Günaydın, bölgedeki gerilimin sorumluluğuna dikkat çekerek mevcut politikaların çatışmaları derinleştirdiğini ifade etti.
ORTADOĞU KANA BULANIYOR
Günaydın, Donald Trump ve Benjamin Netanyahu’nun izlediği politikaların Orta Doğu’da istikrarsızlığı artırdığını belirtti. Her iki liderin de kendi ülkelerini tam anlamıyla temsil etmediğini savunan Günaydın, Netanyahu’nun iç siyasi süreçlerden kurtulmak için sert söylemler geliştirdiğini, Trump’ın ise ABD kamuoyundaki etkisinin zayıfladığını öne sürdü.
Açıklamasında, aralarında Hakan Fidan’ın da bulunduğu bazı İslam ülkeleri dışişleri bakanlarının ortak bildirisini de eleştiren Günaydın, İran’ın kınandığını ancak İsrail’e yönelik eleştirilerin sınırlı kaldığını ve ABD’ye yönelik herhangi bir ifade kullanılmadığını dile getirdi.
TESLİMİYETÇİ POLİTİKA İLE YOL ALINMAZ
Türkiye’nin dış politikada daha güçlü ve bağımsız bir çizgiye ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Günaydın, ülkenin “yumuşak ve sert güç” unsurlarını en kötü senaryolara göre planlaması gerektiğini söyledi. Kalıcı bir stratejinin ancak kurumsal yapıların güçlendirilmesiyle mümkün olacağını ifade etti.
Günaydın, Türkiye’nin uluslararası gücünün temelinde demokrasi ve hukuk devletinin bulunduğunu belirterek, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü gibi alanlarda yaşanan gerilemenin ciddi bir sorun olduğunu dile getirdi.
GÜVENLİK HAMASETLE DEĞİL STRATEJİ İLE SAĞLANIR
Savunma sanayii alanındaki gelişmelerin önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını ifade eden Günaydın, ulusal güvenliğin akılcı dış politika ve stratejik planlama ile sağlanabileceğini vurguladı. Mevcut politikaların sonuçlarının değerlendirilmesi ve eksikliklerin giderilmesinin bir sorumluluk olduğunu