EKONOMİ

Değer artış payı nedir? Kim öder, kim muaf?

Son dönemde imar düzenlemeleri, kentsel dönüşüm projeleri ve plan değişiklikleriyle birlikte “değer artış payı” kavramı da en çok merak edilen kavramlardan biri haline geldi. Pek çok vatandaş bu uygulamanın ne anlama geldiğini ve nasıl etkileneceğini araştırıyor.

Değer artış payı; kısaca taşınmazı etkileyen herhangi bir imar değişikliğinden kaynaklanan, gayrimenkulün eski değeri ile yeni değeri arasında olan artıştır.

Plan değişikliğiyle oluşan söz konusu rantın kamu yararına dönüştürülmesi amacı ile devlette payını almaktadır.

KİMLER ÖDÜYOR?

Değer artış payı, imar planı değişikliği sonucu taşınmazın emsalinin artması, kullanım amacının değişmesi ya da yapılaşma hakkının genişlemesi durumunda gündeme geliyor. Uygulama, arsa ve arazi sahiplerinin yanı sıra bazı durumlarda bina sahiplerini de kapsayabiliyor.

KİMLER MUAF?

Mevzuata göre; sosyal donatı alanları, kamu hizmeti amacıyla yapılan düzenlemeler ve bazı dönüşüm projeleri değer artış payından muaf tutulabiliyor. Ayrıca düşük gelirli vatandaşları kapsayan projelerde istisnalar uygulanabiliyor.

VATANDAŞ BELİRSİZLİKLER YÜZÜNDEN TEDİRGİN

Uzmanlara göre değer artış payı uygulaması, kavramsal olarak kamu yararını hedeflese de, yeterince açık anlatılmadığı için vatandaşta belirsizlik yaratabiliyor. Özellikle “beklenmedik ödeme” endişesi, uygulamanın en çok eleştirilen yönleri arasında yer alıyor.

Şehircilik uzmanları ise şeffaf, öngörülebilir ve eşit uygulanan bir sistemin hem mülkiyet hakkını koruyacağını hem de kentlerin daha adil gelişmesine katkı sağlayacağını belirtiyor.

YAKLAŞIK 6 SENEDİR HAYATIMIZDA

Bu çerçevede Değer Artış Payı (DAP) mekanizması ilk kez 12 Şubat 2020’de yayımlanan yönetmelikle uygulamaya girdi. Ancak yönetmelik, uygulamada yarattığı sorunlar ve Anayasa Mahkemesinin ölçülülük ilkesine ilişkin iptal kararları nedeniyle 2025 yılında yeniden düzenlenerek kapsamlı değişiklikler yapıldı.

Yönetmeliğin ilk hâlinde, artışın %100’ünün kamuya bırakılması tartışmalara yol açmıştı. Anayasa Mahkemesi’nin makuliyet ve ölçülülük ilkelerine aykırılık gerekçesiyle bazı maddeleri iptal etmesinin ardından, 22 Kasım 2025 tarihinde önemli değişikliklere gidildi ve kamu payı %100’den %90’a indirildi. Eski düzenlemede yer almayan ayrıntılar bu düzenleme ile daha net hâle gelmiş oldu.