Uluslararası çevre örgütü 350.org tarafından paylaşılan güncel analizler, Orta Doğu’daki çatışmaların enerji piyasalarına etkisinin Türkiye ekonomisine ağır bir maliyet çıkardığını ortaya koydu. Verilere göre, son iki ayda petrol ve doğalgaz fiyatlarında yaşanan sert artış Türkiye’ye 2,96 ila 3,12 milyar dolar arasında ek fatura yükledi.

Türkiye’de faaliyet gösteren 350 Türkiye ve Değişim Elçileri Antalya tarafından yapılan açıklamada, ülkenin fosil yakıt ithalatına bağımlı yapısının bu tür küresel krizlerde ciddi ekonomik risk oluşturduğuna dikkat çekildi. 350 Türkiye temsilcisi Ege Tok, enerji maliyetlerindeki artışın yalnızca bütçeyi değil, doğrudan vatandaşın yaşam giderlerini de etkilediğini vurguladı.

BU SİSTEM HEM İKLİMİM HEMDE EKONOMİYİ TEHDİT EDİYOR

Tok, fosil yakıtların artık sadece çevresel bir sorun olmadığını belirterek, “Bu sistem hem iklimi hem de ekonomiyi tehdit ediyor. Çözüm, fosil yakıtlardan çıkış ve adil bir enerji dönüşümünün hızlandırılmasıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Açıklamada, enerji şirketlerinin aynı dönemde 150 milyar doların üzerinde kâr elde ettiğine de dikkat çekilerek, kriz ortamında oluşan gelir dağılımı adaletsizliği eleştirildi.

Değişim Elçileri Antalya adına konuşan Eylül Yaşar ise Türkiye’nin ev sahipliği yapmaya hazırlandığı COP31’in önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Yaşar, enerji politikalarında köklü değişiklikler yapılması gerektiğini belirterek, fosil yakıtlara dayalı sistemin hem ekonomik hem de siyasi açıdan kırılgan olduğunu dile getirdi.

Uzmanlar, Türkiye’nin güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmesinin hem dışa bağımlılığı azaltacağını hem de benzer küresel fiyat dalgalanmalarının etkisini sınırlayacağını vurguluyor.

Kaynak: Kanal 6 Haber