CHP Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, mevcut koşulların insan onurunu zedelediğini belirterek, “Mahpuslar sağlık hizmetlerine erişemedikleri için adeta ikinci kez cezalandırılıyor” dedi.
CHP İstanbul İl Başkanlığı ile birlikte Saraçhane’de düzenlenen basın açıklamasında, cezaevlerindeki yapısal sorunlar ve hasta tutukluların durumu gündeme taşındı. Açıklamada, özellikle sağlık sorunları yaşayan tutuklu ve hükümlülerin durumuna dikkat çekilerek, gerekli adımların bir an önce atılması gerektiği vurgulandı.
CEZAEVLERİ KAPASİTESİNİN ÇOK ÜZERİNDE DOLU
CHP heyeti, Türkiye genelinde 403 cezaevinin toplam kapasitesinin 304 bin 956 olmasına rağmen, 412 bin 991 mahpusun tutulduğunu belirtti. Kapasite aşımının başta barınma olmak üzere pek çok sorunu beraberinde getirdiği ve bu durumun doğrudan sağlık koşullarını olumsuz etkilediği ifade edildi.
Açıklamada, cezaevlerinde düzenli sağlık kontrollerinin yapılmadığına dikkat çekilerek, birçok hastalığın ancak ileri aşamalarda tespit edilebildiği kaydedildi. Tanı ve tedavi süreçlerine ilişkin şeffaf veri paylaşımının da bulunmadığı belirtildi.
TECRİT VE KÖTÜ KOŞULLAR SAĞLIĞI TEHDİT EDİYOR
Cezaevlerinde uygulanan tecrit politikalarının fiziksel ve psikolojik sağlık üzerinde ciddi etkiler yarattığına işaret eden CHP, özellikle “kuyu tipi” cezaevlerinde bu sorunun daha ağır yaşandığını vurguladı. Uzun süreli izolasyonun kalıcı sağlık sorunlarına yol açabileceği ifade edildi.
Ayrıca, mahpusların hastanelere sevkinde kullanılan ring araçlarının yetersizliği, kelepçeli muayene uygulamaları ve hasta mahremiyetinin ihlal edilmesi gibi sorunların da sağlık hakkını zedelediği belirtildi.
BAKANLIKLAR ARASINDA KOORDİNASYON YOK
CHP, cezaevlerinde sağlık hizmetlerinin yetersizliğinde Adalet Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasındaki koordinasyon eksikliğinin önemli rol oynadığını savundu. Her iki kurumun sorumluluğu birbirine atmasının, sorunların çözümünü geciktirdiği ifade edildi.
Açıklamada kadın mahpusların hijyen ürünlerine erişimde yaşadığı sıkıntılar, jinekolojik bakım eksikliği ve gebelik süreçlerinde yaşanan yetersizlikler de ciddi bir hak ihlali olarak değerlendirildi.
Öte yandan, ağır hasta mahpusların cezaevi koşullarında yaşamlarını sürdüremediği belirtilerek, bu durumun “yaşam hakkının ihlali” anlamına geldiği kaydedildi. CHP, infaz erteleme süreçlerinde Adli Tıp Kurumu raporlarına ilişkin uygulamaların da yeniden düzenlenmesi gerektiğini savundu.
İNSAN ONURU PARMAKLIKLAR ARDINDA KALAMAZ
CHP, Birleşmiş Milletler standartlarına atıf yaparak, mahpusların sağlık hakkının güvence altına alınması gerektiğini vurguladı. Kelepçesiz muayene, hasta-hekim mahremiyetinin korunması ve sağlık hizmetlerine eşit erişimin sağlanması gerektiği ifade edildi.
Parti, cezaevlerinde insan onuruna yakışır koşulların sağlanması, sağlık sisteminin yeniden yapılandırılması ve ağır hasta mahpuslar için acil düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.





