Temaslarda bulunmak üzere Kahramanmaraş'a gelen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi'nde düzenlenen Grup Toplantısı'na katıldı.
Konuşmasında deprem bölgesinde 3 yıldır devam eden eksiklikler, iktidarın vaatleri ve partisinin çalışmalarıyla ilgili konuşan Özel, şu ifadeleri kullandı:
Deprem bölgesinde hala daha gözyaşları kurumadı, ağıtlar dinmedi. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu haftayı deprem bölgesinde geçirmek ve kayıpların, acıların yaşadığı bu illerde üçüncü yılda tüm grubumuzla, Parti Meclisi üyelerimizle, Merkez Yönetim Kurulu üyelerimizle, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde görevli Politika Başkanlarımızla birlikte burada olmak istedik. ‘Grup toplantısı var salı günü’ dediler. Dedik ki ‘Cumhuriyet Halk Partisi Meclis’i kuran partidir. Meclis, sorunların tartışıldığı, görüşüldüğü, konuşulduğu yerdir. Milli iradenin tecelligahıdır, kutsal çatıdır. ‘Eğer Meclis milletin sesini duymuyorsa, sorununu çözmüyorsa, Meclis milletin bağrının ta kendisidir’ dedik. Kürsüyü sırtlandık, Kahramanmaraş’a sizin bağrınıza geldik.

"TARİFSİZ ACILARI BİR KEZ DAHA YAŞADIK"
Depremin 3. yılı nedeniyle dün ilk Osmaniye'ye gittiklerini belirten Özel, ardından Nurdağı ve İslahiye’de, bugün ise Kahramanmaraş’ta olduklarını hatırlattı. Özel şöyle konuştu:
Tarifsiz acıları, bir kez daha yaşadık. Öyle şeyler gördük, öyle şeyler yaşadık, öyle şeyler yaşadınız ki. Gerçekten insanın ömründe görüp görebileceği en büyük acılara, en büyük yaslara tanıklık ettik. Beş kişilik bir aile; anne bir tarafta, baba bir tarafta. Sekiz yaşındaki büyükbabanın yanında, altı yaşındaki ortanca annenin yanında ve o beş kişinin ortasında iki yaşında bebe yatıyor. Ya da 2021 yılında aynı gün doğmuş, 2023’te 6 Şubat’ta birlikte Hakkın rahmetine kavuşmuş, ikişer yaşında ikiz kardeşler yan yana.
"KAHRAMANMARAŞ BÜYÜK BİR ACI YAŞADI"
Resmi rakamlarla 53 bin 537 kişinin hayatını kaybettiğini, 107 bin kişinin ise yaralandığını hatırlatan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
Kahramanmaraş’ımız da depremin merkez üssü Kahramanmaraş 12 bin 622 kayıpla, 9 bin 243 yaralısıyla birlikte büyük bir acıyı yaşadı. Hem Kahramanmaraş’ta, hem tüm bölgelerde yitirdiklerimize Allah’tan rahmetle anıyorum. Yakınlarına ve bu kahraman şehrin tamamına, tüm milletimize bir kez daha başsağlığı diliyorum. Allah ne Kahramanmaraş’a, ne de milletimize böyle bir acıyı bir daha yaşatmasın inşallah.
ÇOCUĞUN BABASI 14 YILDIR BAĞIRIYOR
FETÖ’nün bütün ihalelerini toplayan, bütün işlerini yapan adamı baş köşede oturtuyorlar. Geçen sene bu kişinin otelinde, Antalya’da, bir çocuk turizm okuyor. Otelde çalışırken, oradaki bir çocuğun babası 14 yıldır bağırıyor. Burak Oğraş için. ‘Oğlum görmemesi gereken bir şey gördü. Oğlumu tepeden boş havuza attılar.’ Diyorlar ki, adam buna inanıyor. Otel Rixos. Fettah Tamince’nin. O geceki nöbetçi savcıyı buldu bana getirdi babası. Adam diyor ki ‘Olamaz. Bir çocuk oradan oraya atlayamaz. Ben tutanağı tutarken gördüm. Bunu birisi öldürmüş. Gitmişler oraya atmışlar’ diyor. Ama o dönem FETÖ’nün başsavcısı, bilmem nesi kovuşturmaya gerek yoktur filan. Bu adam 14 yıldır bağırıyor. ‘Göremeyeceği bir şeyi gördü’ diye. Şimdi Epstein belgeleri çıktı. Oradan bu trol ordularına bizim arkadaşlarımıza haysiyet suikast yaptıran Erdoğan da diyor ya ‘Milletin parasıyla…’ Bir şey kastediyor. Bir yalanı kastediyor. Bu kişinin oteline o Epstein’ın geldikleri, orada 18 yaşından küçük kızları eğittikleri, oradan yurt dışına götürdükleri - getirdikleri, bu adamın onlarla iç dışlı olduğu ortaya çıkıyor. Bak, dur daha Allah nasıl bunları tarih yönünde mahcup edecek.
MÜCAHİT ÖREN'E TEPKİ
Uçak yalanında uçağın sahibi AK Parti'li çıktı, kiralayan AK Parti'li çıktı. ‘Uçakta gezen AK Partili, iş ortağı AK Parti’nin bir önceki İstanbul İl Başkanı çıktı. O uçakla bizim alakamızın olmadığı çıktı. Bunu sabah akşam konuşan TGRT‘nin sahibinin Epstein belgelerinde adı çıktı. Bu Epstein böyle bir çıkar grubu. Her ülkede belli adamları var. Bu Mücahit Ören şimdi diyor ki, "Evet. Ben ona mail attım. Ama o manada atmadım." "Beni içinize alın" diyor, "Ben de sizin halkınız olayım" diyor; "Türkiye ayağınız olayım" diyor.
Mücahit Ören, şimdi yaz boyunca olmayan uçağı bizim yapan, bize kiralayan, içinde kızlarla bilmem ne olduğu haberlerini yaptıran, yaptıran, yaptıran, iftira attıran, kul hakkına giren şimdi Epstein belgesine girmiş. Paralıyor kendini. ‘Yaptım ama o manada yazmadım. O uçağa binmedim.’ Ona da baktırıyorum. ‘Ama Türkiye’den giden, gelen küçük çocuklarla alakam yok. Ben onlarla ticari ilişki kurmak istedim.’ Herkes layığını bulur, layığını. Layığını bulacaksın iftiracı, layığını bulacaksın. Yaz boyunca haysiyetimizle oynayacaksın, kul hakkına gireceksin, bizim dua okuttuğumuz hocayı oradan oraya süreceksin, 22 bin tane belediye çalışanı burada canını ortaya koymuş, ‘Gelmediniz, hiç yoktunuz’ diyeceksin. Mansur Başkan bütün yükü sırtlanmış Maraş‘ta, görmeyeceksin. Ekrem Başkan Hatay’ı ayağa kaldırmak için canını dişine takmış. İçeri atmış, görmeyeceksin. Bu kadar kul hakkı yiyeceksin. Sonra, ‘Hakkıma girmeyin.’ Hakkınıza girmeyiz. Niye biliyor musun? Sizin kadar vicdansız değiliz. Sizin kadar ahlaksız değiliz.




