Amerikan Merkez Bankası (Fed), ülke ekonomisindeki mevcut duruma ışık tutan ve 12 bölge şubesinden gelen verilerle hazırlanan Bej Kitap raporunun mart sayısını kamuoyuyla paylaştı. Raporun detayları, ABD ekonomisinin genelinde tek bir tablodan ziyade, bölgelere göre değişen heterojen bir yapının hakim olduğunu gösterdi. İncelenen dönemde yedi bölgede ekonomik faaliyetlerin hafif ila ılımlı düzeyde artış kaydettiği görülürken, beş bölgede ise ekonomik aktivitelerin durağanlaştığı veya gerileme sürecine girdiği tespit edildi.
TÜKETİCİ HARCAMALARINDA HASSASİYET VE BASKI ARTIYOR
Raporun en dikkat çekici noktalarından birini, tüketicilerin harcama alışkanlıklarındaki değişim oluşturdu. Birçok bölgede ekonomik belirsizliklerin artması ve fiyatlara karşı duyarlılığın yükselmesi, perakende sektörünü baskı altına aldı. Özellikle düşük gelirli tüketicilerin bütçelerini kısıtlaması satışlarda belirgin bir yavaşlamaya neden olurken, kış fırtınalarının yaşandığı bölgelerde mağaza trafiğinin ciddi oranda düştüğü gözlemlendi. Ayrıca bir bölgede, göçmenlik denetim faaliyetlerinin kentsel alanlardaki müşteri talebi üzerinde olumsuz bir etki yarattığı bilgisi kayıtlara geçti.
İMALAT SEKTÖRÜNDE VERİ MERKEZİ VE ENERJİ DOPİNGİ
Tüketim tarafındaki durgunluğa karşın imalat sanayinde toparlanma emareleri güçlendi. Sekiz bölge imalat sektöründe büyüme bildirirken, sadece iki bölgede daralma yaşandı. Sektör temsilcileri yeni siparişlerdeki artıştan memnuniyet duyarken, özellikle veri merkezleri ve buna bağlı enerji altyapı projelerinden gelen güçlü talebin üretimi desteklediği vurgulandı. Öte yandan, otomobil satışları birçok bölgede zayıf seyretmeye devam ederek genel imalat başarısından negatif yönde ayrıştı.
FED'İN FAİZ PATİKASINDA BELİRSİZLİK SÜRÜYOR
Fed yetkilileri, 2025 yılı boyunca gerçekleştirdikleri üç faiz indiriminin ardından, Ocak ayında enflasyonun hedefin üzerinde seyretmesi ve iş gücü piyasasındaki dayanıklılığı gerekçe göstererek bekle-gör politikasına geçti. Son yayımlanan toplantı tutanakları, bazı yetkililerin enflasyonun düşmemesi halinde faiz artışını bile masada tuttuğunu, bazılarının ise mevcut seviyelerin korunması gerektiğini savunduğunu ortaya koyuyor. Piyasalardaki genel beklenti ise Fed'in bu yıl içinde toplamda 50 baz puanlık bir gevşeme yaparak iki kez faiz indirimine gitmesi yönünde ağırlık kazanıyor.
KRİTİK VERİLER VE JEOPOLİTİK RİSKLER TAKİPTE
Piyasalar şimdi gözünü cuma günü açıklanacak olan şubat ayı istihdam raporuna ve önümüzdeki hafta gelecek yeni enflasyon verilerine çevirdi. Fed politika yapıcılarının 17-18 Mart tarihlerinde Washington’da yapacağı toplantı, faiz kararının netleşmesi açısından kritik önem taşıyor. Öte yandan mart ayı Bej Kitap raporunun, ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası Orta Doğu’da tırmanan gerilimden ve petrol fiyatlarındaki sıçramadan önceki verileri (23 Şubat’a kadar) kapsadığı, bu nedenle jeopolitik risklerin bir sonraki raporda daha belirgin hale gelebileceği değerlendiriliyor.