Çanakkale'de 2025 yılının son gününde patlak veren ve şehirde deprem etkisi yaratan kuyumcu dolandırıcılığında, mağduriyetin boyutları gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Merkez Çarşı Caddesi'nde faaliyet gösteren Turan Kuyumculuk'un sahibi Hasan Turan ve oğlu M.T.'nin merkezinde olduğu olayda, "kâr payı" vaadiyle toplanan birikimlerin akıbeti hala belirsizliğini korurken, dükkanda yapılan incelemeler kan donduran bir gerçeği daha ortaya çıkardı.

A W669209 01

KÂR VAADİYLE KANDIRIP SAHTE ALTIN VERDİLER

Olay, 31 Aralık 2025'te bir müşterinin emanet ettiği altın ve parasını geri alamayıp polise başvurmasıyla patlak vermişti. Soruşturma kapsamında baba Hasan Turan tutuklanırken, oğlu M.T. adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Mağdurların avukatı Alper Yavuz Ajlan, polis ve bilirkişi eşliğinde dükkanda yapılan aramalarda 112 adet altın, gümüş ve değerli taş ile 156 adet saate el konulduğunu, ancak dükkanda hatırı sayılır miktarda "sahte altın" bulunduğunu açıkladı. Avukat Ajlan, "Bu durum dürüst bir ticari faaliyeti değil, sahte ürünlerle kurulan sistematik bir dolandırıcılık düzeneğini açıkça ispatlamaktadır" dedi.

A W669209 02

"ZARAR EN AZ 200-250 MİLYON LİRA, 143 MAĞDUR VAR"

Çanakkale Adalet Sarayı önünde açıklamalarda bulunan Avukat Ajlan, vurgunun bilançosunun korkunç boyutlara ulaştığını belirtti. Şu an itibarıyla resmi şikayetçi sayısının 143'e ulaştığını ifade eden Ajlan, "Utanma duygusuyla henüz başvurmamış çok sayıda mağdur var. Telafisi imkansız olan toplam zararın en az 200-250 milyon TL olduğu tarafımızca bilinmektedir. Bu sadece bireysel bir zarar değil, toplumsal güvene indirilmiş ağır bir darbedir" şeklinde konuştu.

A W669209 03

"YURT DIŞINA KAÇMA HAZIRLIĞINDALAR, MAL VARLIKLARINA EL KONULMALI"

Baba Hasan Turan'ın tutuklu, ancak iştirakçi olduğu iddia edilen diğer iki şüphelinin serbest olmasının adaleti zedelediğini savunan Ajlan, çok çarpıcı bir iddiayı gündeme taşıdı:"Elimizdeki veriler ve aldığımız ciddi duyumlar; serbest gezen şüphelilerin, mağdurların varlıklarını yurt dışına kaçırma ve kendilerinin de ülkeyi terk etme hazırlığı içerisinde olduklarını göstermektedir. Şüphelilerin serbest olması; dijital delillere müdahale etme ve gizli tanıklara baskı kurma riskini artırıyor. Zararın giderilmesi için tüm sorumluların mal varlıklarına derhal blokaj konulmalı ve diğer iki şüpheli de hiç vakit kaybetmeksizin tutuklanmalıdır."

Kaynak: İHA