Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türk bankacılık sektörüne ilişkin yayımladığı son "Türk Bankaları Monitörü" raporunda dikkat çekici tespitlerde bulundu. Kuruluş, 2025 yılının son çeyreğinde bankaların faaliyet karlılığında net faiz marjlarındaki iyileşmeye paralel olarak belirgin bir artış yaşandığını kaydetti. Ancak bu olumlu tabloya rağmen, varlık kalitesindeki bozulma ve yüksek seyreden enflasyonun operasyonel maliyetler ile karşılık giderleri üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiği vurgulandı.
NET FAİZ MARJLARINDA BELİRGİN İYİLEŞME
Rapora göre, sektörün fonlama maliyetlerindeki düşüş karlılığı destekleyen ana unsur oldu. Swap maliyetlerinden arındırılmış ortalama net faiz marjı, 2025’in üçüncü çeyreğindeki yüzde 5,4 seviyesinden dördüncü çeyrekte yüzde 6,8’e ulaştı. Kredi getirilerinin yatay seyrettiği bu dönemde, maliyet tarafındaki rahatlama sayesinde incelenen 13 bankanın ortalama faaliyet karının risk ağırlıklı varlıklara oranı yüzde 4,1’den yüzde 5,1’e yükseldi. Fitch, bu genişleme eğiliminin 2026 yılında da sürmesini öngörüyor ancak bu beklentinin İran savaşı kaynaklı olası jeopolitik sarsıntılar ve para politikasının izleyeceği rotaya bağlı olduğunun altını çiziyor.
KREDİ BÜYÜMESİ VE VARLIK KALİTESİNDEKİ ZAYIFLAMA
Bankaların kredi hacminde de hareketlilik gözlenirken, kur etkisinden arındırılmış brüt kredi büyümesi dördüncü çeyrekte yüzde 7,9 seviyesine çıktı. Bu büyümenin lokomotifi ise Türk lirası cinsi bireysel krediler oldu. Ne var ki, yüksek faiz ortamı ve yavaşlayan ekonomik büyüme varlık kalitesini olumsuz etkilemeye başladı. Sektörün ortalama tahsili gecikmiş alacak (TGA) oranı yüzde 3,1’e yükselirken, özellikle bireysel ve KOBİ segmentlerinde sorunlu kredi girişlerinin artış eğilimini koruduğu ifade edildi. Yıllıklandırılmış sorunlu kredi oluşum oranı ise yüzde 2,5 ile yüksek seviyelerini sürdürdü.
SERMAYE YETERLİLİĞİ VE DÜZENLEYİCİ DEĞİŞİKLİKLER
Finansal yapı tarafında, yüksek TL faizleri ve kurdaki istikrar sayesinde yabancı para mevduatların payı yüzde 35 seviyesinde dengelenmiş görünüyor. Bankaların ortalama çekirdek sermaye yeterlilik oranı, mevcut düzenleyici esnekliklerin katkısıyla yüzde 14,1’e yükselmiş durumda. Ancak Fitch, sektör için kritik bir uyarıda bulunarak 1 Ocak 2026 itibarıyla bu esnekliklerin sona ereceğini hatırlattı. Düzenleyici muafiyetlerin kaldırılmasıyla birlikte, bankaların raporlanan sermaye yeterlilik oranlarında ortalama 170 ile 200 baz puanlık bir düşüş yaşanması bekleniyor.





