Cinsel suçlardan hüküm giyen Jeffrey Epstein’a ait milyonlarca sayfalık döküman arasından, 2011 Suriye iç savaşına dair en mahrem diplomatik yazışmalar sızdı. Middle East Eye tarafından duyurulan gelişmeye göre; 16 Ağustos 2011 tarihli, dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon arasındaki "çok gizli" telefon görüşmesinin tutanakları Epstein’ın eline geçti. Finansçının bu stratejik belgeye nasıl ulaştığı ise henüz gizemini koruyor.

ESAD’A SON İHTAR: YA REFORM YA KADDAFİ SONU
Belgelere göre Davutoğlu, Ban Ki-moon’a Şam ile yürütülen başarısız diplomasi trafiğinin perde arkasını anlattı. Esad’ın Ocak ve Nisan aylarında reform sözü verip hiçbir adım atmadığını belirten Davutoğlu, Şam’daki 6 saatlik kritik zirvenin detaylarını paylaştı. Tutanaklarda Davutoğlu’nun Esad’a, "Halkına tank süren bir lidere kimse inanmaz" dediği ve önünde iki yol olduğunu söylediği görülüyor: "Ya derhal reform takvimini uygula ya da Saddam ve Kaddafi gibi uluslararası toplumdan izole edilerek devrilmeye hazır ol."
![]()
"TANKLARI ÇEK VE İKTİDARI BIRAKMAYA HAZIRLAN"
Tutanaklar, Türkiye’nin o dönemde sunduğu yol haritasını tüm çıplaklığıyla sergiliyor. Davutoğlu’nun Esad’a; ordunun Hama’dan çekilmesi, uluslararası medyaya kapıların açılması ve yeni bir anayasa için seçim düzenlenmesi gerektiğini ilettiği kayıtlara geçti. Ancak belgedeki en can alıcı nokta, Türkiye’nin Esad’a açıkça "iktidarı bırakmaya hazır olması gerektiğini" tebliğ etmesi oldu. Belge, "Eğer Esad bu yolu seçmezse Türkiye artık sessiz kalmayacaktır" notuyla sona eriyor.

EPSTEIN’IN SURİYE MERAKI: "E-POSTA İÇİN UYGUN DEĞİL"
Dosyalardaki yazışmalar, Epstein’ın Suriye ve Esad yönetimiyle olan karanlık ilgisinin 2015 yılına kadar sürdüğünü kanıtlıyor. Japon girişimci Joi Ito’nun, Suriye’de tutuklu bir arkadaşı için yardım istediği e-postaya Epstein’ın verdiği, "Bu konu e-posta üzerinden konuşmak için uygun değil" yanıtı, finansçının bölgedeki nüfuz ağının derinliğini işaret ediyor.
When asked if he has influence over Syrian President Assad, Epstein replied:
— Sulaiman Ahmed (@ShaykhSulaiman) February 2, 2026
“not for email” pic.twitter.com/kkpWI16N2G
MAVİ MARMARA PAZARLIĞI VE AKDENİZ’DE DONANMA RESTİ
"Çok gizli" BM belgesinin diğer yarısında ise Türkiye-İsrail ilişkilerindeki kriz yer alıyor. Davutoğlu’nun Mavi Marmara baskını sonrası İsrail’den tam özür, tazminat ve Gazze ablukasının esnetilmesini talep ettiği görülüyor. Belgeye göre Türkiye, İsrail’in bu şartları reddetmesi durumunda şu ağır yaptırımları masaya koydu: Büyükelçiliğin kapatılması, ablukayı Lahey’e taşımak ve "denizin onlara ait olmadığını göstermek için" Türk Donanması’nı Akdeniz’e indirmek.





