Tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, T24'ten Cansu Çamlıbel'in sorularını yanıtladı.
Yaklaşık 9 aydır tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nden çarpıcı açıklamalar yapan İmamoğlu, adaylık sürecinden diploma davasına kadar birçok konuda konuştu.
"DİPLOMA DAVASI KARA LEKE"
Diploma davasını, "hukuk tarihinin kara lekesi" olarak tanımlayan İmamoğlu, "Öncelikle bir meselenin altını çizerek başlamak isterim: Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’deki en şeffaf, gördüklerini söyleyen, söylediklerini hisseden ve milletimize karşı en açık olan siyasi partidir. Yani biz hiçbir şeyi “ele vermeyiz”, ülkemiz için bildiğimizi ve gördüğümüzü milletimizle her daim paylaşırız.

Diploma davası, hukuk tarihimizin gördüğü en büyük kara lekelerden biridir. Devlet kontenjan açıyor; belgelerimi eksiksiz ibraz ediyor ve yatay geçiş hakkı kazanıyorum. Bırakın lisansı, aynı üniversitede yüksek lisans bile yapıyorum. Bütün bunları yaparken devletin kurumlarına ve adaletine güvendim ben. 19 yaşında bir genç olarak, devletin ilanına, evraklarına ve onayına güvenmeyip kime güvenelim Allah aşkına? Biz devleti hep güvenilir bildik; vatandaşını, gencini, yaşlısını korur kollar diye öğrendik. Fakat maalesef ki bugün bir avuç muhteris, devletimizin yargısını, kurumlarını istismar ederek 35 yıllık diplomamı almaya çalışıyor. Anlaşılan o ki Cumhurbaşkanı adayı olduğunuzda, helal olan haram edilmek isteniyor. Bu kumpas, net bir kara lekedir. Yalnız benim haklarım değil, devletin yargısının ve kurumlarının şeref ve namusu, güvenilirliği de söz konusudur. Biz inşallah siyasi tarihimize ve hukukî değerlerimize bu kara lekenin sürülmesine izin vermeyeceğiz." ifadelerini kullandı.

ADAYLIK VE 400 VEKİL KONUSU
Cumhurbaşkanlığı adaylığının devam ettiğinin altını çizen İmamoğlu, şöyle konuştu: Adaylık meselesine gelince, ben kendi irademle değil, 15,5 milyon vatandaşımızın iradesiyle Cumhurbaşkanı adayı oldum. Yetkiyi millet verir, millet alır. Diploma davası henüz sonuçlanmamıştır. Adaylığım kesin bir biçimde devam etmektedir. Ancak sonuç ne olursa olsun Cumhuriyet Halk Partisi, milletin iktidarını kurmak için milletimize karşı üzerine düşen vazifeyi yapacaktır. Onlarla yol arkadaşlığı yapmaktan onur duyduğum Sayın Genel Başkanım Özgür Özel ve Sayın Başkan’ım Mansur Yavaş, Türkiye’nin önemli değerleri. Cumhuriyet Halk Partisi, birçok Cumhurbaşkanı adayı çıkarabilecek kalitede ve kalibrede bir partidir. İnanın bizim kim aday olacak gibi bir endişemiz yok! Fakat iktidardakilerin Anayasamızdaki dönem şartını nasıl aşacağını çok merak ediyorum. Eğer adaylıkta ısrar ediyorsa; 15,5 milyon insanımızın iradesine halel getirmeyecekti, sandıkta karşıma çıkmaktan korkmayacaktı.

400 milletvekili hülyasına kapılırlarsa, çok beklerler. Milletin önüne referandum sandığının koyulacağı günü heyecanla ve hevesle beklediğimizi bilsinler. Ekrem İmamoğlu’nun katılamadığı, özgür bir şekilde yarışamadığı bir seçim, Cumhurbaşkanı’nın meşruiyetinin bittiği bir seçim olur. On milyonların, Ekrem İmamoğlu yerine adaylaştığı bir seçime dönüşür.





