Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Boğaziçi Üniversitesi Erkek ve Kız Yurtları Açılış Töreni'nde yaptığı açıklamada bazı kesimlerin üniversiteleri mevzi gibi gördüğünü söylerken "Üniversiteleri ideolojilerinin arka bahçesi olarak görenler imtiyazlarını kaybetmek istemiyor" ifadelerini kullandı.
Erdoğan açıklamasına şu cümlelerle başladı:
"210 kişi kapasiteli erkek öğrenci yurdumuz ile 706 kişilik kız öğrenci yurdumuzun resmi açılışını yapacağız. Bu yurtların gençlerimize, üniversitemize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. 916 öğrencinin barınacağı 2 öğrenci yurdunu bu kadar kısa sürede nihayete erdirmek kolay bir iş değildir.
Bizim için ilim, hakikate giden yolun altın anahtarıdır. Üniversite, bilginin üretim ve işleme merkezidir. Bizim için öğrenci bilgiye talip olduğu için talebedir. Bilim insanlarımız cebirden tıbba, mimariden şiire kadar ilmin ve sanatın her başlığında dünyaya önemli katkılar yaptı. İnsanlığı aydınlatan ışık uzun yıllar Doğudan yükseldi.
Geçmişle gelecek arasındaki bağ, aksayan yönleri olsa da bir şekilde sağlandı."
ÜNİVERSİTELERE İNCE MESAJ
"Değerli hocalarım, şimdi bu birikimi daha da güçlendirmemiz, aksayan taraflarını giderip eksiklerini tamamlayarak daha iyi hale getirmemiz gerekiyor. Bilhassa üniversitelerimizin asli misyonlarına uygun şekilde araştırmaya, özgün ve nitelikli bilgi üretmeye, Türkiye'nin yolunu ve ufkunu açan projeler geliştirmeye odaklanmasının şart olduğuna inanıyorum. İster Boğaziçi gibi köklü, isterse hükümetlerimiz döneminde açılmış yeni üniversitelerimizden olsun 208 yükseköğretim kurumumuzun Türkiye'nin vizyon merkezi olmasını can-ı gönülden arzu ediyoruz.
Dünya hızla değişirken, Türkiye'de toplum, özel sektör ve iş çevrelerimiz bu değişime ayak uydururken, tüm bunların üzerine küresel ölçekte yıldızı giderek parlayan bir Türkiye gerçeği varken üniversitelerimiz de buna adapte olmalı, kendilerini yenilemeli ve güncellemelidir. Değişimden, dönüşümden, tekâmülden asla korkmamalıyız. Şunu önemle hatırlatmakta fayda görüyorum. Unutulmasın ki eğer bir yerde hareket varsa orada bereket ve başarı olur. Tersi durumda ise gerileme kaçınılmaz hâle gelir. Duran pas tutar, yosun bağlar. Bir müddet sonra da denklem dışı kalır. Biz Boğaziçi dâhil tüm üniversitelere böyle bakıyoruz. Üniversitelerin bu atmosfere kavuşması amacıyla var gücümüzle çalışıyoruz."
MUHALEFETE TEPKİ
"Elbette bu süreçte önümüzü kesenler, önümüze engel çıkartanlar oluyor. Özellikle üniversiteleri ideolojilerinin arka bahçesi olarak görenler, üniversitelerde keyiflerince işlettikleri bir derebeylik kuranlar, doğrusunu söylemek gerekirse imtiyazlarını kaybetmek istemiyor. Türkiye'nin normalleşmesi, bilim, kültür ve sanat hayatımızın çeşitlenmesi, Türk üniversitelerinin formatlanma yerine asli misyonlarına odaklanması maalesef bu kesimlerin işine gelmiyor. Üniversiteleri özgür birer bilim yuvası değil, ideolojilerin harp meydanında kontrol edilmesi gereken birer mevzi olarak gören sözde özgürlükçü fakat özde baskıcı bu zihniyete rağmen hedeflerimize doğru yürüyoruz. Menzile varana kadar da durmadan, duraksamadan ilerlemeye kararlılıkla devam edeceğiz.
Burada şunu da vurgulamak durumundayım. Üniversite ve hocalarımızın bir yandan evrensel nitelikte işler yaparken diğer yandan yerelleşme hamlelerini devam ettirmelerini önemsiyoruz. Boğaziçi Üniversitemizin son dönemde bu yönde önemli adımlar atmasını büyük bir memnuniyetle karşılıyorum. Üniversite yönetimimize, Boğaziçi mezunu arkadaşlarımıza ve sivil toplum kuruluşlarımıza bu vesileyle teşekkür ediyorum. Boğaziçi Üniversitemizin dünyanın önde gelen eğitim kurumlarında öğrenim görmüş genç akademisyenleri kadrosuna katarak tersine beyin göçüne liderlik etmesi ayrıca kayda değerdir. Türkiye'nin en seçkin yükseköğretim kurumlarından biri olan Boğaziçi Üniversitemiz, inanıyorum ki Türkiye'nin geleceğini şekillendirecek bilgili, şuurlu ve özgüvenli bir gençliğin yetişmesine anlamlı katkılar sunacaktır."
"İMKANLAR SEFERBER EDİLDİ"
"Çok değerli akademisyenler, değerli öğrenciler, milletimizin takdiriyle Türkiye'nin kaptan köşküne geçtiğimiz günden beri eğitim hassasiyetle durduğumuz alanların en başında geldi. Üniversitelerimizin bilhassa uluslararası başarı listelerinde daha yüksek sıralara tırmanması için tüm imkânlarımızı seferber ettik. Yirmi üç yıl önce eğitime ayrılan bütçe yalnızca 7,5 milyar liraydı. 2026 yılında bu rakam yükseköğretim dâhil 3 trilyon lirayı buldu. Üniversite sayımızı 76'dan 208'e, akademik personel mevcudunu ise 70.000'den 187.000'e ulaştırdık. Hâlihazırda üniversitelerimizde 6.830.000 öğrenci eğitim alıyor. Dünyanın 198 ülkesinden gelen 350.000'i aşkın misafir öğrenci aynı şekilde üniversitelerimizde yüksek standartlarda öğrenim görüyor. Aynı dönemde uzun yıllar ülkemizin kanayan yarası olan yurt sorununu yürüttüğümüz projelerle çözüme kavuşturduk. 2002'de 190 olan yurt sayımızı bugün 880'e çıkardık. Yatak kapasitemizi 182 binden alıp 1 milyona getirdik. Daha evvel izole bir bölgede bulunan hazırlık okulunun yer problemini çözmek için Anadolu Hisarı Kampüsünü Boğaziçi Üniversitemize kazandırdık. Bir kez daha hayırlı uğurlu olsun diyorum."
BOĞAZİÇİ'NE YENİ YATIRIMLAR
"Burada iki önemli müjdeyi daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Geçen yıl depreme dayanıksız olduğu için yıkılan Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesini çok yakın bir zamanda inşallah yeniden inşa ediyoruz. 2 milyar lira yatırım değeri olan yeni kütüphanemiz üniversitemiz ve öğrencilerimiz için şimdiden hayırlı olsun. Önümüzdeki sene ise 3 milyar liralık bir yatırımla Boğaziçi Üniversitesine tam teşekküllü ve modern bir laboratuvar binası kazandıracağız. Bu yatırımlarımız da aynı şekilde şimdiden hayırlı uğurlu olsun. Üniversitelerimiz için çalışmaya, gençlerimiz için üretmeye, Türkiye Yüzyılı hedeflerimize doğru koşar adımlarla ilerlemeye inşallah devam edeceğiz. Rabbim yağar ve yardımcımız olsun diyorum."
Törende Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ve Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Naci İnci de yer aldı.