CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultayı'nın iptali istemiyle açılan davada yeni bir aşamaya gelindi. İddialara göre istinaf süreci tamamlanırken, kararın 7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi sonrasında açıklanması bekleniyor.
Siyasi kulislerde ve yargı çevrelerinde, dosyanın bulunduğu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin "mutlak butlan" yönünde karar aldığına ilişkin iddialar gündeme gelirken, CHP cephesi söz konusu değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığını savunuyor.
CHP'DE TÜM SENARYOLAR MASADA
Parti yönetiminin, ortaya çıkabilecek tüm ihtimalleri değerlendirdiği belirtiliyor. CHP kulislerinde, olası bir "mutlak butlan" kararı halinde izlenecek yol haritası üzerinde çalışmalar yürütüldüğü ifade ediliyor.
Yedek parti formülü dahil çeşitli seçeneklerin gündemde olduğu öne sürülürken, parti yönetiminde istinaf kararının tek başına yeterli olmayacağı, kararın kesinleşebilmesi için Yargıtay sürecinin de tamamlanması gerektiği görüşü dile getiriliyor.
"TEDBİRLİ KARAR" TARTIŞMASI
Hukuk çevrelerinde ise farklı bir değerlendirme yapılıyor. Uzmanlar, mahkemenin "tedbirli mutlak butlan" kararı vermesi halinde kararın Yargıtay süreci beklenmeden uygulanabileceğini ifade ediyor.
Böyle bir durumda kararın mevcut yönetime tebliğ edilmesi, eski yönetimin göreve dönmesi ya da mahkeme tarafından geçici bir yönetim atanması gibi ihtimallerin gündeme gelebileceği belirtiliyor.
CHP içinde olası bir karar sonrası genel merkez binasının terk edilmemesi gerektiğini savunan görüşlerin de bulunduğu ifade ediliyor. Mahkeme tarafından atanabilecek olası bir yönetimin parti binasına girişine izin verilmemesi gerektiğini savunan isimlerin olduğu da öne sürülüyor.
AK PARTİ'DE İKİ FARKLI YAKLAŞIM
Öte yandan AK Parti kulislerinde de dava sürecine ilişkin farklı değerlendirmeler yapılıyor. Parti içinde ağırlıklı görüşün, seçim hakimlerinin verdiği kararların mahkemeler tarafından bozulamayacağı yönünde olduğu belirtiliyor.
Bazı hukukçu isimler ise siyasi parti kongrelerinin YSK denetiminde gerçekleştirildiğine dikkat çekerek, olası bir "mutlak butlan" kararının ilerleyen süreçte diğer siyasi partilerin kongreleri açısından da yeni tartışmalar doğurabileceğini ifade ediyor.
Parti içinde farklı bir görüşü savunan bazı isimler ise, usulsüzlük iddialarının seçim sonuçlarına doğrudan etki etmesi halinde kongrenin iptal edilmesinin hukuki zemininin oluşabileceğini değerlendiriyor.