Küresel ekonomide teknolojinin ve savunma sanayisinin kalbini oluşturan madenlerin tedarik zinciri yeniden şekillenirken, Türkiye piyasa yapıcı bir rol üstlenmek için yasal altyapıyı tamamlıyor. Basın mensuplarıyla bir araya gelen TMD Başkanı Mehmet Yılmaz, Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) resmi başvurunun yapıldığını belirterek "Maden borsasıyla üretici ve yatırımcı için daha öngörülebilir piyasa derinliği oluşturulması ve riskin azaltıldığı bir alım-satım zemini sağlanması hedefleniyor." dedi

"ÇEYREK ALTIN İÇİN BİLE İTHALATA MAHKUMUZ"

Borsa hazırlıkları sürerken, altının ons fiyatının 5 bin dolar bandına yerleşmesinin Türkiye gibi ithalatçı ülkeler için ciddi bir risk oluşturduğu belirtiliyor. Yılmaz, altındaki 100 dolarlık artışın cari açığa 400 milyon dolar negatif yansıdığını vurgulayarak üretim ve tüketim makasındaki çarpıcı tabloyu şu sözlerle anlattı:

"Biz 28 ton üretirken sadece Darphane 2025'te 49,7 ton ziynet ve sikke altın bastı. Yani devletin bastığı 'çeyrek altın' için bile kendi üretimimiz yetmiyor, ithalata mahkumuz. 2025'te toplam 126,3 ton altın ithal ettik."

Dünya Altın Konseyi verilerine göre yatırım amaçlı talebin mücevheri geçtiğini belirten Yılmaz, "Bu eğilim artan belirsizlik algısından besleniyor. Merkez Bankası'nın rezervlerinde halihazırda yaklaşık 121 milyar dolar karşılığı altın bulunuyor." dedi. Öte yandan gümüş ithalatı da güneş paneli ve elektronik sanayisindeki büyümenin etkisiyle iki kat artarak 860 tona ulaştı.

AFRİKA VE ORTA ASYA'DA DEVLET DESTEKLİ OPERASYONLAR

Türkiye'nin madencilik stratejisinin yurt dışı ayağında ise devletten devlete (G2G) anlaşmalar öne çıkıyor. Yılmaz, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü'nün (MTA) sınır ötesi operasyonlarına dikkat çekerek şunları söyledi:

"Nijer, Sudan, Somali ve Özbekistan ile anlaşmalar imzalandı. MTA Özbekistan’da gümüş ve tungsten arıyor, Nijer'de ise altın üretimine geçmeye hazırlanıyor. Devletin işletmeci rolünden ziyade güçlü bir denetleyici ve düzenleyici konumda olması daha doğru bir yaklaşım."

"POTANSİYELİMİZ TRİLYON DOLARLAR SEVİYESİNDE"

Maden sektörünün toplam ihracatının Çin'deki gayrimenkul krizine rağmen yüzde 3,4 artışla 6,2 milyar dolara yükseldiğini belirten Yılmaz, İspanya ve ABD pazarlarındaki artışla dengeyi sağladıklarını ifade etti. Sektörün Türkiye ekonomisindeki yerini özetleyen Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

"Madenciliğin gayrisafi yurt içi hasıla içindeki payı yaklaşık yüzde 1 seviyesinde olduğu için sesimizi duyurmakta zorlanıyoruz ama ihracatımız 6 milyar doları aştı, potansiyelimiz trilyon dolarlar seviyesinde. Tarımdan sonra ikinci stratejik sektör madenciliktir."

Kaynak: Kanal 6 Haber