Kolombiya'nın eski uyuşturucu baronu Pablo Escobar'ın yıllar önce Afrika'dan getirttiği su aygırları, ülke için büyük bir çevresel tehdide dönüştü. Başlangıçta sadece 4 tane olan su aygırlarının sayısı kontrolden çıkarak adeta istilacı bir orduya dönüştü. Kolombiya hükümeti, bu devasa sorunu çözmek için tartışmalı ve maliyetli yöntemleri tartışıyor.
4 SU AYGIRI İSTİLACI BİR ORDUYA DÖNÜŞTÜ
Pablo Escobar'ın kendi keyfi için evinin bahçesine kurduğu özel hayvanat bahçesine getirtilen 4 su aygırı, yıllar içinde hızla çoğalarak sayısını 200'e yaklaştırdı. Kolombiya Çevre ve Sürdürülebilirlik Bakanı Irene Velez Torres, bu durumun kontrol altına alınmaması halinde 2030 yılına kadar ekosistemi etkileyen su aygırı sayısının en az 500'e ulaşacağını öngördüklerini belirtti.
DOĞAL ORTAM VE GEN HAVUZU ENGELİ
Su aygırlarının Kolombiya'daki ekosisteme zarar vermesinin yanı sıra, çözümsüzlüğün önündeki en büyük engellerden biri de sınırlı gen havuzu. Bu durum, pek çok ülkenin bu hayvanları kabul etmesini reddetmesine neden oluyor. Ayrıca, su aygırlarının Afrika'daki doğal yaşam alanlarına geri gönderilmeleri de artık mümkün görünmüyor.
KISIRLAŞTIRMA PROGRAMI VE ARTAN MALİYETLER
Kolombiya hükümeti daha önce su aygırlarının nüfusunu kontrol altına almak için bir kısırlaştırma programı başlatmıştı. Ancak bu programın maliyeti oldukça yüksek. Her bir hayvanın kısırlaştırılması işleminin yaklaşık 450 bin liraya mal olduğu belirtiliyor.
YENİ SEÇENEK: ÖTENAZİ VE YÜKSEK MALİYETİ
Kısırlaştırma programının yetersiz kalması ve artan tehdit, Kolombiya hükümetini daha radikal bir çözüme yöneltti: Ötenazi. Ancak bu seçeneğin de hem etik hem de mali boyutları tartışılıyor. Her bir su aygırının uyutulması işleminin yaklaşık 630 bin liraya mal olacağı hesaplanıyor. İlk etapta ise 80 su aygırının uyutulması planlanıyor. Escobar'ın bıraktığı bu canlı miras, Kolombiya için hem ekolojik hem de ekonomik bir yük olmaya devam ediyor.







