Slovak basınında yer alan haberlere göre, kamuoyuyla paylaşılan yeni Epstein belgelerinde Slovakya Başbakanı Robert Fico'nun Dışişleri ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Lajcak'ın da adı geçiyor.
Lajcak'ın, Epstein ile yazışmalarının sık sık kişisel nitelik içerdiği ve bu görüşmelerde "kadınlar ve jeopolitik meseleler" dahil birçok konuda sohbet ettikleri görülüyor.
Epstein'ın, dönemin Slovakya Dışişleri Bakanı olan Lajcak'ı evine de davet ettiği ifade ediliyor.
Yazışmalarda ikilinin, Slovakya seçimlerinden de sık sık bahsettiği kaydediliyor.
Lajcak, "360.sk" haber sitesine yaptığı açıklamada, Başbakan Fico ile ABD Başkanı Donald Trump'ın eski danışmanı Steve Bannon arasında bir görüşme ayarlamadığını ve "kadınların" hiçbir zaman sohbetin bir parçası olmadığını savunarak, iddiaları reddetti.
BAŞBAKAN İSTİFAYI KABUL ETTİ
Slovakya Haber Ajansı'na (TASR) göre, Slovakya muhalefet partileri, yeni Epstein belgelerinde adı geçmesi üzerine Lajcak'ın istifasını isteyen ortak bir açıklama yaptı.
Bunun üzerine Lajcak, istifa mektubunu Başbakan Fico'ya sundu. Fico da bu istifayı onayladığını açıkladı.
Fico, yaptığı açıklamada, Lajcak'ın istifa ederek önemli bir diplomat olduğunu kanıtladığını söyledi.
Başbakan Fico, Lajcak'ın istifasıyla Slovakya'nın diplomasi ve dış politika alanında bir deneyim kaynağını kaybettiğini ifade etti.
JEFFREY EPSTEİN OLAYI
En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, tutuklu olduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019'da ölü bulunmuştu.
Açıklanan Epstein dava dosyalarında ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı.
ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) da ABD Adalet Bakanlığı ile yaptığı inceleme sonucunda, ünlü isimlerden oluşan "müşteri listesi"nin tutulduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığını, aralarında hükümet yetkilileri, ünlüler ve iş insanlarının da bulunduğu kişilerin suçuna ortak olduğu gerekçesiyle örtbas amacıyla öldürüldüğü öne sürülen Epstein'ın ise aslında hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığını açıklamıştı.



