İsviçre'nin Davos kasabasında düzenlenecek kritik zirve öncesi yayımlanan Dünya Ekonomik Forumu (WEF) 2026 Küresel Riskler Raporu, dünyanın girdiği yeni ve tehlikeli virajı gözler önüne serdi. İş dünyası, akademi ve sivil toplumdan 1.300'ü aşkın liderin görüşüyle hazırlanan rapora, bu yıl "belirsizlik" teması damga vurdu.
LİDERLERİN YARISI “FIRTINA GELİYOR” DEDİ
Rapor, küresel karar vericilerin karamsar beklentilerini gün yüzüne çıkardı. Katılımcıların yüzde 50'si önümüzdeki iki yılı "çalkantılı ve fırtınalı" olarak nitelendirirken, bu karamsarlık uzun vadede daha da arttı. Gelecek 10 yıl için fırtınalı bir dönem bekleyenlerin oranı yüzde 57'ye kadar yükseldi. Liderlerin önemli bir kısmı, jeoekonomik gerilimin daha bu yıl bitmeden küresel bir krizi tetikleyebileceği uyarısında bulundu.
ARTIK EN BÜYÜK TEHDİT ‘EKONOMİK SAVAŞLAR’
Rapordaki en çarpıcı detay, risk algısındaki keskin değişim oldu. Geçen yıllarda listenin tepesinde görmeye alıştığımız iklim ve çevre sorunları, kısa vadede yerini daha sert gerçeklere bıraktı. Geçen yıla göre tam sekiz basamak birden yükselen "Jeoekonomik Çatışma", önümüzdeki iki yılın en büyük riski olarak ilk sıraya yerleşti.
Jeoekonomik çatışmayı sırasıyla devlet temelli silahlı çatışmalar ve aşırı hava olayları takip etti. Listede dikkat çeken diğer tehditler ise toplumsal bölünme, dezenformasyon ve siber güvensizlik olarak sıralandı.
UZUN VADEDE TEK GÜNDEM: İKLİM VE TEKNOLOJİ
Kısa vadede savaş ve ekonomi korkusu hakim olsa da, 10 yıllık projeksiyonda gezegenin geleceği alarm veriyor. Liderlere göre önümüzdeki on yılın tartışmasız en büyük riski aşırı hava olayları olacak. Bu riski biyoçeşitlilik kaybı ve dünya sistemlerindeki kritik değişiklikler izliyor. Ayrıca yapay zeka teknolojilerinin olumsuz sonuçları da uzun vadeli tehditler arasında üst sıralarda kendine yer buldu.
“YENİ BİR REKABET DÜZENİ ŞEKİLLENİYOR"
Raporu değerlendiren WEF Başkanı Borge Brende, dünyanın artık eski kurallarla yönetilmediğine dikkat çekti. Büyük güçlerin kendi çıkar alanlarını güvence altına almaya çalıştığını belirten Brende, yeni bir rekabet düzeninin şekillendiğini vurguladı. Brende'ye göre işbirliğinin tanımı değişse de diyalog hala hayati önem taşıyor. WEF Genel Müdürü Saadia Zahidi ise raporu bir "erken uyarı sistemi" olarak tanımlayarak, bu risklerin kaçınılmaz bir son olmadığını, sonucun atılacak ortak adımlara bağlı olduğu mesajını verdi.




