Hülya Koçyiğit gibi birçok dev ismi armağan eden efsanevi Ses Dergisi, yıllar sonra yeniden tarih yazmaya hazırlanıyor.
Bu kez sahne, yeni bir ses arayışında. Düzenlenen ses yarışması, Ses Dergisi İmtiyaz Sahibi ve Yönetim Kurulu Başkanı değerli gazeteci Serap Turgut’un öncülüğünde ve Ses Dergisi’nin vizyonuyla hayata geçiyor.
Geçtiğimiz sene beni kapağında onurlandıran ve "Yaşam Boyu Onur Ödülü" takdim ederek gönlümde apayrı bir yer edinen bu köklü markanın yeni yolculuğunda , ses yarışmasının jüri üyeliği görevini üstlenmiş olmak da tarif edilemez bir gurur kaynağı.
SANATIN HAFIZASINA SAYGI
Peki, bu yarışma neden bu kadar önemli?
Ses Dergisi, Türkiye'de popüler kültürün ve sanatın şekillenmesinde başrol oynayan bir okuldu.
O yarışmadan çıkan isimler sadece şarkıcı ya da oyuncu olmadı; birer kültür elçisi, birer ekol oldu.
Şimdi o mirası yeniden canlandırmak, sadece bir markayı değil, bir duruşu, bir kalite anlayışını ve sanata duyulan saygıyı da yeniden hatırlatmak demek.
Günümüzde sosyal medyada bir gecede "star" olunan ama çoğu zaman ertesi gün unutulan bir dönem yaşıyoruz.
Oysa sanat; emek ister, sabır ister, gelenekten beslenmek ister. Bu yarışmanın ruhu işte tam da bu noktada şekilleniyor:
İlk seçmeler Ankara'nın en seçkin otellerinden birinde yapılacak. Büyük final ise sanatın kalbinin attığı Atatürk Kültür Merkezi'nde, geniş bir jüri kadrosu önünde gerçekleştirilecek.
Online yapılan ilk başvurular başladı ve 20 Mart 2026 tarihinde sona erecektir.
Başvuru için 0507 932 48 50 numaralı telefondan detaylı bilgi alabilirsiniz.
Ön elemede fiziki katılım zorunludur. Süreç, jüri değerlendirmeleri, yarı final ve büyük final gecesi olarak ilerleyecektir.
NE ARIYORUZ?
Bu yarışmada sadece güçlü bir ses aramıyoruz. Kalıcı yorumu, sahici sanatı ve güçlü sahne kimliğini keşfetmek istiyoruz.
Bir sanatçıyı uzun yıllar ayakta tutan sadece sesi değildir; duruşudur, karakteridir, geleneği yorumlama biçimidir.
Bir çok efsane ismin çıktığı bu kapıdan şimdi hangi genç yetenekler geçecek?
Kim bilir, belki de önümüzdeki yıllara damga vuracak bir yorumcu, bir sahne insanı, işte bu seçmelerde keşfedilecek.
Ses Dergisi'nin yeniden dirilişi, aslında bir vefa borcudur; geçmişe saygı duymanın ve geleceğe güvenmenin en güzel ifadesidir.
SEDA GÖKKADAR'IN ZARİF SESİ, BAKİ KEMANCI'NIN ORKESTRASIYLA "BİR HOŞ SEDA" BAŞLADI!
Bir Hoş Seda” isimli müzikli eğlence programı TRT İstanbul Radyosu’nun en güzel ses sanatçılarından Seda Gökkadar’ın sunumu ve yorumculuğu ile ekran macerasına başladı.
Baki Kemancı yönetimindeki muhteşem orkestra eşliğinde her pazartesi günü TRT Müzik ekranlarından canlı yayınlanan programın ilk konuğu ise usta şair Ahmet Selçuk İlkan oldu.
Hem sohbetin hem de Türk sanat müziğinin en sevilen eserlerini dinlemenin keyfini yaşayan seyirci de bu özleme tam not vererek karşılık gösterdi.
Peki, bu kadar yalın bir formül neden bu denli kıymetli hale geldi?
Çünkü televizyonlarda "prime time" denilen altın saatlerde maalesef bir içerik çoraklığı yaşıyoruz.
Dizi tekrarları, birbirinin kopyası yarışmalar ve şiddet dozu yüksek ana haber bültenleri arasında kaybolup gidiyoruz.
İnsanların canlı müzikle, samimi bir sohbetle ve göze değil kulağa hitap eden bir programla buluşma arzusu, yıllardır cevapsız kaldı.
TRT Müzik, “Bir Hoş Seda” ile tam da bu boşluğu doldurdu.
Geçtiğimiz sene jüri başkanlığını Diva Bülent Ersoy’un üstlendiği OnurAkayMedya 6 Aralık Türk Sanat Müziği Günü Ödülleri’nde Muazzez Abacı Ses Ödülü’ne de lâyık görülen değerli TRT sanatçımız Seda Gökkadar’a, nice başarılar diliyorum.
HAFTANIN ŞİİRİ
Bu akşam da ben yine aşkından sırılsıklam
Yağmurlarla beraber dolaştım İstanbul’da
Bilmem nasıl avunsam seni nerede arasam
Çaresizim sensizim yalnızım İstanbul'da
Gözlerimde yaşlarla dolaştım rıhtımlarda
Adım adım gölgeni aradım sokaklarda
Ne olursun güzelim hiç gitme kal yanımda
Çaresizim sensizim yalnızım İstanbul’da
Şiir: Ceyda Görk Üsküdarlı