CHP Genel başkanı Özgür Özel; 19 Mart’ta yaşanan ve kamuoyunda “19 Mart Darbesi” olarak adlandırılan gelişmelerin ardından Borsa İstanbul’da sert bir düşüş yaşandı. Endeks yalnızca bir günde yüzde 9 değer kaybetti. Bu süreçte döviz rezervlerinde ciddi erime gözlenirken, yabancı yatırımcıların önemli bir kısmı piyasadan çıkış yaptı. Uzmanlara göre bu tablo, siyasi istikrarsızlık ve hukuk güvenliği konusundaki endişelerin finansal sisteme nasıl hızla yansıdığını ortaya koydu.

Ancak dikkat çeken bir diğer gelişme, CHP’ye açılan kapatma davasının ertelenmesi ile birlikte yaşandı. Bu kararın ardından borsada tam tersi bir tablo ortaya çıktı. Yatırımcıların güvenini kısmen tazeleyen bu gelişme, Borsa İstanbul’da yüzde 6’lık bir değer artışı sağladı.

Ekonomi çevreleri bu dalgalanmayı, siyasetteki adımların yatırımcı psikolojisi üzerindeki doğrudan etkisi olarak yorumluyor. Uzmanlara göre mesele yalnızca CHP’ye dönük bir dava veya tek bir partinin karşılaştığı siyasi baskılar değil; asıl mesele, Türkiye’nin demokratik standartlarının zayıflaması. Sermaye piyasaları, “demokrasiden uzaklaşma” sinyali aldığında hızla değer kaybediyor; en küçük bir demokratikleşme umudunda ise toparlanma eğilimine giriyor.

Ekonomi yorumcuları, yaşanan süreci şu ifadelerle özetliyor:

“Demokrasiden sapma, yatırımcıyı ürkütüyor ve ülke ekonomisine doğrudan zarar veriyor.”

“Türkiye’nin ihtiyacı olan şey, siyasi belirsizlik değil; hukuk devleti güvencesi, şeffaflık ve öngörülebilirlik.”

Sonuç olarak, yaşanan dalgalanmalar bir kez daha gösterdi ki Türkiye’nin ekonomik istikrarı yalnızca ekonomik politikalara değil, aynı zamanda demokrasiye bağlılığa da doğrudan endeksli. Piyasa verileri, “demokratikleşme umudu” ile nefes alırken, otoriterleşme sinyalleri ile birlikte ağır bir bedel ödetiyor.