Türkiye İş Bankası, tarım sektöründe verimliliği artırmak ve sürdürülebilir üretimi teşvik etmek amacıyla yeni bir finansal iş birliğine imza attı. Kredi Garanti Fonu (KGF) kefaletiyle hayata geçirilen "Tarım Kefalet Destek Programı", çiftçilerin finansmana erişimini kolaylaştırarak üretim süreçlerindeki engelleri kaldırmayı hedefliyor. Tarımı stratejik bir öncelik olarak gören banka, bu yeni programla teknoloji ve finansı tarım sektörüyle daha güçlü bir şekilde buluşturuyor.
ÜRETİCİLER İÇİN FİNANSMANA ERİŞİM KOLAYLAŞIYOR
KGF iş birliğiyle sunulan bu yeni model, tarım sektöründe faaliyet gösteren üreticiler için sürdürülebilir bir finansman yapısı oluşturuyor. Modern ve sürdürülebilir üretim tekniklerinin yaygınlaşmasına katkı sağlamayı amaçlayan program, bitkisel üretimden hayvancılığa kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Üreticiler; tohum, gübre, traktör ve tarım makine ekipmanı gibi temel girdilerin yanı sıra tarımsal arazi alımları için de bu program kapsamında finansman desteğinden faydalanabiliyor.
TARIMSAL KALKINMA İÇİN STRATEJİK ADIMLAR
Programın detaylarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, tarımın hem dünyada hem de Türkiye’de hayati bir öneme sahip olduğunun altını çizdi. Gıda güvenliği ve kırsal kalkınmanın sağlanması adına atılan her adımın kıymetli olduğunu belirten Yılmaz, KGF iş birliğiyle hayata geçirilen bu programın üreticiler için kritik bir hamle olduğunu vurguladı. Bu sayede çiftçilerin finansal yüklerinin hafifletilmesi ve Türkiye tarımının sürdürülebilir gelişimine ivme kazandırılması planlanıyor.
TEKNOLOJİ VE FİNANSIN BULUŞMA NOKTASI
İş Bankası, sadece finansal destekle sınırlı kalmayıp tarım ihtisas şubeleri ve zirai okuryazarlık eğitimleriyle de üreticinin yanında yer almaya devam ediyor. Sezgin Yılmaz, Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren ihtisas şubeleri ve teknolojik çözümlerle tarımsal kalkınmayı destekleme konusundaki kararlılıklarını yineledi. Tarım Kefalet Destek Programı, bir yandan üreticinin modern ekipmana ulaşmasını sağlarken diğer yandan Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesini güçlendirmeyi hedefleyen geniş kapsamlı bir vizyonun parçası olarak öne çıkıyor.