Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, şarkıcı Gülben Ergen'i sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar nedeniyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan yürütülen soruşturma kapsamında ifadeye çağırdı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, Ergen hakkında paylaşımlarıyla "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçunu işlediği iddiasıyla işlem başlatıldığı belirtildi.
Açıklamada, Ergen'in yarın şüpheli olarak ifadesine başvurulacağı kaydedildi.
FATMANUR ÇELİK VE KIZI HAKKINDA PAYLAŞIM YAPMIŞTI!
Fatmanur Çelik ile kızı Hifa İkra Şengüler, 3 Mart'ta İstanbul'un Zeytinburnu ilçesine bağlı Kazlıçeşme sahilinde ölü bulunmuştu.
Çelik, eski eşi Ayhan Şengüler'in kızını üç yaşından beri istismar ettiği iddiasıyla bir yıl önce dava açmıştı. Şengüler'in ilgili davada tutuksuz yargılanmasına yönelik tepkiler büyümüştü.
Gülben Ergen de yaptığı paylaşımlarla karara tepki gösteren isimler arasında yer almıştı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın şikayeti üzerine Ergen ifadeye çağrıldı.
ÇELİK'İN MAYIS AYINDA İSTİSMAR DAVASI VARDI
30 yaşındaki Fatmanur Çelik'in daha önce istismara uğradığı ve şikayeti üzerine açılan davada karar duruşmasının mayıs ayında görüleceği öğrenilmişti.
Kadın daha önce yaptığı röportajlarda kendisinin öldürülüp, intihar izlenimi verilebileceğini iddia etmişti. Çelik, bir vakıf yöneticisi tarafından istismara uğradığını ileri sürüyordu ve bir süredir hukuk mücadelesi veriyordu. Çelik'in avukatı Buse Naz Güneş, ölümün intihar olmadığını savunarak hukuk mücadelesinin süreceğini açıklamıştı.
AİLE BAKANLIĞI AÇIKLAMA YAPMIŞTI
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada da ölen kız hakkında sağlık durumunun risk altında olması nedeniyle koruma kararı olduğu, 2 Mart'ta adreslerinde bulunamadıklarından konunun adli makamlara bildirildiği belirtilmişti.
Bakanlık açıklamasında, "Bazı medya organları ve sivil toplum kuruluşlarının süreci çarpıtarak, Bakanlığımızın anne ve çocuğu korumaya yönelik girişimlerini 'anne ile çocuğu ayırma çabası' şeklinde yansıtması sorumsuz ve gerçek dışıdır." denilmişti.
Öz babasının istismarına uğradığı iddia edilen çocuk hakkında İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesi'nin kararıyla Sağlık ve Danışmanlık Tedbiri uygulandığı belirtilen açıklamada, çocuğun sağlık kontrollerinin düzenli yapılmadığının anlaşılması üzerine, tedavi sürecinin aksamaması için gerekli çalışmalar yürütüldüğü ancak bu süreçte annenin reddedici tutumları sebebiyle yönlendirmelere olumlu yanıt alınamadığı aktarılmıştı.
Çocuğun 13 Şubat'ta özel bir vakıf hastanesine yatırıldığı bilgisinin alındığı ve tedavi sürecinin takip edildiği kaydedilen açıklamada, şunlar ifade edilmişti:
-Sağlık kurulu raporunda çocuğun yatılı psikiyatrik tedavisinin gerekli olabileceği belirtilmiştir. Buna rağmen annenin önerilen tedavi ve sevkleri kabul etmediği uzmanlarca bildirilmiştir.
-Çocuğun sağlık durumunun risk altında olması nedeniyle 2 Mart tarihinde acil koruma kararı çıkartılmış ve konu adli makamlara intikal ettirilmiştir. Aynı gün adrese gidilmiş ancak kimseye ulaşılamamıştır. Akşam saatlerinde gelen ihbar üzerine anne ve çocuğun hayatını kaybettiği bilgisi alınmıştır.
-Yaşanan elim olay hepimizi derinden üzmüştür. Konu adli makamlarca soruşturulmaktadır. Öte yandan süreç boyunca, bazı medya organları ve sivil toplum kuruluşlarının süreci çarpıtarak, Bakanlığımızın anne ve çocuğu korumaya yönelik girişimlerini 'anne ile çocuğu ayırma çabası' şeklinde yansıtması sorumsuz ve gerçek dışıdır.
-Çocuğun üstün yararı doğrultusunda atılan adımların kamuoyu nezdinde farklı bir algı oluşturacak şekilde sunulması kabul edilemez. Bu üzücü olay vesilesiyle bir kez daha tüm medya mensuplarını ve STK'ları bu tür konularda yetkililerin yönlendirmesi doğrultusunda hassas ve titiz davranmaya davet ediyoruz.