EKONOMİ

EKK’dan kritik rezerv ve yatırım mesajı: Jeopolitik risklere karşı 'ekonomik kalkan'

EKK toplantısının ardından yayımlanan bildiride, küresel belirsizliklere karşı makrofinansal istikrarın korunduğu vurgulanırken ; yatırımcı dostu düzenlemeler, yüksek teknoloji odaklı üretim hamleleri ve jeopolitik risklere karşı alınan stratejik tedbirlerle Türkiye’nin bölgesel bir ticaret ve finans merkezi olma hedefi ön plana çıktı.

Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK), 2026 yılının dördüncü toplantısını bugün tamamladı. Küresel ekonominin belirsizlikler ve artan jeopolitik gerginliklerle sınandığı bir dönemde toplanan kurul, Türkiye’nin makrofinansal istikrarını güçlendiren programın sonuçlarını ve bölgesel gelişmelere karşı alınacak yeni önlemleri masaya yatırdı.

Toplantıda, uygulanan ekonomik program sayesinde dayanıklılığın arttığı vurgulanırken, bölgedeki gelişmelerin piyasalar üzerindeki olası etkilerini minimize etmek adına gerekli tedbirlerin kararlılıkla sürdürüldüğü ifade edildi.

KRİTİK SEKTÖRLERE YÖNELİK STRATEJİK ADIMLAR

Toplantıda, artan enerji maliyetlerine karşı devreye alınan geçici eşel mobil sistemi ve tarımsal girdilere yönelik dış ticaret düzenlemeleri gibi kritik kararların altı çizildi. Turizm sektörüne sağlanan destek paketleri ve ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştıran kefalet limiti artışları kurulun gündemindeki önemli başlıklar arasında yer aldı.

Ayrıca, teknoloji odaklı sanayi politikalarına öncelik verilerek; Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi, Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi ve HIT-30 gibi programlarla yüksek katma değerli üretimin desteklenmesine devam edileceği belirtildi. KOSGEB üzerinden KOBİ’lerin dijital ve yeşil dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması ve savunma sanayindeki yerli üretim kapasitesinin artırılması da stratejik öncelikler olarak teyit edildi.

TÜRKİYE YÜZYILINDA YATIRIMLAR İÇİN GÜÇLÜ MERKEZ PROGRAMI

Kurul üyeleri, geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından duyurulan "Türkiye Yüzyılında Yatırımlar İçin Güçlü Merkez Programı" kapsamındaki hukuki ve idari adımları detaylıca ele aldı.

Bu program ile Türkiye’nin bölgesel bir yönetim merkezi olması, küresel transit ticaretten aldığı payın artırılması ve İstanbul Finans Merkezi’nin (İFM) dünyanın önde gelen finans duraklarından biri haline getirilmesi hedefleniyor. Yatırımcı dostu düzenlemeler ve "Tek Durak Büro" uygulaması gibi bürokratik süreçleri sadeleştiren hamlelerle Türkiye’nin rekabetçi yatırım ortamının daha da iyileştirilmesi amaçlanıyor.

JEOPOLİTİK RİSKLER VE FİNANSAL PİYASALARIN DURUMU

Toplantının en dikkat çekici maddelerinden birini ise bölgedeki sıcak çatışmaların finansal piyasalar üzerindeki etkileri oluşturdu. ABD/İsrail-İran Savaşı’nın bankacılık sektörü ve piyasalar üzerindeki muhtemel yansımaları kurul üyeleriyle istişare edildi.

Bu risklere karşı finansal sistemin korunması ve kamu bankalarının yurt dışındaki etkinliğinin artırılması amacıyla yürütülen şubeleşme çalışmaları değerlendirildi. Toplantı sonunda, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve jeostratejik konumuyla küresel ticarette işlevsel bir koridor olma yolundaki politikaların kararlılıkla sürdürüleceği mesajı verildi.