EKONOMİ

Faizde yüzde 30 seviyesi bekleniyor! Bankacılık sektöründen yıl sonu tahmini geldi

2026 yılı için yüzde 25 enflasyon ve kademeli faiz indirimi öngören finans dünyası, ekonomideki normalleşme süreciyle birlikte bankacılık sektöründe reel büyüme ve marj artışı bekliyor.

Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, bankacılık sektörünün ve Türkiye ekonomisinin 2026 yılına ilişkin yol haritasını paylaştı. "Bankacılık Söyleşileri" kapsamında değerlendirmelerde bulunan Akten, yeni yıl stratejilerini dezenflasyon süreci, ılımlı büyüme ve sermaye akımlarının sürekliliği üzerine inşa ettiklerini belirtti. Küresel ölçekte belirsizliklerin ve oynaklığın arttığı bir dönemden geçildiğini vurgulayan Akten, özellikle ABD’deki ticaret politikaları ve jeopolitik risklerin yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti.

KÜRESEL RİSKLER VE TÜRKİYE’NİN STRATEJİK KONUMU

Dünya genelinde kutuplaşmanın hızlandığı ve savunma harcamalarının arttığı bir konjonktürde, Donald Trump yönetiminin izleyebileceği politikaların küresel ticaret akımları üzerinde belirleyici olacağını söyleyen Mahmut Akten, her kırılmanın beraberinde yeni fırsatlar getirdiğine dikkat çekti. Tedarik zincirlerinin kısalması ve çeşitlenmesi sürecinde Türkiye’nin jeopolitik konumunun kritik bir hal aldığını belirten Akten, Avrupa’nın artan altyapı ve savunma yatırımları sayesinde Türkiye’nin stratejik bir üretim ve tedarik merkezi olma potansiyelinin güçlendiğini dile getirdi. Akten, ekonomi yönetiminin izlediği kararlı politikalar sayesinde Türkiye’nin gelişmekte olan ülkeler arasında pozitif ayrışabileceğini vurguladı.

ENFLASYON BEKLENTİSİ VE FAİZ İNDİRİMİ ÖNGÖRÜLERİ

Ekonomideki baz senaryolarını dezenflasyonun devamı üzerine kurduklarını açıklayan Akten, 2026 yıl sonu enflasyon tahminlerinin yüzde 25 olduğunu paylaştı. Enflasyonda elde edilecek kazanımlara paralel olarak Merkez Bankası’nın yıl boyunca kademeli faiz indirimlerini sürdürebileceğini öngören Akten, politika faizinin yıl sonunda yüzde 30’lu seviyelere gerileyebileceğini ifade etti. Faiz indirim döngüsünün başlamasıyla birlikte sektördeki marjların iyileşmeye başladığını ve TL kredilerde reel büyüme sinyalleri aldıklarını belirten Genel Müdür, kredi büyüme sınırlarına rağmen sektörün rekabetçi yapısını koruduğunu ekledi.

BANKACILIK SEKTÖRÜNDE REEL BÜYÜME VE AKTİF KALİTESİ

Sıkı finansal koşullara rağmen 2025 yılında TL kredilerde yaşanan yüzde 42’lik artışın enflasyonun üzerinde gerçekleştiğini hatırlatan Akten, 2026 yılında da TL kredilerde yüzde 30 seviyesinde bir reel büyüme beklediklerini söyledi. Makro ihtiyati tedbirlerin ve regülasyonların talep kontrolü ve dolarizasyonun önlenmesi adına bir süre daha devam etmesini beklediklerini kaydeden Akten, aktif kalitesindeki normalleşme eğiliminin sürdüğünü belirtti. Sektördeki sorunlu alacak oranının yüzde 2,8’e yükselmesine rağmen bu seviyenin halen tarihsel ortalamaların altında olduğunu vurgulayan Akten, faizlerdeki gerilemenin sermaye getirilerine pozitif yansıyacağını dile getirdi.

SERMAYE AKIMLARINDA TÜRKİYE’YE YÖNELİK TEMKİNLİ İYİMSERLİK

Uluslararası yatırımcıların Türk bankacılık sektörüne bakışını "temkinli iyimserlik" olarak tanımlayan Mahmut Akten, Türkiye’nin risk priminin 2018’den bu yana en düşük seviyelere gerilemesinin güveni tazelediğini ifade etti. ABD tahvil faizlerine kıyasla Türkiye’nin sunduğu destekleyici faiz farkının sermaye girişlerini teşvik edeceğini söyleyen Akten, Garanti BBVA’nın son iki yılda gerçekleştirdiği 2,45 milyar dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracıyla bu alanda öncü bir rol üstlendiğini hatırlattı. Bankanın güçlü sermaye yapısı ve bilanço dayanıklılığı ile küresel piyasalardaki dalgalanmalara karşı hazırlıklı olduğunu belirtti.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE DİJİTAL DÖNÜŞÜMDE DEV HEDEFLER

Sürdürülebilir finansmanı bir iş modeli olarak benimsediklerini ifade eden Akten, 2025 yılı için belirlenen 400 milyar liralık taahhüdün aşılarak Ocak 2026 itibarıyla 1 trilyon liralık finansman hacmine ulaşıldığını açıkladı. Bankanın yeni hedefinin 2029 yılına kadar 3,5 trilyon lira sürdürülebilir finansman sağlamak olduğunu belirten Akten, dijitalleşme tarafındaki başarılarına da değindi. Dijital müşteri sayısının 18 milyonu aştığını ve yapay zekayı müşteri ilişkilerini dönüştüren stratejik bir yetkinlik olarak konumlandırdıklarını söyleyen Akten, teknolojiyi verimliliğin ötesinde bir rekabet avantajı olarak gördüklerini ifade ederek sözlerini tamamladı.