NATO'nun 1949'daki kuruluşundan sadece üç yıl sonra İttifak'a katılan Türkiye'nin bugüne kadar karşılaştığı tüm zorlukları karşılıklı vefa ilkesiyle aştığını belirten Duran, Türkiye'nin taşıdığı stratejik önemin altını çizdi. Duran, "Ülkemiz, jeostratejik konumu, askeri kapasitesi ve caydırıcılık unsurlarıyla Soğuk Savaş'tan günümüze NATO'nun kolektif savunma mimarisinde vazgeçilmez bir merkez ülke ve jeopolitik denge unsurudur." ifadelerini kullandı.

YENİ NESİL TEHDİTLER VE YERLİ SAVUNMA TEKNOLOJİLERİ

Klasik devletler arası çatışmaların yerini artık hibrit tehditlere bıraktığını hatırlatan İletişim Başkanı, NATO'nun 2030 vizyonu doğrultusunda siber güvenlikten yapay zekaya kadar birçok yeni nesil riski resmi tehdit kapsamına aldığını aktardı.

Türkiye'nin bu yeni döneme hızla adapte olduğunu vurgulayan Duran, insansız sistemler, hava savunma çözümleri ve deniz platformları gibi alanlardaki yerli yatırımlarla Türkiye'nin NATO'nun sahadaki en güçlü uygulayıcılarından biri olduğunu kaydetti. Ayrıca yapay zeka destekli dezenformasyon, psikolojik harp ve algı operasyonlarına karşı da proaktif bir kurumsal mücadele yürütüldüğünü sözlerine ekledi.

Duran Türkiye Nato'nun Vazgeçilmez Denge Unsuru (3)

"BAĞIMSIZ DIŞ POLİTİKA, GÜÇLÜ MÜTTEFİKLİK"

Türkiye'nin bağımsız karar alma mekanizması ile İttifak sorumluluklarını dengeli bir şekilde yürüttüğünü ifade eden Duran, bu duruşu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın şu sözleriyle özetledi: "Biz kendi bağımsız dış politikamızı izlerken müttefiklik ruhu içinde NATO'ya gerekli katkıları vermeye devam edeceğiz."

GÖZLER 2026 ANKARA NATO ZİRVESİ'NDE

Duran'ın gündeminde, bu yıl başkent Ankara'da gerçekleştirilecek olan tarihi zirve de vardı. 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde düzenlenecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak olmanın büyük bir önem taşıdığını belirten Duran, bu dev organizasyonun Türkiye'nin İttifak içindeki ağırlığını bir kez daha tüm dünyaya göstereceğini ifade etti.

Kaynak: AA