Kendi devre mülkünü kiraya vererek aidat ve ilan masraflarını çıkarmak isteyen binlerce vatandaşı yakından ilgilendiren hukuki süreç netleşti. Hazine ve Maliye Bakanlığı birimleri tarafından verilen son görüşe göre, devre mülk kiralamalarından elde edilen kazançların vergilendirilmesinde "ticari süreklilik" ve "istisna sınırları" belirleyici rol oynuyor. Özellikle konaklama vergisi konusunda devre mülk sahiplerini rahatlatan bir karar çıkarken, gelir vergisi tarafında ise rakamlar güncellendi.
DEVRE MÜLK KİRALAMALARI GAYRİMENKUL SERMAYE İRADI SAYILIYOR
Hukuki açıdan mesken olarak kullanılmaya elverişli bir yapı üzerinde kurulan müşterek mülkiyet payına bağlı bir irtifak hakkı olan devre mülkler, vergi mevzuatı açısından doğrudan gayrimenkul kategorisinde değerlendiriliyor. Bu hakların başkalarına kullandırılması karşılığında alınan bedeller, Gelir Vergisi Kanunu kapsamında "gayrimenkul sermaye iradı" yani halk arasındaki tabiriyle kira geliri olarak kabul ediliyor. Eğer kiralama işlemi herhangi bir ticari organizasyon olmaksızın, sadece şahsi bir tasarruf olarak yapılıyorsa bu kazançlar yıllık beyanname verme sınırlarına tabi tutuluyor.
2024 YILI İÇİN KRİTİK BEYAN SINIRLARI AÇIKLANDI
Kira gelirinin beyan edilip edilmeyeceği, paranın kimden tahsil edildiğine göre değişiklik gösteriyor. Şayet devre mülk hakkı, vergi tevkifatı yapmak zorunda olan bir şirkete veya kuruma kiraya verilmişse, 2024 yılı için 230 bin liralık beyan sınırı baz alınıyor. Ancak kiralama doğrudan şahıslara yapılmışsa ve herhangi bir vergi kesintisi (stopaj) söz konusu değilse, bu durumda çok daha düşük bir limit olan 13 bin liralık istisna sınırı devreye giriyor. Bir takvim yılı içerisinde elde edilen toplam kiranın bu tutarları aşması durumunda, vatandaşların mutlaka yıllık gelir vergisi beyannamesi vererek vergisini ödemesi gerekiyor.
KONAKLAMA VERGİSİNDE DEVRE MÜLK SAHİPLERİNE MÜJDE
Son yıllarda turizm sektöründe tartışma konusu olan konaklama vergisi hususunda ise devre mülk sahipleri için sevindirici bir açıklama yapıldı. Normal şartlarda otel, motel ve tatil köyü gibi tesislerde sunulan geceleme hizmetleri bu vergiye tabi tutulurken, şahısların kendi devre mülklerini kiraya vermesi bu kapsamın dışında bırakıldı. Herhangi bir ticari organizasyon ve işletme belgesi olmaksızın yapılan bu bireysel kiralamalar, bir "tesis hizmeti" sayılmadığı için konaklama vergisi doğurmuyor. Böylece vatandaşlar, kira geliri üzerinden beyanname sınırına takılmadıkları sürece ek bir vergi yüküyle karşılaşmayacaklar.




