Bulgaristan'da gerçekleştirilen genel seçimlerde, sandıkların büyük bir bölümünün açılmasıyla birlikte siyasi tabloda dengeler değişti. Resmi olmayan verilere göre, eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev’in liderliğindeki İlerici Bulgaristan Koalisyonu, sandıktan zaferle çıkarak parlamentoda çoğunluğu elde etti.

İLERİCİ BULGARİSTAN KOALİSYONU MECLİSTE ÇOĞUNLUĞU SAĞLADI
Bulgaristan Devlet Televizyonu tarafından paylaşılan ve oyların %90'ından fazlasının sayıldığı verilere dayanan sonuçlara göre; Radev’in koalisyonu %45 oy oranına ulaştı. Bu başarıyla birlikte 240 sandalyeli parlamentoda 135 sandalye kazanan koalisyon, hükümeti kurma yolunda kritik bir eşiği aşmış oldu.
Başkent Sofya’daki parti merkezinde seçim sonuçlarını değerlendiren Radev, elde edilen başarıyı "umudun güvensizliğe, özgürlüğün ise korkuya karşı zaferi" olarak nitelendirdi. Sorumluluklarının farkında olduklarını belirten Radev, "Yeniden seçime gidilmemesi için elimizden geleni yapacağız. Güçlü bir Avrupa içinde güçlü bir Bulgaristan inşa etmeliyiz." ifadelerini kullandı.
DİĞER PARTİLER VE SEÇİM BARAJI
Seçim sonuçlarına göre diğer partilerin oy oranları ise şu şekilde şekillendi:
-
GERB: %12
-
PP-DB (Değişime Devam-Demokratik Bulgaristan İttifakı): %12
-
HÖH (Hak ve Özgürlükler Hareketi): %6
-
Vızrajdane (Diriliş): %4
PİLOTLUKTAN SİYASETE: RUMEN RADEV'İN KARİYERİ
1963 yılında Dimitrovgrad’da doğan Rumen Radev, kariyerine jet pilotu olarak başladı ve korgeneral rütbesiyle Hava Kuvvetleri Komutanlığı görevine kadar yükseldi. 2016 yılında askeri üniformasını çıkararak siyasete atılan Radev, aynı yıl cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazandı. 2021 yılında ikinci kez halkın güvenoyunu alan Radev, Ocak 2026’da bu görevinden istifa ederek partisinin başına geçmişti.
DIŞ POLİTİKA VE TARTIŞMALI ADIMLAR
Radev’in on yıllık cumhurbaşkanlığı dönemi, özellikle Avrupa Birliği ve Rusya ile ilişkilerdeki tutumuyla sıkça tartışıldı. Ukrayna'ya yönelik askeri yardımlar konusunda çekinceli bir tavır sergileyen ve Rusya ile diyaloğun korunmasını savunan Radev, eski Başbakan Boyko Borisov ile yaşadığı siyasi gerilimlerle de hafızalarda yer edindi. Ayrıca 2025 yılında avroya geçiş süreci için halk oylaması önerisi sunarak, stratejik kararların referandumla belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştı.





