Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) son yıllarda büyük bir kararlılıkla yoğunlaştırdığı denetimler, binlerce kişinin kabusu olmaya devam ediyor. Yapılan incelemeler neticesinde her geçen gün yeni bir emeklilik iptali haberiyle karşılaşıyoruz. Kamuoyunda bu durum daha çok "sahte sigortalılık" başlığı altında tartışılsa da, emeklilik iptallerinin arkasında yatan sebepler yalnızca bununla sınırlı kalmıyor.

Hizmet çakışmaları, sonradan yasallığını yitiren ya da geçersiz sayılan çalışmalar, hatalı yapılmış hizmet bildirimleri ve teknik hatalar nedeniyle sigortalılık sürelerinin silinmesi de emeklilik hakkını doğrudan ve derinden etkiliyor.

Bir sabah uyandığında emekliliğinin iptal edildiğini, üstelik yıllarca aldığı maaşların faiziyle geri istendiğini öğrenen her vatandaşın aklına ilk olarak şu can alıcı soru geliyor: “Ben bir daha emekli olamaz mıyım?” Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun’un da köşesinde önemle vurguladığı üzere, bu sorunun yanıtı SGK’nın ezber bozan bir düzenlemesinde saklı. SGK’nın 02 Temmuz 2021 tarihli ve 2021/23 sayılı Genelgesi, emekliliği iptal edilen binlerce vatandaş için adeta bir can simidi görevi görüyor.

maaş

AYLIK BAĞLANDIKTAN SONRA YAPILAN TESPİTLER VE MAAŞIN KESİLMESİ

Bahse konu genelgenin adı aslında içeriğinin ne kadar kritik olduğunu tek başına özetliyor: “Aylığa Hak Kazanma Koşullarının Oluşmadığının Aylık Bağlandıktan Sonra Tespiti.” Bu düzenleme, bir kişinin emekli olup yıllarca huzur içinde aylığını almasından sonra bile tehlikenin geçmediğini gösteriyor. Yapılan geriye dönük denetimlerde, emekliliğe esas alınan prim günlerinin bir kısmının geçersiz olduğu ortaya çıktığında SGK hemen harekete geçiyor.

Bu tür bir durum tespit edildiğinde ilk olarak kişinin ilk emeklilik tarihindeki şartları masaya yatırılıyor. Eğer iptal edilen hizmetler sistemden çıkarıldığında, kişinin o tarihteki mevcut primleri emekli olmasına yetmiyorsa, emekli aylığı ilk bağlandığı tarihten itibaren tamamen iptal ediliyor. İşte bu aşamada sigortalıyı çok ağır bir mali tablo karşılıyor. SGK, ilk günden beri ödenen tüm emekli aylıklarını, bayram ikramiyelerini ve hatta bazı durumlarda sağlık giderleri ile diğer yersiz ödemeleri yasal faiziyle birlikte vatandaştan geri talep ediyor.

maaş sgk

SGK’NIN RE’SEN ARAŞTIRMA ZORUNLULUĞU VE YENİDEN BAĞLANAN AYLIKLAR

Ancak 2021/23 sayılı Genelge’nin getirdiği ve Özgür Erdursun’un da dikkat çektiği en önemli hakkaniyet sınırı tam da bu kara tablonun bittiği yerde başlıyor. SGK, iptal edilen günleri sistemden düşerek işlemi orada bırakıp vatandaşı kaderine terk edemiyor. Kurum, kişinin elinde kalan gerçek ve temiz hizmet süreleriyle, başka bir tarihte yeniden emeklilik hakkı elde edip etmediğini re'sen yani kendiliğinden araştırmak zorunda kalıyor.

Eğer sigortalının geride kalan gerçek çalışmaları incelendiğinde; yaş, sigortalılık süresi ve prim günü şartlarını sonraki bir tarihte yerine getirdiği anlaşılırsa, aylığı yeni bir başvuru şartı aranmaksızın yeniden bağlanıyor. Genelgede net bir dille; emekliliğin iptal edildiğinin tespit edildiği tarihten önce aylığa hak kazanma koşullarının oluştuğunun anlaşılması halinde, vatandaştan yeni bir tahsis talebi (dilekçe) istenmeden, aylığın hak edilen tarihi takip eden ay başından itibaren re'sen bağlanacağı belirtiliyor. Bu detay, binlerce mağdur için geriye dönük hak kaybını engelleyen devasa bir güvence anlamına geliyor.

Emekli-2

YAŞANMIŞ ÖRNEKLER DÜZENLEMENİN GÜCÜNÜ ORTAYA KOYUYOR

Konunun daha iyi anlaşılması için sistemin nasıl çalıştığını somut örneklerle açıklamak gerekiyor. Örneğin, bir kişi 2016 yılında 5600 prim günüyle emekli olmuş ancak yıllar sonra yapılan incelemede bu primlerin 600 gününün sahte sigorta ya da hizmet çakışması sebebiyle geçersiz olduğu anlaşılmış olsun. Prim günü 5000’e düşen bu kişinin 2016'daki emekliliği iptal edilir ve borç çıkarılır.

Fakat bu kişinin kalan 5000 günü, 3600 gün ve 60 yaş şartına tabi olan yaşlılık emekliliğine yetmektedir. Eğer bu kişi 60 yaşını örneğin 2021 yılında doldurmuşsa, SGK 2016'daki aylığı iptal etse bile, 2021 yılında şartların yeniden oluştuğunu görerek kişiyi hiçbir yeni başvuru beklemeden o tarihten itibaren yeniden emekli ediyor.

Uygulamadaki bir diğer somut olayda ise bir sigortalı, 24 Ağustos 2020'de başvuru yapmış ve 5381 günle 1 Eylül 2020’de maaş almaya başlamıştır. Sonradan yapılan denetimde geçmişteki 56 günlük çalışması fiili olmadığı gerekçesiyle iptal edilince, prim günü sınırın altına düşmüş ve maaşı başlangıçtan itibaren kesilerek borç çıkartılmıştır.

Buraya kadar her şey bitti gibi görünse de genelge sistemi kurtarmıştır. Bu vatandaş emekliliği iptal edildikten sonra 2024 yılında Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) kapsamında çalışmaya devam etmiştir. SGK, genelge uyarınca yaptığı incelemede, kişinin emekli sanılarak SGDP kapsamında geçen 54 günlük çalışmasını normal sigortalılık (tüm sigorta kolları) saymış, eksik günü bu sayede tamamlamış ve 1 Mayıs 2024 itibarıyla aylığı ikinci bir kararla yeniden bağlamıştır.

Emekli Para-3

EMEKLİLİK İPTAL EDİLSE DE HAKKINIZ YAŞAMAYA DEVAM EDER

Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun’un da sık sık hatırlattığı üzere, Türkiye'deki emeklilik sistemi, mevzuat değişiklikleri ve kademeli geçiş süreçleri nedeniyle oldukça karmaşık ve dinamik bir yapıya sahiptir. Bu nedenle, SGK denetimleri sonucunda emekliliğin iptal edilmesi, o kişinin emeklilik hakkının tamamen ellerinden kayıp gittiği anlamına her zaman gelmez.

Bazen eski emeklilik iptal edilir ancak gerçek çalışmalar üzerinden yeni bir emeklilik hakkı arka planda yaşamaya devam eder. SGK’nın 2021/23 sayılı Genelgesi de tam olarak bu hakkaniyetli ve yapıcı anlayış üzerine inşa edilmiştir.

Yine de bu tür olumsuz durumlarla karşılaşıldığında, hatalı bir işlem yapmamak, hak kaybına uğramamak ve borç yükü altında ezilmemek adına sürecin başından itibaren uzman bir sosyal güvenlik danışmanından destek almak, vatandaşların geleceğini güvence altına alması açısından hayati bir önem taşımaktadır.

Muhabir: Tuba Tunca