Diyanet İşleri Başkanlığı, 17 Nisan 2026 tarihli "Birbirimize Kenetlenelim, Sorumluluklarımızı İdrak Edelim" başlıklı Cuma hutbesini paylaştı. Hafta içinde öğretmen ve öğrencilere yönelik gerçekleşen saldırıların yarattığı derin üzüntünün gölgesinde hazırlanan hutbede, toplumsal dayanışma ve ailevi sorumluluklar mercek altına alındı.
"KÖTÜLÜĞÜN İÇİMİZİ KARARTMASINA FIRSAT VERMEYELİM"
Hutbenin girişinde, eğitim camiasına yönelik saldırılarda hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara şifa dilenirken; yaşanan elem verici hadiselerin ancak "milletçe kenetlenerek" aşılacağı vurgulandı. Müslümanların bir binanın tuğlaları gibi birbirine bağlı olması gerektiği hatırlatılarak, sağduyu ve barış ikliminin korunması çağrısında bulunuldu.
"Bugünler, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, "Müminin mümine karşı durumu, bir parçası diğer parçasını sımsıkı kenetleyip tutan binalar gibidir" buyurduğu üzere, milletçe kenetlenme, acıları ve hüzünleri paylaşma, barış ve huzur iklimini muhafaza etme günleridir. Yüce Rabbimizin merhametine, devletimizin basiretine, milletimizin sağduyusuna güvenme günleridir."
Acımız çok büyük. Ancak, dün olduğu gibi bugün de millet olarak el ele, gönül gönüle verip bütün sıkıntılarımızın üstesinden gelebilir, dertlerimize derman olabiliriz. Yeter ki, kötülüğün içimizi karartmasına, birbirimize olan güvenimizi sarsmasına fırsat vermeyelim. Evlatlarımızın; vatan ve mukaddesatına bağlı, imanlı ve ahlaklı bir insan olarak yetişmeleri için daha fazla gayret gösterelim.
"GÜNÜMÜZDE ÇOCUKARIMIZ ÇOK YÖNLÜ BİR KUŞATMA ALTINDADIR"
Hutbede, günümüz gençliğinin karşı karşıya olduğu modern tehditlere geniş yer ayrıldı. Çocukların; dijital bağımlılık, zararlı alışkanlıklar ve olumsuz bir iletişim diliyle "çok yönlü bir kuşatma" altında olduğu belirtildi. Bu durumun yavrularımızı öz değerlerine yabancılaştırdığı ve zihinlerini kirlettiği ifade edildi:
"Günümüzde çocuklarımız, çok yönlü bir kuşatma altındadır. Dijital bağımlılıklar, zararlı alışkanlıklar, bilinçsiz tüketim anlayışı, olumsuz iletişim dili evlatlarımızın ruh ve gönül dünyalarını bulandırmaktadır. Hayatın pek çok alanına etki eden bu problemler, yavrularımızı değerlerimize yabancılaştırmakta, onların tertemiz zihinlerini kirletmekte ve kalplerini karartmaktadır."
TOPLUMUN TÜM KESİMLERİNE ÇAĞRI
Diyanet, toplumsal yozlaşma ve şiddet sarmalına karşı toplumun tüm kesimlerini göreve çağırdı.
"Dolayısıyla; anne ve babalar, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, hukukçular, medya mensupları, sanatçılar, yapımcılar, akademisyenler, hocalar, öğretmenler, hâsılı millet olarak hepimiz, her zamankinden daha fazla sorumluluklarımızın idrakinde olalım."
ŞİDDET OYUNLARINA DİKKAT ÇEKİLDİ
Ebeveynlere yönelik hayati uyarılarda bulunulan metinde, çocukların dijital mecralarda geçirdikleri vaktin ve arkadaş çevrelerinin mutlak suretle takip edilmesi gerektiği belirtildi. "Yavrularımızı şiddet içerikli oyunların insafına bırakmayalım" denilirken, ailenin çocuk için "sığınılacak ilk güvenli liman" olması gerektiğinin altı çizildi:
"Yüce Rabbimizin tertemiz fıtratla yarattığı ve bizlere emanet ettiği çocuklarımızın ellerinden tutalım, sığınabilecekleri ilk limanın aileleri olduğunu onlara hissettirelim. Çocuklarımızın kimlerle arkadaşlık ettiklerine, dijital mecralarda nasıl vakit geçirdiklerine dikkat edelim. Yavrularımızı; batıl akımların, şiddet içerikli oyunların insafına bırakmayalım."
Hutbe, Tahrim Suresi’nde yer alan "Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun..." ayetiyle son bulurken, tüm Türkiye’ye birlik ve beraberlik duasıyla veda edildi.