Asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümünde, acının belleği Berlin'e taşındı. Foto muhabiri Gürcan Öztürk'ün bölgeye yaptığı 10 farklı seyahatin ürünü olan “Depremin İzinde: Geri Döneceğiz” sergisi, Berlin Gemeinschaftshaus Gropiusstadt’ta kapılarını açtı.

6 Şubat 2023 depremlerinin ikinci gününde İskenderun'da bulunan foto muhabiri Gürcan Öztürk o gün yaşadıklarını gazeteci Burak Altınok'a şöyle anlattı;

"Ulaş Beşoklar ve Cevat Ezgin ile birlikte sahaya ulaştığında hissettiği ilk şey, yıkımın büyüklüğü karşısında duyduğu şaşkınlıktı: “Bir film platosundaymışım gibi hissettim. Her şey çok büyüktü ve ben kendimi çok küçük hissettim…”

6 Şubat Deprem Sergisi (5)

“ORADA HER ŞEYİ GÖRDÜK VE YAŞADIK"

25 yıldır foto muhabir olarak çalışan Öztürk meslek hayatı gereğince pek çok zorlu ortamda bulunduğunun altını çizdi. Öztürk 6 Şubat depremlerinde Fransız arama kurtarma ekibiyle birlikte katıldıkları arama kurtarma çalışmaları sırasında tanık olduğu bazı anları fotoğraflamayı reddettiğini belirterek, Arsuz'da bir enkazda yaşadığı o anı şöyle anlattı; “Orada her şeyi gördük ve yaşadık. Bu yüzden deklanşöre basmak, alışık olduğu reflekslerden çok daha ağır bir duygusal yükle geldi" dedi.

O günlerde çektiği ilk fotoğraflardan birisini İskenderun’da enkazlar arasında yürüyen yaşlı bir amca olduğunu belirten Öztürk Walker’ıyla, yıkımın ortasında sessizce ilerleyen bu figürün kendisi için depremin simgelerinden birine dönüştüğünü söyledi. Öztürk, “Tüm yıkıma rağmen o amcanın sokakta yürümesi çok etkileyiciydi” dedi.

6 Şubat Deprem Sergisi (1)

11 ŞEHRİ KAPSAYAN BÖLGEYİ YAKLAŞIK 10 KEZ DOLAŞTI

Birçok foto muhabir deprem bölgesinden ilk günlerin ardından ayrılsa da Gürcan Öztürk aradan geçen 3 yıla rağmen bölgeyi terk etmedi depremden etkilenen 11 şehri yaklaşık 10 kez ziyaretti. Onu tekrar tekrar deprem bölgelerine geri götüren şey, yıkımın bitmemesi ve hikâyelerin devam etmesiydi: “Şehirlerin ve insanların hikâyeleri sürüyor ve maalesef uzun bir süre daha sürecek. Ben de bu projeyi en az beş yıl sürdürmek istiyorum.” dedi.

6 Şubat Deprem Sergisi (3)

"ÇEKTİĞİM AMA ÖZELLİKLE PAYLAŞMAMAYI SEÇTİĞİ ÇOK SAYIDA FOTOĞRAF VAR"

Gazeteci Burak Altınok'un sorularını yanıtlayan Gürcan Öztürk,Aynı yıkım alanlarını defalarca fotoğraflamak, bir noktadan sonra foto muhabirliği ile kişisel yük arasında nasıl bir çizgiye dönüşüyor?’ sorusuna “Bunu bir çizgiyle anlatamam” diyerek yanıtladı. Öztürk, yolculuklarını “tarifsiz bir duygusal ve düşünsel yolculuk” olarak tanımlıyor.

Bu yolculukta en hassas meselelerden biri, neyi fotoğraflayıp neyi fotoğraflamamak gerektiği. Özellikle arama kurtarma çalışmaları sırasında tanık olduğu anların çoğu son derece mahremdi. “Böyle zamanlarda mahremiyete ve kişi haklarına çok önem veririm,” diyor. “Bazı anları filme değil, beynime ve kalbime kaydederim. Onları sadece ben görürüm.” Bu nedenle çektiği ama özellikle paylaşmamayı seçtiği çok sayıda fotoğraf olduğunu da ekliyor.

Ancak bazı anlar, tüm ağırlığıyla belleğine kazınmış durumda. Arsuz’da bir enkazda yapılan uzun bir çalışmayı anlatıyor. Saatler süren, soğuk ve karanlık bir operasyon. Hiltilerle binanın üstünden aşağı iniyorlar ve bir mutfağa ulaşıyorlar. Karşılaştıkları manzara, dört kişilik bir aile: İki çocuk birbirine sarılmış, anne onları sarmış, baba ise hepsini kucaklamış halde. Hepsi hayatını kaybetmiş. Arama kurtarma ekibinin lideri Patrick’in sözleri hâlâ kulaklarında: “Bu fotoğrafa iyi bakın, bir aile fotoğrafı…”

6 Şubat Deprem Sergisi (8)

"TABLO HALA ÇOK AĞIR"

Bugünden geriye baktığında gördüğü tablonun hala çok ağır olduğunu vurgulayan Öztürk “Yıkım çok büyük ve brandalarla örtülemeyecek kadar gerçek” dedi. Ona göre artık yüzleşmek, özeleştiri yapmak, dersler çıkarmak ve kalıcı çözümler üretmek gerekiyor.

“Depremin İzinde” sergisi ve proje fikri de bu uzun soluklu tanıklığın içinden doğuyor. Öztürk, başından beri işlerinin bir kitap ve hatta belgesel filme dönüşmesini hayal ettiğini söylüyor. Berlin’de açılan sergi de bu yolculuğun bir durağı. Ona göre bu fotoğrafların değeri zamanla daha iyi anlaşılacak “Yaramız çok derin ve hâlâ kanıyor, bu fotoğrafların hepsi birer belge” diyor.

"ACILARA SAYGI DUYMAMIZ ÇOK ÖNEMLİ"

Sergideki fotoğrafların tamamının siyah-beyaz ve panoramik olmasını bilinçli bir tercih olarak açıklayan Öztürk, "Hikâye çok sert ve dramatik. Siyah-beyazın bu ağırlığı taşıyabildiğini düşünüyorum" dedi. Fotoğraflarında kaostan çok bir sessizlik ve grafiksel bir anlatım aradığını belirten deneyimli muhabir, acılara saygı duymanın önceliği olduğunu vurguladı.

6 Şubat Deprem Sergisi (4)

SERGİ 25 NİSAN'A KADAR AÇIK

Projeyi 5 yıla tamamlamayı ve bir kitap haline getirmeyi hedefleyen Gürcan Öztürk, deprem bölgesindeki insanların unutulmadıklarını hissetmelerini istediğini ve deprem gerçeklerini insanlarla paylaşmak istediğini söyledi. İzleyiciden belirli bir duygu beklemediğini de ekledi. Öztürk'ün deprem em bölgelerinde yaşamaya devam eden insanlar için ise tek bir dileği var: “Hatırlandıklarını ve unutulmadıklarını hissetsinler. Dayanışmanın sürdüğünü bilmek çok önemli…”

Berlin'deki Gemeinschaftshaus Gropiusstadt’ta 6 Şubat'ta açılan sergi, 25 Nisan 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilecek.

Kaynak: Kanal 6 Haber