GÜNDEM

Brüksel’den Ekrem İmamoğlu’na uluslararası ödül

Avrupa Bölgeler Komitesi, demokrasi ve insan onuru alanında Paweł Adamowicz Ödülü’nü tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu’na Brüksel’de verdi. Ödül, İmamoğlu’nun Silivri’den gönderdiği mesajla kabul edildi.

İstanbul Büyükşehir Başkan (İBB) Vekili Nuri Aslan tarafından İmamoğlu’nun mesajı okundu:

“Bugün çok istememe rağmen aranızda değilim. Ancak sizlerin, yani demokrasiye inanan dostların gösterdiği dayanışma, en az bu ödül kadar anlamlı ve kıymetli. Dayanışmamız, sınırları aşan ortak vicdanımıza ve bu vicdanın yön verdiği adalete işaret ediyor. Bunu hissediyor ve biliyorum.”

“ÖZGÜRLÜĞÜM KISITLI, AMA UMUDUM ÖZGÜR, İRADEM ÖZGÜR”

“Bugün ülkemin içinde bulunduğu şartlar nedeniyle özgürlüğüm kısıtlı, ama umudum özgür, iradem özgür. Daha da önemlisi milletimin iradesi hala özgür. Türk halkının iradesini ve özgürlüğünü savunmaya, bana getirilen tüm kısıtlamalara rağmen devam edeceğim. Bu ödüle adını vermiş, Paweł Adamowicz gibi, seçilmişlerin iradesinin hukukun güvencesi altında olması ilkesini savunmaya devam edeceğim.”

“BU BASKILARIN ESAS HEDEFİ SEÇMENİN İRADESİDİR”

İmamoğlu mektubunda, muhalefetin elinde olan yerel yönetimlerin hedef alındığından bahsetti: “Türkiye’de yaşadığımız demokratik gerileme giderek daha da ağırlaşmakta. Ve bu gerileme ilk aşamada halen muhalefetin elinde olan yerel yönetimleri hedef almakta. Ne yazık ki ülkemde iktidar, yıllardır devleti ve milleti tekeline almaya çalışıyor. Muhalefeti, eleştiriyi, hatta bazen sadece farklılığı bile hedefe koyabiliyor. Farklı görüşlere saygı, sadece iyi yönetişim meselesi değildir. Aynı zamanda toplumsal istikrarın da temelidir. Seçilmiş yerel yöneticilere dönük baskılar, sadece belediyeleri hedef almamaktadır, bu baskıların esas hedefi seçmenin iradesidir.”

“ADİL VE TUTUKSUZ YARGILANMA HAKKINI SAVUNUYORUZ”

“Bugün bu ödül töreni, 19 Mart 2025’te başlayan tutukluluğumun birinci yılına günler kala yapılıyor. Ve 9 Mart’taki ilk duruşma tarihinden hemen önce. Yalanlarla. Kumpaslarla. Tuzaklarla. Hiçbir geçerli delil olmadan tutuklu bulunuyorum. Ama bizler kin tutmuyoruz, bizim hedefimiz gerilimi büyütmek değil, hukuka dönüşü gerçekleştirebilmek. Bu temelde adil ve tutuksuz yargılanma hakkını savunuyoruz. Bu hak her demokratik toplumun ortak zemini olmalıdır.”

“MİLLETİME GÜVENİYORUM”

Muhalefetin baskılanıp, basının zayıflatıldığını yazan İmamoğlu, yargının da siyasallaştığını belirtirken, sözlerine şöyle devam etti:

“Ancak aynı zamanda, demokrasiye sahip çıkanlar da çoğalıyor. Ben kendimi millete emanet ettiğim gün şunu söyledim: Milletime güveniyorum. Bugün de aynı yerdeyim. Üzülmeye ve mahzun olmaya gerek yok. Umudumuz sapasağlam yerinde. Avrupalı dostlarım, Benim mücadelem bir kişinin mücadelesi değil. Bu, bir ülkenin geleceği meselesi. Ve bu mücadele sadece Türkiye için de değil. Demokratik gerileme yaşayan bütün ülkeler için bir anlam taşıyor. İnsanlığın ortak mirasının bir göstergesi olan evrensel değerleri savunmaya devam etmeliyiz. Demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları hepimizin hak ettiği değerlerdir. Bu temel değerlerin ihlal edildiği dönemlerde sessiz kalmak suça ortak olmaktır. Bu zor dönemde tüm Avrupa kurumlarının sorumluluğu büyüktür. Avrupa Birliği kurumlarının ve Avrupa Konseyi sisteminin, yerel demokrasiyi korumada özel bir rolü vardır. Bu rol, Türkiye’yi dışlamak için değil; demokratik standartları güçlendirmek için kullanılmalıdır. Türkiye, Avrupa ile tarihsel ve toplumsal bağlara sahip bir ülkedir. Bizim hedefimiz, bu bağları ortak değerlerimiz ve evrensel hukuk ilkeleri üzerinden güçlendirmektir.”

“TÜRKİYE’NİN YERİ DEMOKTATİK AVRUPA AİLESİNİN İÇİNDEDİR”

“Türkiye’nin yeri demokratik Avrupa ailesinin içindedir. Bu sadece bir temenni değil, tarihsel bir yön ve toplumsal bir iradedir. Bugün bana verilen bu anlamlı ödülü, Türkiye’de demokrasiyi savunan herkese, Seçilmiş belediye başkanlarına, gençlere, hukukçulara, gazetecilere, sivil topluma ve her şeye rağmen sandığa sahip çıkan milletimize adıyorum. Bu ödülü onların adına alıyorum.”

İMAMOĞLU MEKTUBUNU NAZIM HİKMET DÖRTLÜĞÜYLE BİTİRDİ

“Ben Türkiye’nin geleceğine inanıyorum. Çünkü milletimiz, zor zamanlarda bile kendi iradesini korumayı bilir. Bizim arzumuz, Türkiye’nin yeniden tam anlamıyla demokratik hukuk devleti çizgisine dönmesidir. Sözlerimi, Nazım Hikmet’in memlekete dair o büyük umudundan esinlenerek yazdığım bir dörtlükle bitirmek istiyorum: “Ve bir gün… Söz, korkudan büyük olacak. Hak ve adalet temelli düzen kurulacak Ve memleket yeniden nefes alacak. Demokratik şehirler, halkın evi olacak.”

Törene katılan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, “Paweł Adamowicz Ödülü’nün bu yıl Ekrem İmamoğlu’na layık görülmesi, bizlere güç vermekte ve yalnız olmadığımızı göstermektedir” dedi.