Futbolumuzun en ikonik isimlerinden olan Ümit Milli Takım teknik direktörü Egemen Korkmaz; Türkiye Futbol Federasyonu tarafından yayımlanan Tam Saha dergisine verdiği röportajda; Ümit Milli takımın hedeflerini, oyuncu seçim kriterlerini, Ümit Milli takım oyuncularının kendi takımlarında az süre almasını ve A Milli Takım teknik direktörü Montella ile olan ilişkilerini anlattı.
Egemen Korkmaz’ın Tam Saha dergisine verdiği röportajdan satır başları...
“BURASI MİLLİ TAKIM...”
Göreve geldiğiniz günden bu yana Ümit Millî Takım'da ne gibi kazanımlar elde ettiniz? Avrupa Şampiyonası elemelerinde maç fazlasıyla liderlik koltuğunda oturuyorsunuz. Bu başarıyı nasıl açıklarsınız?
Aslında çok bariz ve net yakalamak istediğimiz iki şey vardı. Taktiksel tarafı bu işin olmazsa olmazı. İşin savunma tarafı, hücum tarafı... Birçok parametre var. Bunların hepsi olmazsa olmaz. Bunları kenara alarak söylüyorum. İlk söyleyeceğim şey; aslında karakteristik olarak bir yapı kazandırmak istedik. Devamlı isteyen ve vazgeçmeyen bir oyuncu profiliyle mücadele etmek istedik ve bunu takımın geneline, bütününe yansıtmak istedik. Bunu yakaladık gibi. Dışarıya çıktığımda bana ilk söylenen şey aslında bu. Bu işin bazı şeylerini değiştirdik. Bizler de farkındayız. Oyuncular buna karşılık verdiler. Ama ilk göze çarpan şey aslında bu vazgeçmeyen yapı. Oyunun içinde, her anında arkadaşlara da aynı şeyi söylüyoruz. Oyunun anları, bölümleri var. Bazen yenik duruma düşüyorsunuz, bazen öne geçiyorsunuz. Bu anları doğru oynamak lazım. Ama temelde yakalamak istediğimiz; hiçbir zaman oyundan vazgeçmeyen, son ana kadar oyun disiplininden kopmayan bir yapıydı. İki hazırlık maçını da bu işin içine katarsanız yakaladığımız en önemli şey buydu. Haziran döneminde geldik. Hızlı gelişti, kadroyu açıkladık, daha sonrasında bize geri dönüşler oldu. Oyuncularla iletişim kuruyorsunuz, temaslarınız oluyor. Açık konuşacağım, oyuncular zorunluluk gibi görüyordu. 'Millî Takım, gidelim maçımızı da oynayalım geri dönelim'den, özellikle son iki kampta oyunculardan çok net geri dönüş olarak da duyduk, oyuncular buraya isteyerek ve gönülden geliyor. Burası Millî Takım... Burada ekonomik beklenti hiçbir zaman olamaz. Burada, duyguları yakalamak lazım. Hep söylüyoruz, oyunculara da bahsediyoruz. Bu oyun artık akılla oynanıyor. Olmazsa olmazı enerji; sonra duygular diyoruz. Ama ilk başlangıçta buraya gelirken bu duyguları yoğun yaşamak lazım. Şu an aslında söylediğiniz soruya cevap olarak en büyük kazanımımız bu oldu. Oyuncuları kazandık, oyuncular isteyerek buradalar ve bunun da karşılığını veriyorlar.
“ADIM ADIM İLERLEMEK İSTİYORUZ”
Görevde olduğunuz karşılaşmalarda yedi maçlık bir yenilmezlik serisi var. Ümit Millî Takım en son böyle bir seriyi 2012-2013 yılları arasında yakalamıştı. Bunu nasıl sağladınız?
Bu işin biraz önceki soruya cevap diğer tarafıydı. Bir de taktiksel tarafını söyleyebilirim. Maçlara hazırlanırken şunları düşündük. Süre, gerçekten dar. Hele iki maç olursa antrenman sayımız yok denecek kadar az. Her maçtan önce birer tane taktiksel antrenmanla buralara çıkıyoruz. Şöyle düşündük. Başlıkları seçtik ve maç maç ilerledik. Gruplarla ilgili konuşayım. İlk maçımız Hırvatistan müsabakasıydı. Bize çok yakın ve bize çok denk bir takım. Sistemsel olarak da bizimle aynıydı. O gün değiştiler ve ilk defa beşli oynadılar, başka şey oynadılar ama birbirine yakın iki denk takım mücadelesi oldu. Çözüm yolları nedir, onu düşündük ve seçtik. Ön alan baskısı mesela, o gün planlamıştık. Bundan da pozisyona girdik, çizgiden çıkardılar ama çok dengeli bir maçtı. O maçın çözüm yollarını ona göre seçtik ve o maça göre ilerledik. Bir sonraki müsabaka Litvanya müsabakasıydı. Daha fazla set oynayacağımızı düşündük. Evet, bu işin savunma tarafı da var. Ama nasıl, neyle karşılaşabiliriz; geçiş hücumlarını daha fazla yiyebiliriz. Geçiş savunması ve set hücumu üzerinde durduk; duran toplarda onların etkili olduğunu, bizim de etkili olabileceğimizi düşündük. Yani seçmek zorundayız biz başlıkları. Yoksa antrenmanları parçaya ayırarak ilerleyemeyiz. Yani bir, iki, üç ayırıp, hem hücum hem savunma ayırıp bunların hepsini tekrar etme şansım yok. Bir tane avantajım vardı. Hırvatistan maçından önce bir maç almadık. Orada dört savunma, üç hücum olarak biz bunu ayırdık. Burada da birer tanesini taktiksel geçerseniz, diğerlerine temel oyun felsefemiz nedir, bunları arkadaşlarımıza gösterdik. Totalde bütün kamplarda bahsettiğimiz, vurguladığımız şey aynıydı. İnanın geri bildirim sürem yok. Onu ikinci maçlardan önce yapacağımızı ifade ettik ve öyle yaptık. Ama bizim burada yakaladığımız en büyük şey, maç maç ilerlemek. Bunun da karşılığını bu ana kadar aldık. Şunu da yeri gelmişken söyleyeyim; bir ivme yakaladık sadece. Bunu vurgulayayım. Daha hedefi yakalamadık, yakalamak istiyoruz. Bu anlamda oyunculardan karşılık almak bizi çok mutlu ediyor. Adım adım ilerleyerek sonuna doğru gitmek istiyoruz.
“OYUNCULARIMIZIN KENDİ TAKIMLARINDA ALDIKLARI SÜRE ÇOK AZ”
Ümit Milli Takım oyuncularının kendi takımlarında aldıkları süreler maalesef çok az. Bunlardan zaman zaman bahsettik. Daha önce kulüp takımlarında çalıştık. Oradaki zorlukları da çok iyi bilenlerdenim. Orada da baskılar var. Herkes bir an önce hedefe gitmek istiyor. Küme düşmemeye oynayan, Avrupa kupalarına, şampiyonluğa oynayanlar, yatırımlar yapılıyor. Saygıyla karşılıyorum. Asla bu konuda bir eleştiri yapamam ama bu konuda temennim ve ümidim şu; özellikle bizim Ümit Millî Takım'daki oyuncuların daha fazla süre almaları. En büyük isteğimiz olur. Bu durum, bizim maçın içerisindeki hamlelerimizi değiştirmek zorunda bırakıyor. Oyunu kazanmak adına veya rakibin hamlesine karşılık verecekken taktiksel bir hamle yapacakken maalesef işin birazcık da fiziksel durumlarını düşünmek zorunda kalıyoruz. "Acaba çıkartabilir mi? Ne kadar oynar?" gibi detayları da düşünmek zorunda kalıyoruz. Bizi bu anlamda biraz zorluyor. Üstesinden geldik şu ana kadar. Oyunculara da gerçekten teşekkür ediyorum. Çok ciddi özveri gösteriyorlar.
“BURASI A MİLLİ TAKIM’DAN ÖNCEKİ SON DURAK”
Yeri gelmişken konudan bağımsız söyleyeyim. Biraz saha içi, saha dışı organizasyonu değiştirmeye çalıştık. İlk geldiğimdeki tespitimdi bu. Oyuncularla iletişim kuruyorsun ve kendilerini biraz dışarıda kalmış hissediyorlardı. Hak ettikleri değeri bulmadıklarını özellikle vurgulamak istiyorum. Burası A Millî Takım'dan önceki son durak. Buradaki oyuncular A Millî Takım'da oynayabilecek oyuncular. Son kampta hocamız Montella uygun gördü, İsak oraya gitti. Yusuf oradan buraya geldi, tekrar oraya gitti. Daha öncesinde Demir Ege ve Semih bu gururu yaşadılar ve buradan oraya geçiş yaptılar. Bu oyuncuları değerli kılmamız lazım. Gerçekten bu oyuncular değerli. Geleceğin A Millî Takım oyuncuları ve bunu onlara hissettirmemiz lazım. A Millî Takım'ın olduğu bir yerde Ümit Millî Takım'ın arka planda olması çok normal. Bence hak ettiğinden daha az değer görüyor. Kendi adıma, oyuncular biraz daha ön planda olmalılar diye düşünüyorum.
“MONTELLA HOCA; ‘MALZEMEYE GÖRE’ OYNATMAMIZI İSTEDİ”
A Millî Takım'la olan iletişiminiz nasıl? Süreç nasıl ilerliyor? Montella Hoca ile nasıl bir iletişiminiz var?
Montella Hocamın, iletişimi çok kuvvetli, inanılmaz. Her konuda açık olduğunu ilk geldiğinde ifade etti. Ben de çok rahatlıkla kendisine ulaşmak istediğimde ulaşabiliyorum. Devamlı arayacak değiliz tabii ki; onların yoğunluğunu çok iyi bilenlerdenim. Hem kendisi hem de ekibi çok fazla sayıda maç seyrediyor ve takip ediyor. Ama yardıma ihtiyacımız olduğunda her zaman kapısının açık olduğunu bize ifade etti. İlk geldiğimde bana çok güzel bir şey söyledi: "Malzemeye göre…" Çünkü sizler de biliyorsunuz, A Millî Takım nasıl oynuyorsa Ümit Millî Takım'ın da böyle oynamasını isteyen ülkeler var. Bunu çok normal karşılıyorum ama eldeki malzeme farklılıkları otomatikman bizi bu anlamda birazcık ayırıyor. Yani belki A Millî Takım seviyesinde santrfor sayımız az ama bizde üç tane santrfor var. Aynen bu açıklamayı kendisi yaptığı için rahatlıkla bunu söyleyebiliyorum. Onun için ilk geldiğinde, "Benim sana böyle oyna demem doğru olmaz. Onun için bu konuda özgürsün." dedi.
“İLK ÖNCELİĞİMİZ A MİLLİ TAKIMA OYUNCU VERMEK”
İlk önceliğimiz A Millî Takım'a oyuncu vermek. Bizi en çok mutlu edecek şey bu. Bu turnuvalara gidebilmek, orada yer alabilmek veya orada yarışabilmek, A Millî Takım'a verebileceğimiz oyuncu sayısını kesinlikle artıracaktır. Bunu en yakın yaşayan benim jenerasyonum. Hatırlayacaksınız; Şenol Hoca (Güneş) A Millî Takım Teknik Direktörü'ydü. Yanlış hatırlamıyorsam Konfederasyonlar Kupası'ydı. Oraya altı ya da yedi oyuncuyu aldı. Başarılı bir takımdık ve Portekiz'le İngiltere'nin olduğu grubu lider tamamlamıştık. O kampa katılanlar, dört sene sonra A Millî Takım'ın iskeletini oluşturdu. Bizim en büyük artımız, o takımın yarışıyor olmasıydı. Aynı şeyi şu an için de düşünüyorum. Adım attık, devamını getirebiliriz. Bizim orada yer alıyor olabilmemiz bu sayıyı artıracaktır.
“BİZ YARIŞMAK İSTİYORUZ”
Kısa, orta ve uzun vadedeki planlarınız, idealleriniz ve takımımızla alakalı kendinizi görmek istediğiniz yer neresi?
Ümit Millî Takım için turnuvaya katılabilmek. Turnuvaya katılıp orada başarılı olmak başka bir hedef. Lütfen bunun ayrımını da yapalım. Buraya gelirken şunu söylemiştik. Biz yarışmak istiyoruz. Üç tane alternatifimiz var zaten. Lider gidebilmek, tüm gruplardan en iyi ikinci olarak gidebilmek ve play-off oynamak. Gönül istiyor ki; grubumuzdan lider olarak gidelim. Bunun için de deplasmanda oynayacağımız önümüzdeki Hırvatistan maçı özellikle çok önemli. Onların bizden bir maçları eksik. Onun için o maçın önemi son derece yüksek. Bu hedeflerden birini yakalamak için o maç belirleyici olabilir. Ama biz orada yer almak istiyoruz. Biraz önce ifade ettim, buranın asli amacı A Millî Takım oyuncusu olmak. İsak (Vural) orada yer aldı. Çok mutlu olduk. Bu durumdan bütün takım arkadaşları da çok mutlu. Bu, sayıyı artırabilir miyiz kısmı. Ve turnuvada yer almak. Yanılmıyorsam 25 yıldır bu turnuvada yer alamayan bir takımdan bahsediyoruz. Hepimizin ülke olarak da buna ihtiyacı var. Belki bir turnuva atlayabiliriz ama iki turnuvada bir, bizim oralarda yer almamız lazım. Bu potansiyele sahip bir ülkeyiz. Bu desteği, bu oluşumu yakalarsak bunu da sağlayabiliriz diye düşünüyorum. Kişisel hedeflerime gelirsek, uzun vadeli planlarım olmadı. Buradaki süreç iki yıllık. Ne olursa olsun bunu yaşamak istiyorum. Bulunduğum yerin de hedefleriyle büyümeyi tercih ettim her zaman. Bunu yakalayıp sonrasıyla ilgili de kendi adıma karar veririm.
“TRİBÜNDEN MAÇ SEYRETMENİN KARİYERİME ÇOK KATKISI OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM”
Teknik adamlık kariyerinizde kendinizi geliştirmek adına hangi adımları atıyorsunuz?
Bir kere çok net, güncel olmanız lazım. Güncel olmak günümüzün vazgeçilmezi ve güzel oyunu, futbolu takip etmek lazım. En son 2025 Avrupa U21 Şampiyonası'na gitmiştim. Hatta bunu kullandım. İnanın bana kulübelerin reaksiyonlarına, hazırlık aşamalarına bile dikkat ediyorum. Bu bile bir detay olabilir. Bu, bir kişinin yapacağı bir iş değil. Evet, başımızda lider biri var ama oradaki diğer rolleri de iyi belirlemek ve sınırları iyi çizmek lazım. Kendi adıma en çok yaptığım şey maç izlemek; özellikle de canlı maç izlemek.Çok sevdiğim bir teknik adam, "Televizyonlardan maç seyrediyorsun ama bu işi canlı seyretmek çok farklı şeyleri görmene sebep olur." demişti.Tribünden maç seyretmemin, gelişimime çok katkısı olduğunu düşünüyorum.
“A MİLLİ TAKIMDA OYNAMA GARANTİSİ VEREMEM”
Ümit Millî Takım'ın iyi gidişatı yurt dışında oynayan oyuncuların tercihini nasıl etkiliyor?
Büyük katkısı oldu. Geldiğimizde arada olan oyuncular vardı. Hâlâ var. Yöneticilerimizden bu konuda destek istedim. Benden fikirlerimi sordular. Açıkça söyleyeceğim, biz kimseye ısrarcı olmuyoruz. Yetenek tespiti yapıyoruz. Gidiyoruz; neyse, ne istiyorsak açık ve net söylüyoruz. Oyuncularda Millî Takım'da olma duygusu yoksa, bu millî duyguları yaşamıyorsa aşırı derecede ısrarcı olmaktan yana değilim. Onlar biraz ikilimde kalıyorlar. Onlara da söylediğim çok net. Bu konuda bazen istekler gelmiş. "A Millî Takım'da oynarsam gelirim. Ümit Millî Takım'da oynama garantim olursa gelirim." gibi şartlarla gelen oyuncular olmuş. Hiçbir zaman böyle bir şey vadetmiyorum. Oynama garantisi vermiyorum. Açık konuşuyorum; çünkü burası birinci planda. Duygularla yer alabileceğiniz bir yer. Bunu hissediyorsanız burada olun. Ama çok yetenekli oyuncular var. Neler yapacağımızı anlatıyorum. Nasıl başarılı olabileceğimizi, oyuncunun orada aktif olarak nasıl rolünün olacağına çok gerçekçi yaklaşarak... Zaten gerçekten inandığım oyuncuya gidiyorum. Süre verebileceğimi paylaşıyorum veya zamanla mı süre verebilirim, bunları açık yüreklilikle paylaşıyorum.