Türkiye'de Togg, Tesla ve BYD gibi markaların etkisiyle satış patlaması yaşayan elektrikli otomobillerde "yakıt tasarrufu" avantajı, 2026'nın ilk ayında gelen zamlarla birlikte ciddi bir darbe aldı. Özellikle şehirler arası yolculuklarda kullanılan hızlı şarj istasyonları maliyet açısından içten yanmalı motorlarla yarışır, hatta onları geçer hale geldi.
FİYATLAR HIZLI ŞARJDA 16,5 LİRAYI GÖRDÜ
Ocak 2026 düzenlemeleri sonrasında şarj istasyonlarındaki fiyat tarifelerinde keskin bir yükseliş yaşandı. Yavaş şarj olarak bilinen AC ünitelerde ortalama kWh bedeli 8,5 TL'ye yükselirken, asıl şok hızlı şarj (DC) tarafında yaşandı. Uzun yolculukların vazgeçilmezi olan DC şarjda ortalama fiyat 15,2 TL'ye çıktı, hatta bazı tarifelerde bu rakamın 16,5 TL seviyelerini gördüğü raporlandı.
BENZİNLİ ARAÇ 18 LİRA DAHA UCUZ
Türkiye gazetesinin verilerine dayanan analiz, sürücülerin cüzdanını doğrudan ilgilendiren çarpıcı bir gerçeği gözler önüne serdi. Soğuk hava koşulları ve otoyol sürüşlerinde elektrikli araçların tüketimi 100 kilometrede 23-25 kWh bandına kadar çıkıyor. Sürücülerin yüzde 96'sı da vakit kaybetmemek adına şehirler arası yollarda DC istasyonlarını tercih ediyor.
Bu veriler ışığında yapılan 100 kilometrelik maliyet hesabı ise tüm dengeleri değiştirdi. Litre fiyatı 55,2 TL olan bir benzinli araç 100 kilometrede 331 TL yakarken, litre fiyatı 57,2 TL olan dizel araç 343 TL harcıyor. Ancak otoyolda hızlı şarj kullanan bir elektrikli otomobilin 100 kilometrelik maliyeti 349 TL'yi buluyor. Bu tabloya göre elektrikli araç, benzinliden yaklaşık 18 TL, dizelden ise 6 TL daha pahalıya yol alıyor.

EVDEN ŞARJ EDEN AVANTAJINI KORUYOR
Uzmanlar, ortaya çıkan bu tablonun sadece halka açık hızlı şarj istasyonlarını kullananlar için geçerli olduğunu belirtiyor. Aracını evinden veya iş yerinden (AC) şarj etme imkanı olanlar için elektrikli otomobiller hala en ekonomik ulaşım aracı olma özelliğini koruyor. Ancak sadece istasyonlara bağımlı olan kullanıcılar için "ucuz ulaşım" dönemi, bu zamlarla birlikte kapanmış görünüyor.
AVRUPA’NIN 4’ÜNCÜ BÜYÜĞÜ OLDUK
Maliyet tartışmalarına rağmen Türkiye'de elektrikli araçlara olan ilgi ise zirve yapmış durumda. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği verilerine göre, 2025 yılında elektrikli otomobil satışları bir önceki yıla kıyasla yüzde 80 artış gösterdi. Trafikteki toplam 17,3 milyon otomobilin yaklaşık 360 bini elektrikli modellerden oluşuyor. Türkiye bu performansıyla Avrupa'nın en büyük dördüncü elektrikli otomobil pazarı konumuna yükselirken, elektrikli araçların pazar payı yüzde 17,7'ye fırladı; dizel araçların payı ise yüzde 7,4'e geriledi.





