Dünyanın çeşitli ülkelerini gezerek yaşam tarzlarına ve kültürlerine yönelik içerikler hazırlayan Koparan; 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan, tutuklu bulunduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde intihar ettiği iddia edilen Jeffrey Epstein dosyasını yerinde inceledi.
Loading...
DRONE GÖRÜNTÜLERİ DİKKAT ÇEKTİ
YouTuber Fatih Koparan, adanın arka bölümündeki merdivenlerden ilk olarak adaya giriş yaptı. Daha sonra ise kiraladığı tekneye binerek drone ile çekimler yapmaya başladı. Daha önce yayınlanan fotoğraflarda mavi-beyaz boyalı olarak geçen “Epstein tapınağı”nın tamamen beyaza boyandığı görünüyor.
Koparan çekim sırasında zaman zaman bağlantının kesildiği de söyledi. Koparan, videosunda Epstein Adası ile ilgili bilgiler verirken adanın bir bölümüne ulaşıyor ancak güvenlik ve yasaklar nedeniyle her noktada çekim yapamadı.
Videoda, adada çalışmış kişilere ulaşmaya çalıştığından bahseden Koparan, birçoğunun gizlilik anlaşması (NDA) nedeniyle konuşmak istemediğini belirtiyor. Ancak uzun uğraşlar sonucu, adadaki inşaat projelerinde görev almış bir kişiye ulaşarak kimliğini ve sesini gizleyerek önemli detayları aktarıyor.
"EPSTEIN İLE BİRLİKTE Mİ ÇALIŞTINIZ?
2010 civarında Epstein’in ekibiyle iletişime geçtiğini anlatan görevli, onun ölümüne kadar birçok projede yer aldığını söylüyor. Hatta ölümünden sonra içeride kalan alacaklarını tahsil edemeyeceklerini düşünürken, şirketin kendilerine çek göndererek ödeme yaptığını ifade ediyor. Görevli, adadaki gizemli çalışma düzenini şu sözlerle anlatıyor:
“Adada her gün yaklaşık 100 kişi çalışırdı. Sürekli inşaat projeleri yürüyordu. Epstein adaya geleceği zaman önceden haber verilirdi. Çalışanlar hazırlanırdı. Çünkü ada büyük bir şantiye gibiydi. Yani çok yoğun bir faaliyet vardı. Sürekli inşaat devam ediyordu. Ve Epstein geleceği zaman derlerdi ki “hazırlanın Epstein” geliyor. Herkese 3 gün izin verilirdi. Yani Epstein adadayken orada kimse bulunmazdı. Epstein adaya adım attığında herkes ortadan kaybolurdu. Çalışanlar dahil. O adadayken sadece en yakın çevresindeki ve özel görevli çalışanlar kalırdı.”
“EPSTEIN HAKKINDA NE ANLATABİLİRSİN?”
Epstein’in oldukça tuhaf biri olduğunu belirten görevli; onun içki ve tütün ürünleri kullanmadığını, hatta bunların adaya sokulmasının yasak olduğunu söylüyor. Çalışanların bir yılbaşı partisi yapmak istemesi üzerine adaya ilk kez alkol girişine izin verildiğini de sözlerine ekliyor.
Epstein’in adaya devasa bütçeler harcadığını belirten görevli, elektrik ve internet altyapısı için deniz altından kablo çekildiğini ve sadece bu işlemin maliyetinin 2,5 milyon dolar olduğunu ifade ediyor.
EL YAPIMI KÜTÜPHANE VE 50 BİN DOLARLIK MANZARA
Epstein’in muhteşem bir kütüphaneye sahip olduğunu anlatan görevli, şu detayları veriyor: “İtalya’daki klasik kütüphanelerin küçük bir versiyonu gibiydi. Fransız ustalar tarafından el emeğiyle yapılmıştı. İtalyan ekipler gelip montajını burada gerçekleştirdi ama nedense bu yapı hiçbir yerde gösterilmedi. Tamamen el yapımı, klasik Avrupa tarzında bir tasarımdı.”
Adadaki lüksün sınırlarını ise şu örnekle açıklıyor: “Adada üç havuz vardı. Ana merkezdeki havuzun etrafında misafirler için bungalov evler bulunuyordu. Biz bu alanların içlerini tamamlayıp teslim ettikten bir süre sonra beni tekrar aradılar. 'Banyoları sökün, yeniden yapacağız' dediler. Bir sorun mu olduğunu sorduğumda, pisuvarın yanlış yere konulduğunu, Jeffrey’nin oradan Saint John adasını görmek istediğini söylediler. Sırf o manzarayı görebilmek için banyoları yıktırıp 50.000 dolar daha harcadı.”
ULAŞIM İÇİN 35 MİLYON DOLARLIK HELİKOPTER
Epstein’in ulaşım alışkanlıklarının zamanla değiştiğini belirten görevli, önceleri havalimanından marinaya geçip tekne kullandığını, ancak daha sonra marinayı tamamen satın alıp ardından ulaşımı Sikorsky helikopterle sağladığını anlatıyor: “Havalimanından direkt adaya uçmaya başladı, artık tekneye ihtiyaç duymuyordu. Sırf 45 dakikalık yolu 7 dakikaya indirmek için ulaşım altyapısına yaklaşık 35 milyon dolar harcadı.”
“GÜCÜNDEN DOLAYI YENİLMEZLİK HİSSİNE KAPILDI”
Epstein’in para konusunda küçük detaylara takıldığını ancak büyük harcamalardan kaçınmadığını söyleyen tanık, onun en büyük hatasını şu sözlerle özetliyor: “İnsan uzun süre büyük bir güce sahip olunca yenilmezlik hissine kapılıyor. Bir noktadan sonra dokunulmaz olduğunu sanıyorsun. Bence Epstein’in en büyük hatası buydu; gücünden dolayı yakalanmayacağını düşündü ve aynı hataları, aynı yöntemlerle, aynı çevrelerde yapmaya devam etti.”
Tutuklu olduğu dönemde saati 2 bin dolar olan avukatlarla çalışan Epstein’in en bilinen avukatı Erica Keller idi. Görevli, Epstein’in hücreye gönderilmemek için günde 8 saate kadar avukat görüşmeleri ayarladığını ve intiharına yönelik kamuoyunda hâlâ çok fazla spekülasyonun bulunduğunu hatırlatarak sözlerini noktalıyor.