Askeri teknolojide sınırları zorlayan ABD, taşınabilir nükleer enerji konusunda devrim niteliğinde bir testi başarıyla tamamladı. ABD Savunma Bakanlığı'nın yürüttüğü "Janus" programı kapsamında, daha önce eşi benzeri görülmemiş bir kargo uçuşu gerçekleştirildi.
KALİFORNİYA'DAN UTAH'A TARİHİ TESLİMAT
Bu sıra dışı görevde, Valar Atomics şirketi tarafından özel olarak geliştirilen "Ward250" modeli nükleer reaktör başroldeydi. 5 megavat (MW) gücündeki bu portatif reaktör, uçuş güvenliği prosedürleri gereği "yakıtsız" bir şekilde dev kargo uçağına yüklendi. Kaliforniya’daki March Hava Rezerv Üssü’nden havalanan C-17 Globemaster III, devasa kargosunu Utah’taki Hill Hava Kuvvetleri Üssü’ne sorunsuz bir şekilde nakletti.
KÜÇÜK BİR KASABAYI TEK BAŞINA AYDINLATACAK
Taşınabilir yapısıyla dikkat çeken Ward250 reaktörü, boyutuna kıyasla muazzam bir enerji potansiyeli barındırıyor. 24 saatlik süre zarfında yaklaşık 120 megavatsaat (MWh) elektrik üretebilen bu sistem, küçük bir kasabanın tüm enerji ihtiyacını tek başına karşılayabilecek kapasiteye sahip. Uçağın inebileceği yeterli uzunlukta bir piste sahip olan dünyanın herhangi bir noktasına hızla ulaştırılabilmesi, bu teknolojiyi eşsiz kılıyor.
AFETLERDE VE ASKERİ OPERASYONLARDA YENİ DÖNEM
Gökyüzünden indirildiği anda enerji üretebilecek şekilde tasarlanan bu teknoloji, hem askeri hem de insani yardımlar için devasa bir potansiyel taşıyor. Uzak askeri üslerin enerji ihtiyacını karşılamanın yanı sıra, deprem veya kasırga gibi yıkıcı doğal afetlerin ardından elektriksiz kalan felaket bölgeleri için de hayati bir kurtarıcı olacak.
Uzmanlar, Ward250'nin teknik altyapısının son derece gelişmiş olduğunu belirtiyor. Sistemin, Tristructural-Isotropic (TRISO) nükleer yakıtıyla çalışan bir Yüksek Sıcaklıklı Gaz Soğutmalı Reaktör (HTGR) olarak tasarlandığı ifade ediliyor.