Avrupa’nın "doğum şampiyonu" olarak bilinen Fransa, tarihinin en kritik demografik dönemeçlerinden birine girdi. Ulusal İstatistik Enstitüsü (Insee) tarafından açıklanan 2025 verilerine göre, ülkede hayatını kaybedenlerin sayısı, doğan bebek sayısını geride bıraktı.
Uzun süredir komşularına kıyasla sahip olduğu nüfus avantajını kaybeden Fransa, artık kıtayı sarsan yaşlanma kriziyle yüz yüze.

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI'NDAN BU YANA EN DÜŞÜK SEVİYE
Veriler, 2025 yılında Fransa genelinde 651 bin ölüm gerçekleşirken, doğum sayısının 645 binde kaldığını ortaya koydu. Kadın başına düşen doğurganlık oranı ise 1,56’ya gerileyerek Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden bu yana görülen en düşük seviyeye indi. Insee uzmanı Sylvie Le Minez, bu düşüşün son 15 yılda %24’e ulaştığını belirterek, "2010’dan beri doğumlar her yıl aralıksız azalıyor" uyarısında bulundu.

EKONOMİK KAYGILAR VE GELECEK KORKUSU DOĞUMLARI DURDURDU
Yapılan kamuoyu araştırmaları, Fransız halkının çocuk sahibi olmaktan neden uzaklaştığını net bir şekilde gösteriyor. 30 bin kişinin katıldığı ankette;
-
%28’i çocuk bakım maliyetlerini,
-
%18’i toplumun ve dünyanın geleceğine dair endişelerini,
-
%15’i ise iş-özel hayat dengesini kuramamasını temel neden olarak gösterdi.
YAŞLI NÜFUS İLE GENÇ NÜFUS EŞİTLENDİ
Fransa'da ortalama yaşam süresi kadınlarda 85,9, erkeklerde ise 80,3 yıl ile rekor kırarken, bu durum madalyonun diğer yüzünü, yani nüfusun hızla yaşlandığını gösteriyor. Bugün ülkede 65 yaş ve üzeri kişilerin oranı %22’ye yükselerek, 20 yaş altı nüfusla aynı seviyeye geldi. Bu tablo, emeklilik sisteminden yaşlı bakım maliyetlerine kadar birçok alanda büyük bir ekonomik yükün habercisi olarak yorumlanıyor.

NÜFUSU GÖÇMENLER AYAKTA TUTUYOR
Ülke nüfusu, doğal artışın eksiye düşmesine rağmen yaklaşık 176 bin kişilik net göç sayesinde hafif bir artışla 69,1 milyona ulaştı. Eurostat tahminlerine göre, göç desteği olmasaydı Fransa nüfusu 2100 yılına kadar 59 milyona kadar gerileyebilirdi. Ancak aşırı sağın yükselişiyle güçlenen göçmen karşıtı politikaların, bu demografik açığı daha da derinleştirebileceğinden endişe ediliyor.




