Çömez, Meclis çatısı altında yaşananların sandık güvenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirterek, “Bugün burada buna tevessül edenlerin, yarın oy sandıkları geldiğinde neleri yapabileceklerini aziz Türk milleti takdir etsin” dedi.
TBMM Genel Kurulu’nda en düşük emekli maaşını 20 bin liraya yükselten teklifin görüşüldüğü oturumda yaşanan yoklama krizine değinen Çömez, iktidar sıralarında yeterli sayıda milletvekili bulunmadığını, buna rağmen yoklamaya katılım sağlanmış gibi işlem yapıldığını söyledi. Bazı milletvekillerinin parmak iziyle, bazılarının ise imzalı pusula göndererek yoklamaya katıldığını belirten Çömez, pusula gönderen isimlerin Meclis Başkanı Celal Adan tarafından tek tek sorgulanmasını talep ettiklerini ifade etti.
‘’AK PARTİLİ VEKİLLER BİRBİRLERİ ADINA İMZA ATIYOR’’
Çömez, sorgulama sonucunda bir AK Partili milletvekilinin adına, başka bir AK Partili vekilin sahte imza atarak pusula gönderdiğinin ortaya çıktığını öne sürerek, “Bu, emeklilerin hakkını savunmak için parlamentoda bulunmak yerine sahte pusulayla hem parlamentoyu hem de aziz Türk milletini kandırmaya çalışmaktır. Ortada büyük bir oy sahtekârlığı vardı” diye konuştu.
Yaşananların kabul edilemez olduğunu vurgulayan Çömez, “Meclis’in çatısı altında bugün buna tevessül edenler, yarın bu milletin huzuruna oy sandıkları geldiğinde neleri yapabileceklerini aziz Türk milleti takdir etsin” sözleriyle sandık güvenliği uyarısında bulundu.
‘’KURTULMUŞ GEREĞİNİ YAPACAĞIM DEDİ AMA?
Daha önce de benzer olaylar yaşandığını hatırlatan Çömez, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan bu konuda gereğinin yapılmasını istediklerini söyledi. Kurtulmuş’un kendilerine gönderdiği yanıtta, Genel Kurul’da hazır bulunmayan milletvekilleri adına sahte pusula düzenlemenin iç tüzükte açık bir karşılığı olmadığını belirttiğini aktaran Çömez, “Demek ki yasa yapıcı irade, milletvekillerinin sahtekârlık yapacağını, pusula hırsızlığı yapacağını öngörmemiş. Sayın Kurtulmuş ‘gereğini yapacağım’ dedi ama yine son derece can sıkıcı bir geceye tanık olduk” ifadelerini kullandı.
‘’EMEKLİ MAAŞLARINA SERT TEPKİ’’
Meclis’teki görüşmelerin sabaha kadar sürdüğünü belirten Çömez, emeklilerle ilgili maddenin ertesi güne bırakılmasını istediklerini ancak gecenin ikisinden sonra 20 bin liralık maaş düzenlemesinin geçirildiğini söyledi. Bu rakamın açlık ve sefalet sınırının altında olduğunu vurgulayan Çömez, “5 milyon emekliyi açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm etmeyi bir icraat olarak görüyorlar ve bununla gurur duyuyorlar” dedi.
AK Parti’li yetkililerin “en iyisini yapıyoruz” açıklamalarını da eleştiren Çömez, “En iyisi dedikleri bu mu? Açlık sınırının 10 bin lira altındaki bir rakamı en iyisi olarak görüyorlar” diye konuştu.
''ÖLSELER SORUN YOK ANLAYIŞI''
Çömez, SGK Başkanı’nın ve bazı AK Partili milletvekillerinin emeklilerle ilgili sözlerine de sert tepki gösterdi. “Çok yaşıyorlar, para yetmiyor” şeklindeki ifadelerin iktidarın bakış açısını ortaya koyduğunu savunan Çömez, “Bu anlayış ‘ölseler sorun yok’ demektir. Işıltılı salonlardan millete tepeden bakan bir zihniyetle karşı karşıyayız” dedi.
''BAYRAK SALDIRISI VE DEM PARTİLİLERİ ELEŞTİRDİ''
Nusaybin’de Türk bayrağına yönelik saldırıya da değinen Çömez, bayrağın herkesin ortak değeri olduğunu vurgulayarak, “Kimsenin ona yan gözle bakmasına izin vermeyiz. Aklınızdan bir daha geçirmeyin, karşılığını misliyle alırsınız” dedi. Adalet ve İçişleri Bakanlıklarına çağrıda bulunan Çömez, saldırının faillerinin ve uzantılarının tek tek ortaya çıkarılmasını istedi.
DEM Parti’ye yönelik eleştirilerde de bulunan Çömez, “DEM Parti yetkilileri talimatları Kandil’den aldıklarını açık seçik ortaya koymuştur. ‘Dört parçalı Kürdistan’ söylemi bunun kanıtıdır” ifadelerini kullandı.
''İYİ PARTİ MÜCADELEYİ SÜRDÜRECEK''
En düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkarılması gerektiğini yineleyen Çömez, iktidara seslenerek, “Bunu yapmadığınız sürece iki elimiz yakanızda olacak. Bu siyasal mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.
Çömez’in açıklamaları, hem Meclis’te yaşanan yoklama krizi hem de emekli maaşlarına ilişkin düzenlemeler üzerinden iktidara yönelik sert eleştirileri ve sandık güvenliği uyarılarıyla kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.