Temmuz 2019 tarihli ve Weingarten imzalı mektupta, hukuk şirketinin Jeffrey Epstein’i temsil ettiği açık şekilde ifade ediliyor. Yazışmalarda, Epstein’e ait belge ve kayıtların korunması ve ibraz edilmesi talep edilirken, hükümetin bu talebe uyup uymayacağının yazılı olarak bildirilmesi isteniyor.

Mektubun sonunda ise dikkat çekici bir ifade yer alıyor: Epstein’in gerekmesi hâlinde yargı müdahalesine başvurabileceği, dava sürecine göre ek bilgi ve belgelerin talep edileceği vurgulanıyor.

DOSYALARDAKİ İSİM TÜRKİYE’DE DE YAKINDAN TANINIYOR

Belgelerde öne çıkan Weingarten ismi, Türkiye açısından ayrı bir önem taşıyor. Weingarten’ın, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in ABD’deki avukatı olduğu biliniyor. Weingarten, geçmişte yaptığı açıklamalarda Gülen’in 15 Temmuz darbe girişimiyle bağlantılı olduğu iddialarını reddetmiş, müvekkilinin güvenliği konusunda ABD’li yetkililerle temas kurulabileceğini ifade etmişti.

Bu durum, Epstein dosyalarında yer alan hukuk bağlantılarının yalnızca ABD iç siyasetiyle sınırlı olmadığını, uluslararası boyut taşıdığını da gözler önüne seriyor.

Jeffrey Epstein, 18 yaş altındaki çok sayıda kız çocuğuna yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurmak suçlamasıyla tutuklu bulunduğu New York’taki hapishanede 10 Ağustos 2019’da ölü bulunmuştu. Dosyalarda, Prens Andrew’dan Donald Trump’a, Bill Clinton’dan Ehud Barak’a kadar birçok tanınmış ismin adı geçmişti.

FBI ve ABD Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalarda ise Epstein’in bir “müşteri listesi” tuttuğuna dair kanıt bulunamadığı, ölümünün intihar olduğu sonucuna varıldığı belirtilmişti.

Kaynak: Kanal 6 Haber