Pop müzik listelerini altüst eden, yeni canlı albümü 'Dua Lipa – Live From Mexico' ile gündemden düşmeyen ve James Bond filminin yeni jenerik müziği için en güçlü adaylar arasında gösterilen Dua Lipa, kültürel aktivizm alanında devrim niteliğinde bir projeyi hayata geçirdi. Ünlü sanatçı, Portekiz'in Porto şehrinde bulunan ve dünyanın en ikonik kitabevlerinden biri olan tarihi Livraria Lello bünyesinde tamamen "yasaklı ve sansürlenmiş kitaplara" adanmış özel bir kütüphane açtı.
Yeni uluslararası kitap festivali BABELL – City of Books kapsamında açılışı yapılan "Manifesto Kütüphanesi" (The Manifesto Library), geçici bir sergi olmanın ötesinde, tarihi kitabevinin kültürel oditoryumunda kalıcı olarak varlığını sürdürecek. Kütüphane; güce, sansüre, dışlanmaya ve toplumsal tabalara kafa tutan edebi eserlerin koruma kalkanı olmayı hedefliyor.
"BAZEN YAPABİLECEĞİNİZ EN YIKICI ŞEY BİR KİTAP OKUMAKTIR"
Projenin kendisi için yıllardır süregelen bir misyonun sonucu ve "rüya gibi bir ortaklık" olduğunu belirten Dua Lipa, daha önce kurduğu Service95 Kitap Kulübü ile yazarlar ve okurlar için küresel bir çatı oluşturmayı amaçladığını hatırlattı. Dünyayı okumanın insanları birbirine yakınlaştırdığını ancak herkesin bu yakınlaşmandan memnun olmadığını vurgulayan ünlü sanatçı, açılış konuşmasında şu çarpıcı ifadeleri kullandı:
"Burada soru soran ya da sorgulanan yüz kitap bulacaksınız. Bazıları ırk veya cinsellik temaları nedeniyle okul bölgelerinde yasaklandı. LGBTQIA+ okuyucular için yazılan diğerlerinin sergilenmesi kısıtlandı. Hatta bazı durumlarda, yazarlar yazdıkları kelimelerin bedelini hayatlarıyla ödedi. Bu kütüphane; gözden kaybolan kitaplara, cesaretleri gücün ve kontrolün yapılarını ifşa eden yazarlara ve hangi kitabı okuyabileceklerinin söylenmesini reddeden okurlara adanmış bir tapınaktır. Ziyaret edip bu raflarda neyin yer alması gerektiğine kendiniz karar verin. Çünkü bazen yapabileceğiniz en yıkıcı şey bir kitap okumak ve ardından onun hakkında konuşmaktır."
DÖRT TEMEL SÜTUN: GÜÇ, KONTROL, SES VE HAFIZA
Livraria Lello’nun yeni kültürel oditoryumunda yer alan Manifesto Kütüphanesi, ilk etapta dünya edebiyatından özenle seçilmiş yaklaşık 100 yasaklı esere ev sahipliği yapıyor. Kütüphanedeki seçki ve yerleşim planı, sansürün doğasını ve edebiyatın direnişini simgeleyen dört ana tema etrafında şekilleniyor:
-
Güç: Otoriteye ve kurulu düzene meydan okuyan edebi başkaldırılar.
-
Kontrol: Toplumsal baskı mekanizmalarını ve sansürün sınırlarını ifşa eden eserler.
-
Ses: Azınlıkların, dışlanmışların ve susturulmak istenen toplulukların çığlığı.
-
Hafıza: Tarihten silinmek istenen gerçekleri ve toplumsal hafızayı diri tutan kitaplar.
Kütüphanenin daimi raflarında yer alan ilk eserler arasında, distopik edebiyatın başyapıtlarından Margaret Atwood imzalı "Damızlık Kızın Öyküsü" (The Handmaid’s Tale) ve Reginald Dwayne Betts’in büyük ses getiren "Felon" adlı eseri bulunuyor. Ayrıca, yazdığı kelimeler nedeniyle yıllarca radikal grupların ve devletlerin hedefi haline gelen Salman Rushdie ile Nobel ödüllü ünlü yazar Olga Tokarczuk’un sansüre uğramış seçkin eserleri de okuyucularla buluşuyor.