KÜLTÜR SANAT

Samsun'da "Singin'in the Rain" müzikali heyecanı

Samsun Devlet Opera ve Balesinde (SAMDOB) "siyah giyen adamlar" olarak bilinen teknik ekip, "Singin' in the Rain" (Yağmurda Şarkı Söylüyorum) müzikalinin sahneye taşınması için büyük uğraş gösteriyor. Sahne çalışmalarının tam gaz sürdüğü müzikal kapalı gişe sahneleniyor.

"BİRÇOK RİSKİ, BİRÇOK TEHLİKESİ VARDI" SAMDOB Sanat Teknik Müdürü Talip Ata, "Singin' in the Rain" müzikalinin kendileri için ayrı bir yer ifade ettiğini söyledi. Sahnede yağmur yağma görüntüsü oluşturmak için çok plan yürüttüklerini aktaran Ata, "Birçok riski, birçok tehlikesi vardı. Zaman zaman tehlikeleri öngörerek vazgeçtik. 'Acaba projeksiyondan bir yağmur görüntüsü vererek taklit mi etsek?' diye de düşünmedik değil ama eserin ismi, 'Yağmurda Şarkı Söylüyorum' olunca bunu çok büyük heyecanla, bir şekilde sanatseverlere izletmemiz gerektiğini düşündük." dedi. Sahnede suyun çok istenmeyen bir şey olduğunu vurgulayan Ata, elektrik kaçağı, sanatçıların ayağının kayması ve aydınlatma ekipmanlarına su gelmesi durumunda büyük kamu zararı oluşacağından bunu önlemek için yoğun çalışma yürüttüklerini kaydetti.

"TÜRKİYE'DE İLK YAPMIŞ OLMANIN GURURUNU YAŞIYORUZ" Dekoratör Tayfun Çebi ve SAMDOB Teknik Müdürü Süleyman Taşcıoğlu ile suyu tahliye etmek ve oyuncuların sağlığı gibi birçok şeye dikkat ettiklerini belirten Ata, "Geceleri gerçekten uyuyamadım, 'Bir sorun olursa ne yaparız?' diye. Çok büyük sorumluluktu bizim için ama başardık. Sağ olsun, teknik ekibimiz büyük özveri gösterdi. Türkiye'de ilk yapmış olmanın gururunu yaşıyoruz." ifadesini kullandı.

"YORGUNLUĞUMUZU SEYİRCİLERİMİZ SAYESİNDE ATIYORUZ" Teknik ekibin "siyah giyen adamlar" olarak bilindiğini dile getiren Ata, şunları kaydetti: "Siyah giymek zorundayız. Çünkü sahnedeki hızlı değişim bizim için çok önemli. Sanatseverlerimizin görmeyeceği şekilde değişimleri yapmak zorundayız. Rejisörün bize vermiş olduğu süre 2 dakikaysa, o 2 dakika içinde bütün tablonun değişmesi gerekmekte. Bu oyunun hazırlığı ise yaklaşık iki, iki buçuk gün sürmekte. Normalde bir opera eserini bir günde kurabiliyoruz ama bu çok farklı bir eser. Hem sofit sisteminde kullandığımız panolar hem de zemindeki havuz sistemi oluşturma işi hem riskli hem de ağır ekipmanlardan oluştuğu için çok dikkat ve titizlikle yapıyoruz. Biraz daha uzun zaman alıyor kurması, sökmesi. Arkadaşlarımız gerçekten çok büyük emek harcıyor beden gücü, beyin gücü olsun ama temsillerimizin kapalı gişe olması bizi fazlasıyla gururlandırıyor, onurlandırıyor. Bütün yorgunluğumuzu seyircilerimiz sayesinde atıyoruz." Ata, eseri Genel Müdürlüklerinin izniyle başka illerde de sahneleyeceklerine işaret ederek, "Eylül ayında Ankara Devlet Opera ve Balesinde sahnelemeyi planlıyoruz. Oradaki sanatseverlerimize de buradan müjdemizi verelim." diye konuştu.

"SAHNEDE YAĞMUR EFEKTİ OLARAK GERÇEK SU KULLANILAN İLK ESER BU" Süleyman Taşcıoğlu ise sahnede yağmur görüntüsü oluşturma sürecine ilişkin şu bilgileri verdi: "İki tankımız var. Suyu, tanklardan bir tanesi pompa vasıtasıyla yukarıya gönderiyor, yağmur efekti oluşuyor. Zemine yaptığımız izolasyon ile ahşap zemini hiç ıslatmadan suyu topluyoruz, diğer tanka alıyoruz. Ben çok emindim, kafamda sistem çalışıyordu, o yüzden içim rahattı. Gerekli önlemleri alıp çalışır hale soktuk. 6 operamızda sahnede yağmur efekti olarak gerçek su kullanılan ilk eser bu oldu. Umarım Türkiye'nin tamamına da izletebiliriz. Çok güzel bir eser oldu."