TBMM Genel Kurulu'nda Karayolları Trafik Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin maddeleri üzerine görüşmeler devam ediyor.

Genel Kurul'da söz alan DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık, Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin konuşarak şu ifadeleri kullandı:

Rojava dediğimiz yer, orada bir cehennem hayatı yaşanıyor. Orada cihatçılar, halkları katlediyorlar. Oradaki cihatçılar kelle avcıları. Aslında tarih sizin kapınızın önüne çok önemli bir fırsatı getirdi, koydu. Geldi geldi dedi ki kendi sorununuzu çözün. Ve bir yıldır bakın hatta bir yıl da aşkın bir süredir silahsız bir dönem yaşanıyor Türkiye'de. Çatışma yok, silah yok, şiddet yok, ölüm yok, kan yok. Size siyaset dünyasına sesleniyor. Sorununuzu barışçıl bir şekilde çözün. Türkiye'ye böyle tarihi bir fırsat geldi. Ama ne yazık ki Türkiye bunu değerlendirmiyor

"KÜRTLERLE BARIŞACAKSANIZ BİZE PARMAK SALLAMAYIN"

Sakık, sözlerini şöyle sürdürdü:

Türkiye'nin yöneticileri halklarla diyalog kurup müzakere kurmak yerine Ortadoğu bataklığında o cihatçı, o kelle avcıları, o IŞİD artıkları, El Kaide artıkları onlarla diyalog kuruyor. Buralardan bir sulh çıkmaz, buralardan bir barış çıkmaz. Bu topraklara bir kardeşlik gelmez. Bu ülkeyi yönetenler ikide bir grup toplantılarında veyahut da yaptığınız açıklamalarda bizleri, Kürtleri tehdit etmeyin. Kürtlerle barışacaksanız bırakın tehdit dilini, bize parmak sallamayın. Biz hiçbir yerde hiçbir zaman kimseye parmak sallamadık ve biz barış istiyoruz. Biz size bir yol öneriyoruz. Parmak sallayacağınıza Kürtlerle diyalog kurun, müzakere kurun. Siz 1920'lerde Kürtlere 'Bu topraklar sizin, bizim anayurdumuz' dediniz. Sonra 1924'lerde bunları reddettiniz. O gün bugündür bu kavgalar devam ediyor. Siz hala barış yerine 'ya Kürtlerle aslında bin yıllık kardeşliğimiz var' ortada hiçbir şey yok... Ama Kürt'ün dili yasak. Kürt'ün kimliği yasak. Kürt demek suç. Bunu bildiğiniz halde bir de dönüp bize diyorsunuz ki 'Rojava'yla ilgili niye söz söylüyorsunuz?' Ya Rojava'daki insanlar bizim kardeşimiz. Siz anlamıyor musunuz? Onlara zulüm politikaları uygulanırken biz yerli yerimizde oturmalı mıyız? Ne yapmalıyız? Sizin ne işiniz var Rojava'da? Sizin ne hakkınız var Rojava'da? Eğer kardeşse bizim kardeşimiz. Sizin orada herhangi bir bağınız yok. Aslında bu soruyu kendinize sormalısınız.

"BU DİL SİZE NE ETTİ ALLAH AŞKINA?"

Bakın Sayın Cumhurbaşkanı gittiği her yerde Kosova'da, Arnavutluk'ta, Yunanistan'da, Kıbrıs'ta, Doğu Türkistan'da, Uygur'da, her tarafta 'Aman aman' diyor. 'Ana dilinizi unutmayın' diyor. 'O bir asimilasyondur' diyor. Peki yanı başında birlikte yaşadığınız halkın diline neden saygı duymazsınız? Bu dil size ne etti Allah aşkına? Birlikte bu cumhuriyeti inşa etmedik mi? Birlikte bu vatanı inşa etmedik mi? Nedir hala bu düşmanlık. Yetmiyor burası. Dönüyorsunuz. Rojava'da bunları söylüyorsunuz. Bizimkisi parmak sallamak değil. Doğru yolu size gösteriyoruz. Doğru yoldan sulh çıkar. Doğru yoldan barış çıkar. İşte bu doğru yolu size söyleyenler, gösterenler burada. Bu diyaloğu, bu müzakereyi birlikte yapın, başlatın. İkide bir bize dönüp diyordunuz ya 'İsrail'den iş tutuyorlar.' İsrail'den kim iş tuttu? Kim gitti Fransa'da antlaşmalar yaptı. Kim gitti Suriye'nin topraklarına, Golan tepelerine, İsrail bayraklarını kim dikti? İsrail geldi orada Suriye'nin göbeğinde bakanlığı bombaladı. Gücünüz yetti mi? Yok. Gücünüz kime yetiyor? Oradaki Aleviye.

"BIKTIK SENİN SESİNDEN"

Sakık'ın konuşması sırasında, İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu araya girdi.

Sakık, Türkoğlu'nun sözlerinin ardından "Yeter bıktık senin sesinden. Buralara çıkıp, ikide bir bize hakaret, küfür etmeyin. Sizin yedi ceddinize boyun eğmedik" ifadelerini kullandı.

Sakık'ın kürsüden İYİ Parti sıralarına yönelmesiyle Genel Kurul'da tansiyon yükseldi.

Sakık, "Bu halkın üzerinden sürekli siyaset yapıyorsunuz. Sürekli bu halkı tetikliyorsunuz. Ne istiyorsunuz? Yorulduk sizden be. Yeter. Edepsizler. Irkçılığınızdan yorulduk. Bize hakaret etmeyin" dedi.

BİRBİRLERİNİN ÜZERİNE YÜRÜDÜLER

Kürsüdeki konuşmasını bitiren Sakık yerinde döndüğü esnada tartışma alevlendi. İYİ Parti ve DEM Parti milletvekilleri sıralarından kalkarak birbirinin üzerine yürüdü.

"HER KÜRSÜYE ÇIKTIĞINDA PROVOKASYON YAPMAK İÇİN KENDİNİ PLANLAMIŞ"

Yaşanan tartışma kürsüye İYİ Parti Manisa Milletvekili Şenol Sunat'ın çıkmasıyla tekrar alevlendi.

Sunat, "Biraz önce çıkan hatip, her çıktığında kürsüye provokasyon yapmak üzere kendini planlamış ve programlamış. Yazıklar olsun sana. Senin benden eksiğin ne Sırrı Sakık? Türkiye Cumhuriyeti milletvekili olarak utanmalısın. Yazıklar olsun size. Nedir istediğiniz" dedi.

SUNAT İLE BULDAN TARTIŞTI

Sunat'ın sözleri üzerine TBMM Başkanvekili Pervin Buldan araya girerek, "Sayın Sunat böyle hitap edemezsiniz. Kimseye hakaret etmeyin" diye uyarıda bulundu.

Sözlerine devam eden Sunat şu ifadeleri kullandı:

Hiç durmadan şu kürsüye çıkıp, 'Kürt illeri', 'Kürdistan' diyemezsiniz. Burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Siz kim oluyorsunuz? Buna hakkınız yok. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, üniter ve ulus devlettir. Buna hakkınız yok. Utanın. Çoğunlukla susuyoruz ama susmayacağız. Bu milletin sinir uçlarına dokunuyorsunuz. Bu milleti rahatsız ediyorsunuz, hakkınız yok. Kürt düşmanlığı asla yapmadık. Kürt kardeşlerimizi sizin tahakkümünüzden kurtaracağız. Sizin pis emellerinizden kurtaracağız. Ondan emin olun. Siz Kürtlerin temsilcisi olamazsınız. Siz milletin temsilcisi olamazsınız. Ondan emin olun. Yeter artık. Olay çıkarmak için uğraşıyorsunuz. Sizi muhatap olarak kabul etmiyoruz. Siz Türkiye partisi olmadığınız müddetçe, hiçbir şey olmaz sizden. Fazla konuşmayın. Sizi Türk milleti görüyor. Rezilliklerini görüyor. İnsanlarınıza nasıl davrandığını görüyor. Siz PKK'nın siyasal uzantısısınız. Ondan emin olun. Siz bir siyasi uzantısınız. Siz örgütün temsilcisisiniz burada maalesef

"HADDİNİZİ BİLECEKSİNİZ"

TBMM Başkanvekili Buldan tekrar araya girerek, "Böyle hitap edemezsiniz. Böyle hitap ederseniz mikrofonunuz kapatırım. Bir partiye sataşmadan başka bir şey yapmıyorsunuz. Siz konuşmanızı yapın" dedi.

Tartışmanın devam ettiği sırada İYİ Parti sıralarından Buldan'a laf atılması üzerine ise Buldan, "Haddinizi bilin. Hadi oradan. Konuşmayın. Haddinizi bileceksiniz" sözlerini kullandı.

TARTIŞMA KARŞILIKLI LAF DALAŞINA DÖNDÜ

Sunat'ın "Böyle bir şey yok" demesi üzerine Buldan, "Konuşma" diyerek karşılık verdi. Sunat ise "Sen kimsin bana el kol yapıyorsun?" sözleriyle devam edince Buldan, "Yaparım, daha fazlasını da yaparım" dedi. Sunat ise "Bu ne terbiyesizlik be. Yapamazsınız" diye konuştu.

TBMM Başkanvekili Buldan, gerginliğin dinmemesi üzerine Genel Kurul'a beş dakika ara verdi.