TEKNOLOJİ

BTK'dan radikal rapor: Sosyal medya devlerine "anlık takip" geliyor

BTK sosyal medya platformlarını mercek altına aldı. WhatsApp, TikTok, Netflix ve YouTube başta olmak üzere küresel platformların veri işleme süreçlerine yönelik Gözetim ve Veri Güvenliği raporunu yayımladı. Yayımlanan raporda kişisel bilgiler üzerindeki kontrolün sıkı standartlara tabi olacağının sinyalleri verildi.

Son dönemlerde dijital platformların kişisel bilgileri toplarken yaptıkları ihlallere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu “dur” demek için harekete geçti. BTK tarafında "Gözetim ve Veri Güvenliği" raporu hazırlandı kurum tarafından hazırlanan kapsamlı rapor, Türkiye'deki dijital ekosistemi yeniden şekillendirecek radikal düzenlemelerin sinyalini verdi.

KRİZ ANINI BEKLEMEYELİM, SÜREKLİ DENETLEYELİM

BTK tarafından hazırlanan raporda teknoloji şirketlerinin şeffaflık ve hesap verebilirlik düzeyinin arttırılması gerektiğinin altı çizildi. Raporun en dikkat çekici maddesi, denetim anlayışındaki köklü değişiklik önerisi oldu. Mevcut sistemde genellikle şikayet veya kriz anlarında devreye giren denetimlerin yetersiz kaldığı belirtilerek, "Aktif ve Sürekli Gözetim Mekanizması" kurulması talep edildi.

Platformların sadece kriz anlarında değil, periyodik olarak veri güvenliği ve algoritma işleyişi hakkında rapor sunması hedefleniyor.

Kullanıcıların kişisel bilgileri üzerindeki kontrolü kaybetmesinin ulusal güvenlik risklerini artırdığına dikkat çekilerek, "sıkı standartlar" uygulanması talep edildi.

Buna göre:

  • Platformların faaliyetleri pasif değil, aktif olarak izlenecek.

  • Veri güvenliği ve algoritma işleyişi hakkında periyodik raporlar istenecek.

  • Kullanıcı verilerinin korunması için "sıkı standartlar" şart koşulacak.

PARAYI KAZANIYORLAR AMA HAKKI KORUMUYORLAR

BTK raporunda, teknoloji devlerine yönelik sert eleştiriler de yer aldı. "Haklı Taleplere Direnç" başlığı altında; Türkiye'den devasa gelirler elde eden şirketlerin, iş bireysel hakların korunmasına gelince "isteksiz" davrandığı vurgulandı.

Raporda şu tespite yer verildi: "Sosyal ağ sağlayıcılarının elde ettikleri kazanca rağmen kişi haklarını korumak için gerekli teknik altyapıyı etkin kullanmadıkları gözlemlenmiştir. Bu durum, devletin temel hak ve özgürlükleri koruma yükümlülüğünü zorlaştırmaktadır."

Raporun bir diğer odak noktası ise internetin sağladığı "anonimlik" kavramının kötüye kullanımı oldu. İnternetin sınır tanımayan yapısının, kötü niyetli kullanıcılar için bir kalkan haline geldiği belirtilerek şu risklere dikkat çekildi:

  • Eski eşe veya rakiplere yönelik siber zorbalık.

  • Sahte hesaplar üzerinden yürütülen iftira ve kara propaganda.

  • Farklı inanç ve görüşlere yönelik nefret söylemi.

BTK, bu "kimlik gizleme" kalkanının delinmesi ve suç işleyenlerin tespit edilmesi için daha etkin bir yasal çerçeve çizilmesi gerektiğini savundu.