Pedofili ağı ve seks kaçakçılığı suçlamalarıyla cezaevindeyken intihar eden Jeffrey Epstein hakkındaki karanlık bulutlar dağılmıyor. 2024 ve 2026 yılları arasında kamuoyuna açıklanan son mahkeme belgeleri, Epstein’ın sadece bir suç ağı değil, aynı zamanda korkunç bir "iz kaybettirme" mekanizması kurmuş olabileceğine dair ürpertici iddiaları gündeme taşıdı.

KİMYASAL İMHA İDDİASI SOSYAL MEDYAYI SALLADI

Son dönemde dijital platformlarda ve bazı araştırma raporlarında yayılan en sarsıcı iddia; Epstein’ın çocuk kurbanların cesetlerini yok etmek amacıyla 330 galon sülfürik asit sipariş ettiği yönünde. Bu miktar, yaklaşık 1.250 litreye tekabül ediyor ve endüstriyel boyutta bir imha kapasitesine işaret ediyor. İddialar, Epstein’ın malikanelerinde ve özel adasında yürüttüğü faaliyetlerin dehşet verici boyutlarını bir kez daha tartışmaya açtı.

BELGELER NE DİYOR? GERÇEK Mİ, KURGU MU?

Usta bir haberci perspektifiyle bakıldığında, 2024-2026 döneminde açıklanan binlerce sayfalık resmi mahkeme tutanaklarında, Epstein’ın mülklerine yapılan sevkiyatlar ve mali kayıtlar titizlikle inceleniyor. Bazı adli tıp uzmanları ve bağımsız araştırmacılar, kimyasal siparişlerin "temizlik" veya "havuz bakımı" adı altında gizlenmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Ancak, 330 galon gibi devasa bir miktarın doğrudan "ceset eritme" amacıyla sipariş edildiğine dair henüz kesinleşmiş ve mahkemece tescillenmiş bir fatura veya tanık beyanı bulunmuyor.

ADLİ TIP UZMANLARI: "BU MİKTAR BİR MEZBAHA İÇİN BİLE FAZLA"

Konuyla ilgili görüş bildiren uzmanlar, bu kadar yüksek miktarda sülfürik asidin depolanmasının ve kullanılmasının profesyonel bir tesis gerektirdiğine dikkat çekiyor. Eğer iddialar kanıtlanırsa, Epstein’ın sadece bir istismar ağı değil, aynı zamanda "faili meçhul" cinayetler silsilesini gizlemek için sistematik bir kimyasal imha merkezi kurduğu teyit edilmiş olacak.

DOSYA KAPANMADI: YENİ İSİMLER VE KANITLAR YOLDA

Brüksel’den Washington’a kadar uzanan siyasi baskılara rağmen, Epstein davasına dair sızıntılar durmak bilmiyor. FBI ve New York savcılığının elindeki dijital verilerin analizi devam ederken, bu tarz "kimyasal imha" iddialarının önümüzdeki dönemde yeni tanık ifadeleriyle desteklenip desteklenmeyeceği merakla bekleniyor.

DOĞANIN EN TEHLİKELİ KİMYASALLARINDAN BİRİ: SÜLFÜRİK ASİT NEDİR VE NE İŞE YARAR?

Sülfürik asit, sanayide "zaç yağı" olarak da bilinen, $H_{2}SO_{4}$ kimyasal formülüne sahip, son derece aşındırıcı ve yakıcı bir mineral asittir. Gübre üretiminden maden işlemeye, pil imalatından petrol rafinerisine kadar devasa bir kullanım alanına sahip olan bu madde, suyla temas ettiğinde çok yüksek bir ısı açığa çıkarır. Organik maddelerle (deri, et, kemik) temas ettiğinde ise proteinleri ve yağları hızla parçalayarak dokuları kömürleşmiş bir kalıntıya dönüştürecek kadar yıkıcı bir güce sahiptir. Bu ekstrem çözücü etkisi nedeniyle, maalesef adli tıp vakalarında ve korkunç suç senaryolarında bir "delil yok etme aracı" olarak da gündeme gelmektedir.