Dünya Ekonomik Forumu (Davos) başlarken, yardım kuruluşu Oxfam'ın yayımladığı geleneksel eşitsizlik raporu, küresel ekonomideki çatlağın artık bir kanyona dönüştüğünü belgeledi. Rapor, servet birikiminin hızının "akıl almaz" boyutlara ulaştığını ortaya koyuyor.

İşte "zenginin daha zengin, yoksulun daha çaresiz" olduğu yeni dünyanın çarpıcı fotoğrafı:

MİLYARDERLERİN ALTIN ÇAĞI

Rapora göre, küresel krizler, enflasyon ve savaşlar süper zenginleri teğet bile geçmedi, aksine servetlerine servet kattı.

  • Tarihi Rekor: Dünyadaki dolar milyarderi sayısı ilk kez kritik eşik olan 3.000 sınırını aştı.
  • İnanılmaz Hız: Milyarderlerin servet artış hızı, önceki dönemlere göre üç katına çıktı.
  • Devasa Havuz: Bu küçük grubun toplam serveti sadece 2025 yılında %16 büyüyerek 18,3 trilyon dolara ulaştı.
  • Musk Kendi Liginde: Tesla ve SpaceX’in patronu Elon Musk, net serveti 500 milyar doları aşan ilk insan olarak tarihe geçti.

3 BİN ULTRA ZENGİNİN EK GELİRİ, 4 MİLYAR YOKSULA DENK

Raporun en can alıcı kısmı ise yapılan karşılaştırma oldu. Milyarderlerin sadece son bir yılda kazandıkları 2,5 trilyon dolarlık "ek artış", dünya nüfusunun en yoksul yarısını oluşturan 4,1 milyar insanın şu an elinde avucunda olan her şeyin toplamına denk geliyor.

Bu servet patlaması yaşanırken, dünya nüfusunun yaklaşık yarısı yoksulluk sınırında yaşam mücadelesi veriyor ve her dört kişiden biri düzenli beslenemiyor.

SİYASET VE MEDYA MİLYARDERLERİN ELİNDE

Oxfam raporu sadece parayı değil, bu paranın getirdiği tehlikeli gücü de mercek altına aldı. Servet yoğunlaşması, demokrasiyi tehdit eden bir "siyasi tahakküm" yaratıyor.

  • Siyasette 4000 Kat Avantaj: Bir milyarderin siyasi bir makama gelme veya kararları doğrudan etkileme ihtimali, sıradan bir vatandaşa göre 4.000 kat daha fazla.
  • Medya Onların Kontrolünde: Jeff Bezos’un Washington Post, Elon Musk’ın X/Twitter gibi konvansiyonel ve dijital medya sahipliği örnekleriyle birlikte, dünyadaki büyük medya şirketlerinin yarısından fazlası artık doğrudan milyarderlerin kontrolüne geçmiş durumda. Bu durum, insanların neyi, nasıl öğreneceğine de bu küçük azınlığın karar vermesi anlamına geliyor.

Kaynak: Kanal 6 Haber