6 Şubat 2023’te birkaç saniye içerisinde hayatlar enkaza döndü; evler sallandı, duvarlar çöktü, şehirler sustu. “Sesi mi duyan var mı?” Sözleriyle başlayan bekleyiş, enkaz başında geçirilen saatler günlere dönüştü. O günün ardından depremin sadece binaları değil; insanların umutlarını hayatlarını yıktığı gerçeğiyle tüm ülke bir kez daha yüzleşti.

Kahramanmaraş Pazarcık merkezli gerçekleşen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki büyük deprem Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman, Malatya, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Osmaniye, Kilis ve Elazığ başta olmak üzere 11 ilde büyük yıkıma yol açtı. Türk halkı dışında pek çok dünya ülkesi de korkunç olayın ardından insanlara yardıma koşarken, depremler sonucu 53 bin 537 kişi hayatını kaybetti.

"BİZİ ENKAZDAN AKRABALARIMIZ ÇIKARTTI"

Deprem anında 3 kızından 2’siyle Adıyaman Kahta’daki evinde olan Gönül Ç. o acı anları şöyle anlattı:

Ben garip bir şekilde o gece uyuyamamıştım zaten. Sonra tam telefonu elime aldım, her yer bir anda sallanmaya başladı. Üçüncü katta oturuyorduk ve ayakta duramayacağımız kadar sallanıyorduk o anda. Hemen 2 kızımı yanıma alıp 3 kat aşağıya inmeye çalıştım. Merdivenlerden bir koridoru dönemeden binayla birlikte kendimizi yerde bulduk.Tabii bayılmışız hepimiz bina çöktüğünde. Uzun bir süre kimse giremedi zaten yardıma bizim bulunduğumuz alana. Biz de enkazdan ailemin ve tanıdıklarımızın çabaları sayesinde kurtulduk. Kurtulduktan sonra diğer kızıma ve aileme bir şey olmadığını görmek içime biraz olsun su serpti.

Deprem Özel6

BİR BARDAK ÇAYA İHTİYAÇ DUYDUĞUMUZ OLDU

Kurtulduk ama; günlerce aç kaldık. Bir çaya, çoraba, monta ihtiyaç duyduğumuz süreçler oldu. Eşim yıllar önce vefat etmişti ve kaldığımız ev bizim değildi. Artık orada kalmakta o kadar zorlandık ki kalmak istemedim ve kardeşlerim İstanbul’da olduğu için bir ümit 3 kızımla İstanbul’a geldik. Kızlarım 11, 14 ve 17 yaşlarında. Dolayısıyla hepsi okuyor ve ben bir firmada temizlik görevlisi olarak çalışarak geçimimizi sağlamaya çalışıyorum. Ama yeniden bir hayat kurmak elbette ki maddi olarak da manevi olarak da çok zor.

Depremin ardından sadece bir kere giyim yardımı aldım, onun dışında da hiçbir şey almadım. Bir yerlere ulaşmaya çalışsam da çok bilgim olmadığı için başaramadım. Çocuklarımla enkazdan kurtulduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum ama hiçbir şeye yetişemez haldeyim.

Deprem Özel1

"ANNEANNEM ENKAZDA CAN VERDİ"

6 Şubat’ta Kahramanmaraş Merkez’de anne-babası, anneannesi ve çocuklarıyla evde uyumakta olan Meryem Esen, yaşadıklarını gözyaşları içerisinde şöyle anlattı:

Ben ev sarsılmaya başladığı anda çocukları da alıp oturduğumuz 2’nci kattan aşağıya indim. Tam çocuklarla çıkarken demir kapı yüzüme vurdu ama yine de kendimizi dışarı atmaya başardık. Annem-babam ve anneannem enkazda kaldı.

Deprem Özel5

SUYA ULAŞMAK İÇİN BİLE SAVAŞ VERDİK

AFAD’ı bekledik ilk saatlerde ailemi kurtarmaları için ama kimse gelmedi. Sonra etraftakilerin yardımıyla annemi ve babamı enkazdan kurtarabildik. Anneannem ise enkazın içerisinde can verdi. Sonra en azından yardım, erzak, mont gibi şeylere ulaşmak için AFAD’ın gelmesini bekledik. Ama gelen yardımların bize ulaşmadan tükendiğini öğrendik. 1 hafta boyunca doğru düzgün gelen giden olmadı. Biz ise bir hafta boyunca odunlukta kalıp, suya ulaşmak için bile savaş verdik; çamur gibi suları içerek hayata tutunmaya çalıştık.

O bir hafta da Kahramanmaraş’ın, oradaki yaşamın bittiğini gördüm. Çocuklarım için bir şeyler yapmam gerekiyor diye düşünerek, bazı akrabalarımız da İstanbul’da olduğu için İstanbul’a gelme kararı aldım. AFAD görevlilerine elimde tek kalan varlığım olan alyansım karşılığında beni İstanbul’a götürüp götüremeyeceklerini sordum. Onlar bizi önce İzmir’e ardından ise İstanbul’a götürdüler. Bir hafta İzmir’de kaldık, otel ücretimiz karşılandı ve bazı yardımlar sağlandı. İstanbul’a geldiğimizde ise 2 günlük otel masrafımız karşılandı ve sonrasında kendi başımızın çaresine bakmak zorunda kaldık.

Deprem Özel2

YAŞADIĞIMIZ ACILARI NASIL UNUTACAĞIZ BİLMİYORUM

Çocuklar için İstanbul’a gelmem gerektiğini hissetmiştim. Çünkü orada yaşam kalmamıştı; sadece binalar değil hayatlarımız da yerle bir oldu. Çok sıkıntılar çektik. En ufak sarsıntıda hala çocuklarımı alıp çıkarım. Küçük oğlum, yaşadığı travmanın etkisiyle hala benimle uyuyor. Bize yardım edilmedi. Deprem olduktan kısa bir süre sonra bir kere 10 bin lira kadar bir yardım yapıldı, onun da karşılığında fotoğrafımız çekilip sosyal medyaya atıldı. Bu yaşadığımız acıları nasıl unutacağız bilmiyorum.

Kaynak: Kanal 6 Haber / Miray Ezgi Çelen